hısım
/hɯˈʃɯm/
noun
TR → EN
"hısım" kelimesinin İngilizcesi: anger, fury, wrath, kin, relation. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelangernoun
Genelfurynoun
Genelwrathnoun
Genelkin
Genelrelation
Genelfury
Genelfury
Görsel

Çekim Tablosu
Belirtme (-i)hışmı
Yönelme (-e)hışma
Bulunma (-de)hışımda
Çıkma (-den)hışımdan
Tamlayan (-in)hışmın
Çoğul (-ler)hışımlar
Tanım
•evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler
•öfke, kızgınlık
•Dede ve nineleri bir olanlardan her biri
•Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap
Atasözü & Deyim
“Yakın (hayırlı) dost (komşu) uzak (hayırsız) hısımdan (akrabadan) yeğdir (iyidir)”
Diğer Dillerde
Almancaverwandt /fɛɐ̯ˈvant/
past participle of verwenden (“to use, to utilize”)
çekim: karşılaştırma verwandter · üstünlük am verwandtesten
eş: versippt
aile: Verwandter, Verwandtschaft
Das habe ich nur so verschlungen. — Bir hışımla bitirdim.
Fransızcacolère, courroux, encolérer, fâcher, fureur, ire (dişil) /kɔ.lɛʁ/
anger, rage · wrath
çekim: çoğul colères
eş: bronca, courroux, fureur, ire, pétard, rage
köken: Old borrowing from Late Latin cholera, itself a borrowing from Ancient Greek χολέρα (kholéra), from χολή (kholḗ). Doublet of choléra.
aile: coléreux, colérique, décolérer, encolérer
Et je l'ai dévoré. — Bir hışımla bitirdim.
être en colère
se mettre en colère
entrer dans une colère noire
İspanyolcacólera, empurrarse, enconar, enconarse, enfadar, enfadarse (dişil) /ˈkoleɾa/
anger · rage
çekim: çoğul cóleras
köken: From Latin cholera (“bilious disease”), from Ancient Greek χολέρα (kholéra), from χολή (kholḗ, “bile”). The meaning of "anger" comes from the ancient medical concept of humourism in which a person with too much yellow bile is choleric (“easily becomes angry”).
aile: cólera de las gallinas, contar la cólera, encolerizar, montar en cólera
Y yo lo devoré. — Bir hışımla bitirdim.
İtalyancaadirare, adirarsi, arrabbiarsi, collera, far adirare, far arrabbiare /a.diˈra.re/
to anger
çekim: geçmiş adiràto · ortaç adiràto · şimdiki adìra · ulaç adirànte
E io li divoravo. — Bir hışımla bitirdim.
Rusçaгнев, ярость, негодование, родственник (eril) /ˈrot͡stvʲɪnʲ(ː)ɪk/
relative, relation, kinsman (someone in the same family; someone connected by blood, marriage, or adoption)
çekim: çoğul ро́дственники · tamlayan ро́дственника
eş: родич, сородич, родня, родной, сродственник, сродник
köken: ро́дственный (ródstvennyj) + -ик (-ik)
И я проглотила её. — Bir hışımla bitirdim.
Родственники ещё пели — и с каждой минутой всё агрессивней.
Arapçaأَغْضَبَ, عَلَاقَة, غَضَب, غَضِبَ
وكنت أستمتع بها كثيراً .. لان هذا ما كنت أريده وكانت تعي هذا جيداً — Bir hışımla bitirdim.
anger, wrath, rage
köken: From Middle Persian ʾyšm, xyšm (xēšm, “anger”), from Old Persian *aišima (compare Avestan 𐬀𐬉𐬱𐬆𐬨𐬀 (aēšəma), 𐬀𐬉𐬴𐬨𐬀 (aēṣ̌ma)), from Proto-Iranian *HayšHmah, from Proto-Indo-Iranian *HayšHmas, from Proto-Indo-European *h₁oysh₂-mo-s, from *h₁eysh₂-. Cognate with Parthian 𐫙𐫢𐫖𐫃 (ʿšmg /išmag/, “wrath, the demon wrath”), Northern Kurdish hov (“savage”) and more distantly Latin īra. Akin to Old Armenian…
aile: خشمگین
خشم بر شاهان شه و ما را غلام خشم را هم بستهام زیر لگام
misspelling of əsəbiləşmək
to open, disclose · to find, identify
çekim: geçmiş аштым · ortaç ашқан
köken: Inherited from Proto-Turkic *ač-.
Özbekçegʻazab
Felemenkçebloedverwant, boos maken, boos worden, boosheid, familielid, familielui (eril) /ˈblut.vərˌʋɑnt/
a blood relative
çekim: çoğul bloedverwanten
köken: Compound of bloed + verwant.
aile: bloedverwantschap
Ik verslond het gewoon. — Bir hışımla bitirdim.
Portekizceencolerizar, enraivecer, irar, raiva, relação /ẽ.ko.le.ɾiˈza(ʁ)/
to anger (to make someone feel anger) · to be or become angry
çekim: geçmiş encolerizei · ortaç encolerizado · şimdiki encoleriza
köken: From en- + cólera + -izar.
E eu absorvi-o. Desenhei e desenhei. — Bir hışımla bitirdim.
