aşağılamak
/a.ʃa.ɯ.ɫaˈmak/
verb
C2 seviye
TR → EN
"aşağılamak" kelimesinin İngilizcesi: despise, insult. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldespise
Genelinsult
Çekim Tablosu
Geniş zamanaşağılar
Geniş (olumsuz)aşağılamam
Şimdiki zamanaşağılayabiliyorsun
Gelecek zamanaşağılayabilecek
Geçmiş zamanaşağıladı
Şartaşağılasa
Gereklilikaşağılamalı
Emiraşağıla
Tanım
•değerinden düşük göstermek
•küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek
•Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz görmek
•Değerinden düşük göstermek
Diğer Dillerde
to offend, to insult, to annoy
çekim: geçmiş beleidigte · ortaç beleidigt · şimdiki beleidigt · ulaç beleidigend
eş: insultieren, kränken, verletzen, Hintern, Arsch, Gesicht
köken: From Middle High German beleidegen, intensification of leidegen, leidigen, from Old High German leidegōn, leidegen, from leideg, leidig (“hurt, saddened”). Equivalent to be- + leidig + -en.
aile: Beleidigung
Ich wollte Tom nicht demütigen. — Tom'u aşağılamak istemedim.
Fransızcadédaigner, insulte, insulter, mépriser /de.dɛ.ɲe/
to scorn, to despise, to disdain
çekim: geçmiş dédaigné · ortaç dédaigné · şimdiki dédaigne · ulaç dédaignant
eş: mépriser
köken: From Old French desdeignier, from deignier (modern daigner). Compare to Portuguese desdenhar, Italian disdegnare and Spanish desdeñar.
aile: dédaignable, dédaigneux, dédain
Bien sûr, nous ne nous contentons pas de les insulter. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
İspanyolcaagraviar, denostar, denuesto, desatender, desoír, despreciar /aɡɾaˈbjaɾ/
to insult · to offend, outrage, hurt, wrong
çekim: geçmiş agravié · ortaç agraviado · şimdiki agravia
eş: agravar, apesadumbrar
köken: From Vulgar Latin *aggraviāre, from Latin aggravāre. Compare English aggrieve and aggravate.
aile: agraviador, agravio, desagraviar
Pero no sólo son insultos. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
İtalyancaaffronto, disprezzare, ingiuria, ingiuriare, insultare, offendere (eril) /afˈfron.to/
affront, insult, snub
çekim: çoğul affronti
eş: offesa, insulto, torto, sgarbo, attacco, sopruso
köken: Deverbal from affrontare + -o.
Naturalmente, non stiamo solo insultando persone. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Rusçaопускаться, понижать, снижать, опускать /ɐpʊˈskat͡sːə/
to go down, to descend · passive of опуска́ть (opuskátʹ)
çekim: geçmiş опуска́вшийся · ortaç опуска́вшийся · şimdiki опуска́ется · ulaç опуска́ющийся
eş: снижаться, спускаться, уменьшаться
köken: опуска́ть (opuskátʹ) + -ся (-sja)
Конечно, мы не просто оскорбляем людей. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Arapçaأَهَانَ, إهانة, اِحْتَقَرَ, سَبَّ, شَتَمَ (dişil) /ʔi.haː.na/
verbal noun of أَهَانَ (ʔahāna) (form IV) · insult, offense
çekim: çoğul إِهَانَات · tamlayan إِهَانَةٍ
köken: Verbal noun of أَهَانَ (ʔahāna).
