loose
/luːs/1 hece
A2 seviye
EN → TR
"loose" kelimesinin Türkçesi: kararsızlık., başıboş, dağınık, seyrek, hafifmeşrep. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkararsızlık.
Genelbaşıboş
Geneldağınık
Genelseyrek
Genelhafifmeşrep
Genelşüpheli
Genelmüphem
Genelgevşetmek
Genelçözmek
Genelaçmak
Genelsalıvermek
Genelkaçmak
Genelkurtulmak
Geneleğlencede
Genelüstünkörü
Genelahlâksızca
Genelishal
Genelintizamsızlık
Genelgevşek
Genelhapisten çıkarmak
Genelserbest bırakmak
Genelazat etmek
Genelboşaltmak (tüfek) loose ends yarım kalmış işler. loose-jointed mafsalları sıkıca birleşmemiş. loose-leaf sayfaları çıkarılıp tekrar takılabilen (kitap veya defter) loose rein dizginleri gevşek
Genelbas(kıs.)ız. at loose ends boşta. break loose ipini koparıp başıboş kalmak
Genelhapishaneden kaçıp kurtulmak. cast loose çözmek
Genelsıkı ve bağlı olmayan
Genelayırmak. cut loose ilişkiyi kesmek
Genelbaşıboş salıvermek. loosely gevşek olarak
Genelayrı ayrı
Genelhemen hemen
Genelsıkışık olmayan
Genelahlakça serbest
Genel(k. dili) cümbüş etmek
Geneliffet sahibi olmayan
Geneleğlenmek. get loose kurtulmak. hang loose (argo) istifini bozmamak. have a screw loose çivisi gevşemek
Genelaklından zoru olmak. let loose salıvermek
Genelyumuşak (öksürük)
Genelishal olmuş
Genelkabız değil
Genelçözüp koyvermek. on the loose serbest
Genelkabaca. looseness gevşeklik
Genelcümbüşte. play fast and loose hile ile davranmak
Genelözü sözü birbirine uymamak. set veya turn loose serbest bırakmak
Tanım
•become loose or looser or less tight
•casual and unrestrained in sexual behavior
•without restraint
Diğer Dillerde
Rusçaнеосторо́жный, непривя́занный, неприкреплённый, несде́ржанный, неупако́ванный, неутрамбо́ванный
Arapçaفَضْفَاض
Azericegen, şalaq
Japonca緩んだ
Korece헐렁하다
Ukraynacaвільний
Rumencedezlega
Latincelaxus, solūtus
Vietnamcarộng
Bulgarcaизпускам, изпусна, изпущам, незавързан, незакрепен, неопакован
Estoncalõtv
Taycaหลวม
Kelime Ailesi
give a loose
loose off
loose up
looser
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
I can't.
Because I was afraid to loose you... ... I didn't divorce.
Oldu işte!
Crank it loose!
Gevşe, Tom.
Loosen up, Tom.
I've seen it.
I'm scared to loose him again.
Bu diş gevşek.
This tooth is loose.
Aman Allahım!!
All hell broke loose.
Bu vida gevşek.
This screw is loose.
O düğüm gevşek.
That knot's loose.
O hâlâ serbest.
He is still on the loose.
Dan firardaydı.
Dan was on the loose.
Christian Loose
Christian Loose
Vidayı gevşetin.
Loosen it.
İlgili Sorular
İlişkimizdeki kararsızlık ve şüpheleri nasıl aşabilirim?
Amerikan kültürüyle ilgili kararsızlık içinde olan ve aynı zamanda çekici bir Alman daha mı iyidir?
Darwin'in Galapagos'taki ispinozların benzer fiziksel özelliklerini fark etmesi, bu türlerin ortak bir atadan gelmiş olma olasılığını gösterir. Aşağıdakilerden hangisi bu gözleme uygun bir açıklamadır?
A) Ziyaretinden beri boyları artmıştır
B) Kullanım/kararsızlık yoluyla yeni özellikler edinmişlerdir
C) Hepsi aynı yiyecek türünü yemektedir
D) Ortak bir atadan türemişlerdir
GVSU’da hemşirelik ön programına başladım ve başlangıçta bu alana çok ilgiliydim; araştırma yaptım, gözlem yaptım ve çok keyif aldım. Fakat zamanla ilgim azaldı ve bu mesleğin bana uygun olmayabileceği korkusu içindeyim. Çevremdeki arkadaşlar kariyer seçimlerinden emin ve yaptıkları işi seviyorlar. En büyük korkum, hayatımın geri kalanını sevmediğim bir işte geçirmem. Ailemde de benzer deneyimler var. Şu anda ne yapmam gerektiği konusunda büyük bir kararsızlık yaşıyorum. Benim gibi hisseden hemşire adayları var mı?
Kararsızlıkla başa çıkmanın yolu nedir? 20 yaşında olup sürekli karar veremiyorum.