discourse

/dɪsˈkɔː(ɹ)s/2 hece
noun
C2 seviye
EN → TR
"discourse" kelimesinin Türkçesi: mübahase, tartışma, söylemek, bahsetmek, konuşmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmübahasenoun
Geneltartışmanoun
Genelsöylemek
Genelbahsetmek
Genelkonuşmak
Genelmükâleme
Genelmuhavere
Geneltez
Genelmakale
Genelbroşür
Genelsöz
Genelhitabe
Genelnutuk
Genelkarşılıklı konuşma
Genelbir konuyu sözle veya yazılı olarak işlemek.
Genelhitap etmek

Tanım

•an extended communication (often interactive) dealing with some particular topic
•talk at length and formally about a topic

Diğer Dillerde

İtalyancadiscorso, discussione
Rusçaбесе́да, диску́рс, ди́скурс, докла́д, ле́кция, разгово́р
Farsçaدیسکورس
Portekizcediscussão
Japoncaデイスクー, 会話, 会談, 対話, 論文
Korece논설
İsveççediskurs
İbraniceשִׂיחַ
Latincesermōcinor
Dancaafhandling, debat, foredrag, holde foredrag om, prædiken, samtale
Bulgarcaдискутирам, доклад, докладвам, държа реч, лекция, разговарям
Galiçyacadiscusión
Ermeniceխոսույթ
Esperantodiskurso
Afrikancadiskoers
Faroecefyrilestur, orðaskifti, ritgerð, samrøða, samskifti

Etimoloji

From Middle English discours, borrowed from Middle French discours (“conversation, speech”), from Latin discursus (“the act of running about”), from Latin discurrō (“run about”), from dis- (“apart”) + currō (“run”). Spelling modified by influence of Middle French cours (“course”). Doublet of discursus.

Kelime Ailesi

counterdiscourse
cyberdiscourse
direct discourse
discoursal
discourse analysis
discourse analyst
discourse marker
discourseless
discourser
discoursive
disk horse
domain of discourse
free indirect discourse
indirect discourse
macrodiscourse
metadiscourse
microdiscourse
mode of discourse

Örnek Cümleler

Irkçı söylemler
In racialist discourse
Siyasi söylemler
Political discourse
Ahlak dersi verme.
Don't give some moralizing discourse.
Artık hitabet yok.
There's no discourse anymore.
Hayat Ekmeği Söylevi
Bread of Life Discourse
Bu şu anda nerede son bulur?
For me, it is about re-imagining this cultural discourse in an international context.
Onlar ruhsal rehberlik yaptı.
He continued to give spiritual discourses.
Bu sözü yalanlayanı bana bırak.
So leave those who deny this Discourse to Me.
Jason yıkıntılar arasında kalır.
Jazz Among the Discourses.
Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.
This is nothing but a reminder and illuminating discourse,
Posadizm Üzerine Akademik Çalışmalar
Scholarly Discourse on Posadism
Bizim zaman tatlı söylemleri için gelmek.
For sweet discourses in our time to come.