Ana içeriğe geç
Sözlük
/
iplik

iplik

noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"iplik" kelimesinin İngilizcesi: thread, yarn, thread, fiber, (ing) fibre, filament. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelthreadnoun
Genelyarnnoun
Genelthread
Genelfiber, (ing) fibre
Genelfilament
Genelline
Genelyarn
Genelthread
Genelyarn
Genelthread

Görsel

Renkli iplik yumağı el işi fotoğrafıRenkli iplik örgüsü el yapımı sanatPamuklu iplik fabrikası tezgahı - tekstil üretimiRenkli yün iplik el işi örgü fotoğrafı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)ipliği
Yönelme (-e)ipliğe
Bulunma (-de)iplikte
Çıkma (-den)iplikten
Tamlayan (-in)ipliğin
Çoğul (-ler)iplikler

Tanım

•isim: Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri; ip
•Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu
•Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi
•Parmağın on ikide biri kadar olan bir uzunluk ölçüsü

Diğer Dillerde

Almancagarn (nötr) /ɡarn/
yarn: a thread, typically in a ball/skein or on a spool; (often) such balls and/or spools collectively
çekim: çoğul Garne · tamlayan Garns
eş: Nähfaden, Zwirn
köken: From Middle High German garn, from Old High German garn, from Proto-West Germanic *garn.
aile: Garnknäuel, Garnrolle, Nähgarn, Seemannsgarn, Strickgarn, Webgarn
Dann hat er seinen Anus zugenäht. Der Mann da drüben. — Ve kıçını iğne iplikle dikmiş.
Für die Bordüre nehme ich (ein) andersfarbiges Garn.
In diesem Korb habe ich mein ganzes Garn.
Wir bieten eine große Auswahl an hochwertigen Garnen.
to pair up, go together, get into a couple (of two things, to become one) · to unite, put together, join (of two things, to cause to become one) · to mate
çekim: geçmiş accouplé · ortaç accouplé · şimdiki accouple · ulaç accouplant
köken: From a- + coupler.
aile: accouplable, accouplement
Et puis, de ses propres mains... il a cousu son anus. — Ve kıçını iğne iplikle dikmiş.
argument · plot, story line
çekim: çoğul argumentos
eş: raciocinio, trama, sinopsis
köken: Borrowed from Latin argūmentum.
aile: apretar el argumento, argumental, argumentista, argumento a contrariis, argumento ad hominem, argumento de autoridad, desatar el argumento, retorsión del argumento
Señora (ellas cantan a Serrat). — İplik geçirme (İng.
to align · to line up
çekim: geçmiş allineàto · ortaç allineàto · şimdiki allìnea · ulaç allineànte
eş: collocare, sulla stessa linea, disporre, mettere in fila, mettere in linea, sistemare
köken: From French aligner (“to align”). By surface analysis, a- + linea (“line”) + are (first conjugation verbal suffix).
aile: allineamento, allinearsi, allineato, allineatore
"Creami un filamento. — "Bana bir iplik ör.
Rusçaволокно, нитка, нить; пряжа (nötr) /vəɫɐkˈno/
fibre, filament · grain (of wood)
çekim: çoğul воло́кна · tamlayan волокна́
eş: фибра, нить
köken: Inherited from Proto-Slavic *volkъnò.
aile: волокни́стый, волоко́нный, оптоволокно́
"Сплети-ка мне нить. — "Bana bir iplik ör.
verbal noun of خَاطَ (ḵāṭa) (form I) · thread; string; cord · thread
çekim: çoğul خُيُوط · tamlayan خَيْطٍ
"اغزلي لي خيطا. — "Bana bir iplik ör.
order, array · file, rank · line