لكن بالطبع نحن لا نقوم فقط بإهانة الناس. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Farsçaتوهین, خوار شمردن, دشنام /duʃ.ˈnaːm/
insult; verbal abuse
çekim: çoğul دشنامها
köken: From Middle Persian [Book Pahlavi needed] (dwšnʾm /dušnām/), from Proto-Iranian *dušHnā́ma (“insult”), from Proto-Indo-European *dus- (“bad”) + *h₁nómn̥ (“name”). Within Persian, compare دشمن (došman, “enemy”), نام (nâm, “name”).
aile: دشنام دادن, دشنام گفتن, دشنامگویی
اگر دشنام فرمایی و گر نفرین دعا گویم جواب تلخ میزیبد لب لعل شکرخا را
Azericetəhqir, təhqir etmək /tæhˈɡir/
insult, offence
çekim: çoğul təhqirlər · tamlayan təhqirin
köken: From Arabic تَحْقِير (taḥqīr).
aile: təhqir etmək, təhqiramiz, təhqiredici
Felemenkçebeledigen, belediging /bəˈleːdəɣə(n)/
to offend
çekim: geçmiş beledigden · ortaç beledigd · şimdiki beledigt · ulaç beledigend
eş: krenken, schofferen, affronteren, grieven, krenken
köken: From leed + be- -igen, a calque of German beleidigen. Unrelated to ledig.
aile: belediging
Zij vindt het leuk mensen te vernederen. — O, insanları aşağılamaktan hoşlanır.
Een recht om te beledigen bestaat wel, onderstreepte de koningin.
to despise (regard with contempt or scorn) · to ignore · to discard; to throw away
çekim: geçmiş desprezei · ortaç desprezado · şimdiki despreza
eş: abafalhar
zıt: adorar, gostar, levar em conta, prezar
köken: From Old Galician-Portuguese despreçar, des- + preçar, from preciar (“to price, to hold dear”), from Latin pretium (“price”), from Proto-Indo-European *preti- (“back”); or possibly through a Vulgar Latin *dispretiāre. Compare English depreciate, also Spanish despreciar, Italian disprezzare.
Mas não estamos só a insultar pessoas. — Yani hergün solcu ve sağcıları aşağılamaya devam ediyoruz. Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Yunancaπροσβάλλω, προσβολή
επιτίθεμαι
Φυσικά, δεν προσβάλαμε μόνο ανθρώπους. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
an insult
çekim: geçmiş 侮辱した
aile: 侮辱罪
ランダムに選んだ2つの語を出しているので — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
사람이나 혹은 무엇을 깔보며 업신여기다.
물론 모욕만 하는것은 아니죠. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
to despise (to regard with contempt or scorn)
çekim: geçmiş föraktade · ortaç föraktad · ulaç föraktande
affront, insult, snub
çekim: çoğul awanie · tamlayan awanii
eş: afront, krzywda, obelga
köken: Etymology tree Old French aveinie French avaniebor. Polish awania Borrowed from French avanie.
Oczywiście nie tylko obrażamy ludzi. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Ukraynacaзневажа́ти, знева́жити, обража́ти, обра́за, обра́зити
Я не хочу його образити. — Ben onu aşağılamak istemiyorum.
Hintçeअनादर, अपमान, अपमान करना, उपेक्षा करना, तिरस्कार, तौहीन (eril) /ə.nɑː.d̪əɾ/
disrespect
çekim: çoğul अनादरों
zıt: आदर
köken: Borrowed from Sanskrit अनादर (anādara), a compound of अन्- (an-, negating prefix) + आदर (ādara, “respect”).
अनादर करना
Fincehalveksia, halveksua, loukata, loukkaus, pahennus, parjaus /ˈhɑlʋeksiɑˣ/
to despise, scorn, look down on, sneer at, disdain, contemn · to defy, (be) oppose(d) to, resist
çekim: geçmiş halveksinut · şimdiki halveksii · ulaç halveksiva
köken: halpa + -ksia
aile: halveksittava, halveksiva, halveksija, halveksiminen, halveksinta
Çekçedívat se spatra, opovrhovat, pohrdat, urážet, urazit, urážka /ˈopovr̩ɦovat/
to scorn, despise
çekim: geçmiş opovrhovala · ortaç opovrhovala · şimdiki opovrhuje
eş: pohrdat, přehlížet, pohrdat, nedbat, ignorovat
aile: opovržení, opovržlivý
Samozřejmě lidi jen neurážíme. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
to despise
çekim: geçmiş disprețuit · ortaç disprețuit · şimdiki disprețuiește
köken: From dispreț + -ui.
Bineînțeles, nu ne limităm doar la a insulta oameni. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
to look down, to direct one's gaze downward at (-ra/-re) · to look down on, to regard with contempt
çekim: geçmiş lenéztek
köken: le- + néz
aile: lenézés
Persze nem csak sértegetjük őket. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
A sziklákról lenéztünk a partra.
A gazdagok gyakran lenézik a szegényeket.
İbraniceעלבון (eril)
affront, insult, offense
אז אנחנו ממשיכים בכל יום להעליב אנשים על ימין ועל שמאל. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Latincecontemnō, contumelia, convicium, dēspiciō, insultō, maledictum (dişil) /kɔn.tʊˈmeː.li.a/
insult, reproach, contumely, abuse, mistreatment · affront, invective · humiliation, injury; assault, violence
çekim: çoğul contumēliae · tamlayan contumēliae
köken: Related to contumāx.
aile: contumēliō, contumēliōsus
[…] ; quamquam de gloria vix dicere ausim, si nos et hostes haud secus quam feminas abditos intra vallum omnibus contumeliis eludunt, et […]
ubi fuerit superbia, ibi erit et contumēlia: ubi autem humilitās, ibi et sapientia
Quae nova ista contumelia est in Quirites, de quibus optimi poetae elogium est:
Dancaforagte, fornærmelse
to despise, scorn, disdain (to regard with contempt)
çekim: geçmiş foragtede · ortaç foragtet · ulaç foragtende
zıt: beundre
köken: From Middle Low German vorachten. Compare Swedish förakta, German verachten.
aile: foragtelig, foragter
Vi nøjes selvfølgelig ikke med at fornærme folk. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Norveççeskjelle ut
Vietnamcalàm nhục, lời xúc phạm, xúc phạm /laːm˨˩ ɲʊwk͡p̚˧˨ʔ/
to humiliate · to physically violate, especially in a sexual manner
köken: làm (“to make”) + nhục (“ashamed; humiliated”).
Và, tất nhiên, chúng tôi không chỉ lăng mạ người khác. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Bulgarcaинсулт, оби́дя, оби́ждам, оскърбле́ние, оскърбя́, оскърбя́вам /inˈsuɫt/
stroke, apoplexy
çekim: çoğul инсу́лти
köken: Borrowed from Latin īnsultus.
Сега, разбира се, ние не просто обиждаме хората. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Slovakçaopovrhovať, pohŕdať, urážať, uraziť
Samozrejme, nerobíme len to. — Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.
Etimoloji
From aşağı + -la + -mak.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Abini aşağılamak mı?
Insult your brother?
Onu aşağılamak istemedim.
I didn't want to humiliate her.
Seni aşağılamak istemedim.
I didn't want to humiliate you.
Tom'u aşağılamak istemedim.
I didn't want to humiliate Tom.
Onu aşağılamak istemiyorum.
I don't want to humiliate her.
Tom'u aşağılamak istemedik.
We didn't want to humiliate Tom.
Tom'u aşağılamak istemeyiz.
We don't want to humiliate Tom.
Tom'u aşağılamak istemiyorum.
I don't want to humiliate Tom.
Ben onu aşağılamak istemedim.
I didn't want to insult him.
Ben onu aşağılamak istemiyorum.
I don't want to insult him.
Biz onları aşağılamak istemedik.
We didn't want to humiliate them.
Ben onları aşağılamak istemedim.
I didn't want to humiliate them.
İlgili Sorular
İnsanları itmek ve aşağılamak istediğim günler yaşıyor muyum?
Vegitarian ve Vegan kelimelerinin antik anlamları, avcıların kalitesini aşağılamak için mi kullanılmıştı?
Bu çılgın Hristiyanlar neyin peşinde? Wicca sorularına giriyorum ve sürekli bazı Hristiyanlar, barışçıl paganların şeytanı taptığını iddia ediyor. Şeytan Hristiyanların bir icadı mı? Benim gibi düşünen var mı? Hristiyanlar, neden diğer dinleri aşağılamak zorunda?