"sövgü" kelimesinin İngilizcesi: cursing. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)sövgüyü
Yönelme (-e)sövgüye
Bulunma (-de)sövgüde
Çıkma (-den)sövgüden
Tamlayan (-in)sövgünün
Çoğul (-ler)sövgüler
Tanım
•Sövmek için söylenen söz, küfür
•Sövmek için söylenen söz
Diğer Dillerde
Rusçaругань, ругательство; брань
(43:17) от голоса поносителя и клеветника, от взоров врага и мстителя: — Hakaret ve sövgü duya duya, Öç almak isteyen düşman karşısında.
Dancabanderi
for spottende, hånende Tale, for Fjendens og den hævngerriges Blikke. — Hakaret ve sövgü duya duya, Öç almak isteyen düşman karşısında.
cursing · verbal noun of శపించు (śapiñcu)
çekim: çoğul శపించుటలు
köken: From శపించు (śapiñcu) + -ట (-ṭa).
cursing (act of one who curse)
köken: From u- + -laanifu (“curses, damned”).
Örnek Cümleler
Hakaret ve sövgü duya duya, Öç almak isteyen düşman karşısında.
At the taunt of one who reproaches and verbally abuses, because of the enemy and the avenger.
Övgü ve sövgü aynı ağızdan çıkar. Kardeşlerim, bu böyle olmamalı.
Out of the same mouth proceedeth blessing and cursing. My brethren, these things ought not so to be.
Ruse, "Yeni ateistlerin sövgülerinin odak noktası olmaktan gurur duyuyorum.
Ruse concluded, saying "I am proud to be the focus of the invective of the new atheists.
sövgü ile daha fazla örnek cümle →