çekim: çoğul cərgələr · tamlayan cərgənin
eş: sıra
köken: From Middle Mongol ᠵᠡᠷᠭᠡ (ǰerge), whence also Mongolian зэрэг (zereg).
arxa cərgə
qabaq cərgə
ön cərgə
yarn, thread · rope
çekim: çoğul жіптер · tamlayan жіптің
köken: From Proto-Turkic *yip, *yïp (“thread”).
letter (written message)
çekim: çoğul xatlar · tamlayan xatning
köken: Etymology tree Arabic خَطَّ (ḵaṭṭa) Arabic خَطّ (ḵaṭṭ)bor. Classical Persian خَطّ (xatt)bor. Uzbek xat Borrowed from Classical Persian خَطّ (xatt), borrowed from Arabic خَطّ (ḵaṭṭ), from خَطَّ (ḵaṭṭa).
Tatarcaҗеп
thread
köken: From Proto-Turkic *yïp.
offer · supply
eş: aanbieding, assortiment, gamma, concessie, handreiking
köken: Equivalent to aan (“on”) + bod (“offer, bid”), deverbal from aanbieden. Possibly from a Middle Dutch *aenbot. Compare Middle Low German and Middle High German anbot, whence archaic German Anbot (now Angebot).
aile: aanbodgedreven, aanbodgericht, aanbodgestuurd, aanbodeconomie, aanbodkant, aanbodzijde
"Spin me een draad. — "Bana bir iplik ör.
een aanbod doen
vraag en aanbod
Portekizcearco, aresta, barbante, caminho, carreira, carta (eril) /ˈaʁ.ku/
arc, curve · arch · bow (weapon)
çekim: çoğul arcos
eş: curva, testeira, tiara
köken: From Old Galician-Portuguese arco, arquo (“arch, bow”), from Latin arcus (“bow”), from Proto-Indo-European *h₂erkʷo- (“bow, arrow”).
aile: arco e flecha, arco-da-velha, arco-íris, arcobotante
Por isso o que quero dizer a um futuro bichinho é: — "Bana bir iplik ör.
line · row (sequence of items, lined up) · policy, orders
çekim: çoğul γραμμές · tamlayan γραμμής
köken: From the Ancient Greek γρᾰμμή (grămmḗ).
"Γνέσε μου μια κλωστή. — "Bana bir iplik ör.
γραμμή τερματισμού
γραμμή τραμ
τηλεφωνική γραμμή
clipping of スレッド (sureddo): (Internet) thread
köken: Clipping of スレッド (sureddo, “(Internet) thread”).
aile: 本スレ, クソスレ, 良スレ, アンチスレ, スレ違い, スレチ
一定方向に繊維をつくり — "Bana bir iplik ör.
to handle more than one thing at a time; to divide one's attention
eş: 拆身
aile: 分身不暇, 分身乏術, 分身乏术
拳谚有“起如风,落如箭,打倒还嫌慢”之说。 — Bu ipliğe "kalıp iplikçik" denir.
Korece라인 /ɾa̠in/
line · members of a team or group with some shared characteristic, collectively; line
köken: Borrowed from English line.
"실을 내어라. — "Bana bir iplik ör.
그는 강호동 라인, 소위 강라인 연예인의 대표 격이다.
a connection
çekim: çoğul anslutningar · tamlayan anslutnings
köken: ansluta + -ning
Porerna blir vinröda efter beröring. — Bu iplikler tezgâhlarda dokunarak kumaş yapılır.
Lehçekolejka, krawędź, kwestia, lina, linia, metr (dişil) /kɔˈlɛj.ka/
queue · round (serving) · commuter train
çekim: çoğul kolejki · tamlayan kolejki
eş: ogonek
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kʷelh₁- Proto-Indo-European *-os Proto-Slavic *kolo Proto-Slavic *-ěja Proto-Slavic *kolěja Old Polish koleja Polish kolej Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish kolejka From kolej + -ka.
"Uwij mi nić. — "Bana bir iplik ör.
"Зплети мені нитку. — "Bana bir iplik ör.
string, thread · support, attachment
çekim: çoğul डोरें
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀟𑁄𑀭 (ḍora), 𑀤𑁄𑀭 (dora), 𑀤𑀯𑀭 (davara), from Sanskrit दवर (davara, “string”).
aile: डोरी
line, long line; the longer fiber(s) of flax, hemp, etc.; heckled flax/hemp · synonym of aivinakangas (“line cloth, line fabric”)
çekim: çoğul aivinat · tamlayan aivinan
köken: Uncertain; possibly from Proto-Germanic *aiwīnaz (“everlasting”). The other Finnic terms (Ingrian aivina, Karelian aivina, Votic aivinõ) probably derive from Finnish.
aile: aivinainen, aivinakangas, aivinalanka
Loput kallosta ovat kasvoluita. — Diğer iplikçikler kurudur.
aivinat ja rohtimet
Çekçečára, fronta, lajna, nit, přímka, řádek (dişil) /ˈt͡ʃaːra/
line · threadlike mark of pen, pencil, or graver
çekim: çoğul čáry · tamlayan čáry
eş: linka, linie, lajna
köken: Probably derived from čáry (“magic”), čarovat (“to conjure”), meaning a magical line, e.g. the delineation of a magic circle. Possibly connected also with Proto-Indo-European *(s)ker- (“to cut”). First attested in the 14th century.
aile: čárka
"Upřeďte mi vlákna. — "Bana bir iplik ör.
Rumenceață, cant, coadă, direcție, dreaptă, fir (dişil) /ˈa.t͡sə/
thread, string
çekim: çoğul ațe · tamlayan ațe
köken: Inherited from Latin acia, from Proto-Indo-European *h₂eḱ- (“sharp”).
aile: ațos
"Toarce-mi un fir. — "Bana bir iplik ör.
to line (with: -val/-vel) (to cover the inner surface of something with a warming, insulating material)
çekim: geçmiş béleltek
köken: First attested in 1559. bél + -el (verb-forming suffix)
aile: bélelt, béleltet, bélés, bebélel, kibélel
"Szőj egy szálat. — "Bana bir iplik ör.
A madár puha fűvel béleli a fészkét.
A varrónő selyemmel bélelte a köpenyt.
Az ajándékdobozt selyempapírral béleltem.
"תטווה לי חוט, — "Bana bir iplik ör.
Dancatråd /trɔːd/
thread · wire · string
çekim: çoğul tråde · tamlayan tråds
köken: From Old Danish thraath, from Old Norse þráðr (“thread”), from Proto-Germanic *þrēduz, from Proto-Indo-European *treh₁-tu-, from *terh₁- (“rub, twist”).
Så vi byggede en tre strenget model. — Böylece üç iplikli bir model geliştirdik.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish ایپلك (iplik, “fiber; yarn, thread”). By surface analysis, ip (“string, rope, cord”) + -lik.

Örnek Cümleler

Kırmızı iplik yok.
There's no red thread.
Bu iplik iyi değil.
This thread isn't good.
"Bana bir iplik ör.
"Spin me a thread.
En iyi iplik elle bükülendir.
The best yarn is that spun by hand.
çift iplikçikli RNA virüsleri
Double-stranded RNA viruses
Ve kıçını iğne iplikle dikmiş.
Then he sewed up his own anus.
Mary iplikçilik sınıfına gitti.
Mary went to her spinning class.
İplik farklı liflerden eğrilir.
Yarn is spun from different fibers.
Senin için iğneye iplik geçireyim.
Let me thread the needle for you.
Tekir kedi kırmızı iplikle oynuyor.
The striped cat is playing with red yarn.
O bir iğne ve iplik ile dikiş diker.
She sews with a needle and thread.
Bana beyaz iplikli bir makara verin.
Please give me a spool of white thread.
iplik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
iplikhaneiplik iplikiplik kurduiplik solucanlarakromatik iğ iplikatkı iplikçiğ iplikiğ iplikkromatik iplikpolyester iplikiğneden ipliğeağ ipliğigücü ipliğiİskoçya ipliğinakış ipliğipamuk ipliğiteyel ipliğiyorgan ipliği
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod