Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kalay

kalay

/kaˈɫaj/
noun
TR → EN
"kalay" kelimesinin İngilizcesi: tin. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltin

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kalayı
Yönelme (-e)kalaya
Bulunma (-de)kalayda
Çıkma (-den)kalaydan
Tamlayan (-in)kalayın
Çoğul (-ler)kalaylar

Tanım

•isim, kimya: Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn)
•Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası
•mecaz: Aldatıcı görünüş
•argo: küfür

Atasözü & Deyim

“Kalaylı bakır küflenmez”

Diğer Dillerde

baking tin / pan / piedish; cakepan
çekim: çoğul Backformen · tamlayan Backformen
köken: From backen + Form.
Lasst mich hier bleiben. — Bırakın burada kalayım.
Fransızcaétain, Étain (eril) /e.tɛ̃/
pewter, item made of pewter
çekim: çoğul étains
eş: Sn, ♃
köken: Inherited from Middle French estain, from Old French estain, from Latin stannum, stagnum, of Celtic origin, from Proto-Celtic *stagnom.
aile: étamer
Laissez-moi plutôt rester ici. — Bırakın burada kalayım.
İspanyolcaenlatar, estañar, estaño, lata /enlaˈtaɾ/
to can (to seal in a can)
çekim: geçmiş enlaté · ortaç enlatado · şimdiki enlata
köken: From en- + lata (“can”) + -ar.
Dejen quedarme aquí. — Bırakın burada kalayım.
İtalyancabarattolo, di stagno, gamella, lattina, stagno, teglia (eril) /baˈrat.to.lo/
pot, jar · can, tin
çekim: çoğul barattoli
köken: Unknown. Possibly from French baratte (“churn”).
aile: barattolino
Fatemi stare qui. — Bırakın burada kalayım.
Rusçaобманчивая внешность, видимость, олово, полуда
обманчивая внешность, видимость
Можно, я останусь здесь?! — Bırakın burada kalayım.
Arapçaتنكة, صفيح, صَفِيحَة, علبة, قزدير, قَصْدير (eril) /sˤa.fiːħ/
thin plate, sheet, lamina
çekim: çoğul صَفَائِح · tamlayan صَفِيحٍ
لاتيني لـ — Kalay için Latince 'stannum'
Farsçaارزیز, پیت, حلب, قلع, قوطی /ʔar.ˈziːz/
köken: From Middle Persian ʾlcyc (arzīz, “tin, lead”) (Manichaean Middle Persian ʾrzyz). Akin to Middle Armenian արճիճ (arčič, “lead”), an Iranian borrowing. Perhaps ultimately from Proto-Iranian *arjata- (“silver”), from Proto-Indo-European *h₂erǵ-. Cognate with Avestan 𐬆𐬭𐬆𐬰𐬀𐬙𐬀 (ər^əzata) and Sanskrit रजत (rajatá, “silver”).
Azericeqalay /ɡɑˈɫɑj/
çekim: çoğul qalaylar · tamlayan qalayın
köken: From Arabic قَلَعِيّ (qalaʕiyy).
aile: qalayçılıq, qalayçı, qalaylamaq
Kazakçaқалайы
Özbekçeкалай
Tatarcaаккургаш
Felemenkçeeen bedrieglijk uiterlijk, nep van uiterlijk, tin, tinlaag, vloek, verwensing, gevloek, gescheld (nötr) /tɪn/
tin (metal, metallic element)
köken: From Middle Dutch tin, ten, from Old Dutch *tin, from Proto-Germanic *tiną.
aile: soldeertin, tinnen
Laat mij hier blijven. — Bırakın burada kalayım.
Portekizceestanho (eril) /isˈtɐ̃.ɲu/
tin (chemical element)
çekim: çoğul estanhos
köken: From Old Galician-Portuguese estanno, from Latin stannum, stagnum, of Celtic origin.
Do latim 'stannum' para estanho — Kalay için Latince 'stannum'
επαλείφω με ένα στρώμα κασσίτερου για προστασία
Ας με άφηναν να μείνω εκεί. — Bırakın burada kalayım.
Japoncaスズ, 罐詰
元素の一つ錫の学術的表記。詳細はすずを参照。
ラテン語でスズは stannum — Kalay için Latince 'stannum'
Çince罐頭 /罐头, 錫 /锡
侍者名為寂滅。 — Kalaycı bir aşiret adıdır.
Korece주석 /t͡ɕusʰʌ̹k̚/
tin (element)
köken: Sino-Korean word from 朱錫.
내가 어찌 이 심정으로 하루를 차마 살 것인가?" — Niçin bir günde ikinizden de yoksun kalayım?"
canned goods
çekim: çoğul konserver · tamlayan konservs
Latinska 'stannum' för tenn — Kalay için Latince 'stannum'
to whitewash (to paint over with a lime and water mixture) · to whiten · to bleach
çekim: geçmiş bielono · şimdiki bieli
eş: pobielać
köken: Inherited from Old Polish bielić, from Proto-Slavic *běliti. By surface analysis, biel + -ić.
aile: bielidło, dobielić, dobielać, nabielić, obielić, obielać, odbielić, odbielać, pobielić, pobielać
Łacińskie 'stannum' określające cynę — Kalay için Latince 'stannum'
bielić dom/domek
bielić grób
bielić krawężniki
Ukraynacaбля́ха, бляша́нка, жерсть, олов'я́ний, цино́вий
Латинське « stannum » означає цина — Kalay için Latince 'stannum'
Hintçeटिन, त्रपु
made of sheet metal
köken: pelti + -inen
aile: peltisesti, peltisyys
Latinan 'plumbum' tarkoittaa lyijyä. — Kalay için Latince 'stannum'
Çekçecín, cínový, konzerva, plech, plechovka (eril) /ˈt͡siːn/
tin (chemical element)
çekim: çoğul cíny · tamlayan cínu
eş: čistec, Sn, ♃
köken: Borrowed from German Zinn
aile: cínař, cínařství, cínovat, cínovec
Dovolte mi tady zůstat. — Bırakın burada kalayım.
Rumencecositor, cositori, de cositor, din cositor, staniu (nötr) /ko.siˈtor/
tin (element)
çekim: tamlayan cositorului
köken: Borrowed from Old Church Slavonic коситеръ (kositerŭ), from Greek κασσίτερος (kassíteros).
Lăsaţi-mă să rămân aici. — Bırakın burada kalayım.
Macarcabádog, bádog-, bádogdoboz, bádoggal bevon, befőz, cin /ˈbaːdoɡ/
rolled iron plate, with a tin, zinc, or tin-lead alloy coating · a container made of tin
çekim: çoğul bádogok
köken: Unknown origin.
aile: bádogos, bádogoz, bádogáru, bádogbögre, bádogcső, bádogdoboz, bádogedény, bádogfedél, bádogipar, bádogkanál
Hadd maradjak itt. — Bırakın burada kalayım.
İbraniceבְּדִיל
אחד מהם הוא רועי חגאי, מאמן כדורסל. — Zafer Kalaycıoğlu, basketbol antrenörü.
Latincestannum /ˈstan.nũː/
an alloy of silver and lead · tin (the metal)
çekim: çoğul stanna · tamlayan stannī
köken: Of Celtic origin, from Proto-Celtic *stagnom; compare Irish stán.
Dancakonservesdåse, tin
tin (metal, metallic element)
çekim: tamlayan tins
köken: From Old Norse tin. Compare German Zinn.
aile: fortinne, loddetin, tinkande, tinkrus, tinmine, tinske, tinsoldat, tintallerken
Latinsk 'stannum' for tin — Kalay için Latince 'stannum'

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish قالای (kalay), from Arabic قَلَعِيّ (qalaʕiyy, “tin”).

Örnek Cümleler

Burada kalayım.
Let me stay here.
Seninle kalayım.
Let me stay with you.
Bir gece kalayım.
Let me stay for a night.
Kalayçılar mahallesi.
WRNS in Camera.
Kalayım mı, gideyim mi?
Should I stay or leave?
Bırakın burada kalayım.
Let me stay here.
Tom evde kalaydı iyiydi.
Tom should've stayed at home.
Bari sabaha kadar kalaydın.
At least, stay till morning.
Kalay için Latince 'stannum'
Latin'stannum 'for tin
Burada seninle birlikte kalayım.
Let me stay here with you.
Gümüşü kalaydan ayırabilir misin?
Can you tell silver and tin apart?
Kalayı gümüşten ayırt edebilir misin?
Can you distinguish silver from tin?
kalay ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod