bound
"bound" kelimesinin Türkçesi: sekmek, kayıtlı, ciltli, ciltlenmiş, düşkün.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsekmek
Genelkayıtlı
Genelciltli
Genelciltlenmiş
Geneldüşkün.
Genelsıçrayış
Genelsınır
Genelsınırlar.
Genelhudutlamak
Genelsınırlamak
Genelkuşatmak
Genelzıplamak
Genelfırlamak
Genelsektirmek
Genelsıçratmak
Genelzıplatmak.
Genelbağlı
Genelsıçrayarak gitmek
Genelmecbur. bound to win mutlaka kazanacak. bound up in bağlı
Genelgitmeye hazır
Genelhareket halinde. homeward bound memleketine doğru yola çıkmış veya çıkmak üzere.
Genelfırlayış zıplama
Genelgeri tepme. at a bound bir hamlede.
Genel(gen.) (çoğ.) hudut
Genelhudutlannı çizmek
Genelhemhudut olmak
Genelbitişik olmak.
Tanım
•a light, self-propelled movement upwards or forwards
•confined in the bowels
•spring back; spring away from an impact
Diğer Dillerde
Rusçaгото́вый, грани́ца, грань, до́лжный, направля́ющийся, непреме́нный
Arapçaمُتَّجِه
Felemenkçe(voor) bestemd, bereid, geacht, gehouden, grens, limiet
Portekizcedivisa, obrigado, saltar
Yunancaάλμα, δεσμευμένος, φραγμένος
Japonca…に向かって, …行きの
Korece—행
Lehçegranica
Çekçeobklopovat
Rumenceobligat
Latinceterminō
Dancabegrænset
Norveççebegrenset, forpliktet
Estoncatõkestama
Baskçajauzi
Ermeniceսահման
Gürcüceესაზღვრება
Etimoloji
From Middle English *bounden (attested as bounten), from French bondir (“leap", "bound", originally "make a loud resounding noise”); perhaps from Late Latin bombitāre (“hum, buzz”), frequentative verb, from Latin bombus (“a humming or buzzing”).
Kelime Ailesi
airbound
antibound
awebound
barkbound
bedbound
boatbound
bound ahead
bound bailiff
bound form
bound morpheme
bound property
bound state
bound termineme
bound up
bound water
boundable
boundation
bounder
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Sol sınır
Left boundary
Sağ sınır
Right boundary
Alt sınır
Lower boundary
Üst sınır
Upper boundary
Bağlı hal
Bound state
Bağlı Sütun
Bound Column
KDE (Phonon)
The regular expression that detects boundaries between sentences in text jobs.
Bağlı sütun:
Bound column:
Sözcük sınırı
Word boundary
Kelime sınırı
Word boundary
1986. s. 418.
Inward Bound.
[6,124; 17,92]
Surely, they are too proud of themselves and have greatly exceeded all bounds.