Yunancaθυμός, θυμώνω, οργή, τσαντίλα (eril) /θiˈmos/
anger, rage
çekim: çoğul θυμοί · tamlayan θυμού
eş: αγανάκτηση, αγρίεμα, άχτι, εκνευρισμός, έξαψη, επιθετικότητα
köken: From Ancient Greek θυμός (thumós), from Proto-Hellenic *tʰūmós, from Proto-Indo-European *dʰuh₂mós (“smoke”).
Και εγώ το καταβρόχθισα. — Bir hışımla bitirdim.
connection; relationship
köken: Sino-Korean word from 關係, from 關 (“relationship”) + 係 (“connection”).
저는 좋아 어쩔줄 몰랐습니다. — Bir hışımla bitirdim.
제니와 마크는 그들이 멕시코로 휴가를 다녀온 이후로 연인 관계에 있다.
İsveççeanhörig, familjemedlem, förarga, förilska, ilska, samband
a close relative (of someone)
Jag blev fängslad av den. — Bir hışımla bitirdim.
anger, wrath, ire
çekim: tamlayan gniewu
eş: złość, wściekłość
köken: Etymology tree Proto-Slavic *gněvъ Polish gniew Inherited from Proto-Slavic *gněvъ.
aile: gniewny, gniewać
Przeciwnie - wiedząc co potrzebuję - kupiła mi kreskówkę, a ja ją po prostu pochłonęłam. — Onun yerine, neye ihtiyacım olduğunu bildiğinden, bana bir karikatür kitabı aldı. Bir hışımla bitirdim.
anger, ire, wrath
çekim: tamlayan гні́ву
köken: From Proto-Slavic *gněvъ.
aile: гнівли́вий, гні́вний, гні́ватися, гніви́ти
І я просто проковтнула її. — Bir hışımla bitirdim.
anger, fury
çekim: çoğul क्रोधों
köken: Borrowed from Sanskrit क्रोध (kródha). Doublet of कोह (koh).
उसमें क्रोध की अग्नि धधक रही थी।
हमे उसके क्रोध को शान्त करना पड़ेगा।
Fincekertomus, omainen, relaatio, saada vihaiseksi, suhde, sukulainen /ˈkertomus/
story, narrative, report
çekim: çoğul kertomukset · tamlayan kertomuksen
köken: kertoa (“to tell”) + -mus
aile: eläinkertomus, eräkertomus, filmikertomus, inventointikertomus, jatkokertomus, jännityskertomus, kaivauskertomus, kansankertomus, kasvukertomus, kauhukertomus
Hän lähetti heitä vastaan vihansa hehkun, kiivastuksen, vihastuksen ja ahdistuksen, parven pahoja enkeleitä. — Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.
kertomus Punahilkasta
kertomus Suomen koulujärjestelmän kehityksestä
Çekçehněv, příbuzný, relace, rozzlobit, vztah, vztek (eril) /ˈɦɲɛf/
anger, wrath (great anger)
çekim: çoğul hněvy · tamlayan hněvu
eş: zloba, rozhorlení
köken: Inherited from Old Czech hněv, from Proto-Slavic *gněvъ.
Zhltla jsem ji najednou. — Bir hışımla bitirdim.
obracet svůj hněv proti
vyvolat hněv
Rumenceenervare, furie, legătură, mânie, narare, povestire (dişil)
annoyance (the psychological state of being annoyed or irritated)
çekim: çoğul enervări · tamlayan enervări
köken: From enerva + -re.
Şi am devorat-o. — Bir hışımla bitirdim.
Macarcabedühödik, düh, dühít, elbeszélés, elmesélés, elmondás /ˈdy/
fury, rage, wrath, temper, ire, anger
çekim: çoğul dühök
köken: Of unknown origin.
aile: dühít, dühöng, dühös, dühkitörés, dühbe gurul
És faltam. — Bir hışımla bitirdim.
To anger (someone): to make someone angry.
çekim: geçmiş הִרְגַּזְתָּ
köken: From the root ר־ג־ז (r-g-z).
ואני פשוט בלעתי אותו. — Bir hışımla bitirdim.
Latinceexacerbō, faciō īrātus, īra, īrāscor, irrītō
family member, close relative etc.
çekim: çoğul familiemedlemmer · tamlayan familiemedlems
köken: Compound of familie + medlem.
De er blevet sendt af Sirius Black. — Sirius Black ile hısım olduğu sanılıyor.
Norveççerelasjon, sinne, slektning
Trolig er de allikevel nære slektninger. — Hemen hemen herkes birbiriyle hısım akraba.
Endonezceamarah
Dan saya menghabiskannya. — Bir hışımla bitirdim.
Etimoloji
Farsça
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Biz sıhri hısımız.
We're relatives by marriage.
Bir hışımla bitirdim.
And I just ate it up.
Önce en yakın hısımlarını uyar.
And warn your near relations,
Ve en yakın hısımlarını korkut.
And warn your near relations,
(Önce) en yakın hısımlarını uyar.
And warn your near relations,
En yakın akraba ve hısımlarını uyar.
And warn your near relations,
Bunun hakkında çok kötü bir hisim var.
I've got a very bad feeling about this.
(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.
And warn your near relations,
(Hud) dedi ki: "Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir.
He replied: "You have already been beset with punishment and the wrath of God.
(Hûd) dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir.
He replied: "You have already been beset with punishment and the wrath of God.
Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular.
And they invented a relationship between Him and the jinn.
Ne hısımlarınızın, ne de evlatlarınızın kıyamet günü size faydası olmaz.
There will profit you neither your kindred nor your children on the Day of Resurrection.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genelrelatives