aggravate
/ˈæɡ.ɹə.veɪ̯t/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"aggravate" kelimesinin Türkçesi: şiddetlendirmek, abartmak, kötüleştirmek, darıltmak, ağırlaştırmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelşiddetlendirmek
Genelabartmak
Genelkötüleştirmek
Geneldarıltmak
Genelağırlaştırmak
Geneldarıltma: şiddetlendirme.
Genel(k.dili) kızdırmak
Geneltahriş etmek
Genelmübalâğa etmek. aggrava
Geneltion kızdırma
Tanım
•exasperate or irritate
Diğer Dillerde
Fransızcaaggraver
Rusçaобостри́ть, обостря́ть, отягощать, раздража́ть, усложня́ть, усугуби́ть
Felemenkçeergeren, verergeren
Portekizceabusar, provocar
Japoncaいらいらさせる, 怒らせる
Ukraynacaдратувати, загострювати, обтяжувати, погіршувати, ускладнювати
Çekçepřibarvit, rozčílit, rozčilovat, štvát, zhoršit, zostřit
Macarcasúlyosbít
Latinceaggravō
Dancaforværre, fremprovokere
Norveççeforverre
Bulgarcaвлошавам, утежнявам, ядосвам
Katalancaagreujar
Esperantoagaci
Malayalamcaഅലോസരപ്പെടുത്തുക, ഊതിപ്പെരുപ്പിക്കുക, വഷളാക്കുക
Kelime Ailesi
aggravatable
aggravative
aggravator
aggro
overaggravate
reaggravate
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
exacerbate
heighten
provoke
worsen
accelerate
accrue
add fuel to the fire
add insult to injury
aggrandize
annoy
antagonize
augment
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Sen durumu abarttın.
You've aggravated the situation.
Tom durumu ağırlaştırdı.
Tom aggravated the situation.
Tom durumu kötüleştirdi.
Tom aggravated the situation.
O gerçekten beni kışkırttı.
It really aggravated me.
O, ağır bir hastalıktan acı çekiyor.
He is suffering from an aggravated disease.
Uzun yolculuk onun yarasını ağırlaştırmış.
The long trip aggravated her injury.
Adam öldürmeye teşebbüsten iki kere tutuklandım!
I've been arrested twice for aggravated assault!
Tom şu anda ağırlaştırılmış saldırı suçuyla yüz yüze.
Tom currently faces charges of aggravated assault.
Lombardlar ve Flamanlar arasındaki husumet, kavgayı ağırlaştırdı.
The antagonism between Flemings and Lombards aggravated the quarrel.
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.
It usually comes on gradually and is aggravated by physical activity.
Laurent Fignon, stress zorlaması yaralanmasından dolayı yarışı terk etti.
Fignon quit the race due to injuries aggravated by stress.
Bu nedenle atılan her hamle derinlemesine bir düşünceyi gerektirmektedir.
Further, the offense considered as a whole must be aggravated.