sınamak

verb
C2 seviye
TR → EN
"sınamak" kelimesinin İngilizcesi: try, essay, essay. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltry
Genelessay
Genelessay

Çekim Tablosu

Geniş zamansınar
Geniş (olumsuz)sınamam
Şimdiki zamansınamakta
Gelecek zamansınayabilecek
Geçmiş zamansınadı
Şartsınasa
Gerekliliksınamalı
Emirsına

Tanım

•bilgisini, yeteneğini, yeterliliğini veya niteliğini yoklamak, imtihan etmek
•değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek
•Bilgisini, yeteneğini, yeterliliğini veya niteliğini yoklamak
•Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak

Diğer Dillerde

Almancaanklagen, Anlauf, Aufsatz, ausprobieren, den Prozess machen, Essay
gerund of anklagen
çekim: tamlayan Anklagens
eş: beschuldigen, bezichtigen, Anklage erheben, Klage erheben, klagen
köken: From Middle High German aneklagen. Equivalent to an- + klagen.
aile: Anklägerin, Ankläger, Anklagung
Er wollte rausgehen und ein Experiment durchführen. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Er wird verhaftet und wegen Mordes angeklagt.
Die Staatsanwaltschaft klagt ihn des versuchten Mordes an.
Fransızcadissertation, essai, essayer, goûter, rédaction, s'efforcer (dişil) /di.sɛʁ.ta.sjɔ̃/
dissertation, essay
çekim: çoğul dissertations
eş: composition française
köken: Borrowed from Latin dissertātiōnem, from dissertō.
Il voulait faire des expériences dans la foulée. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
İspanyolcacomposición escrita, ensayo, esforzarse, hacer su mejor esfuerzo, hacer todo lo posible, intentar (eril) /enˈsaʝo/
essay; paper; nonfiction (in genre-labeling contexts) · test/testing, trial, experiment · try, attempt, assay
çekim: çoğul ensayos
eş: try
köken: Inherited from Late Latin exagium, from Latin exigō. Compare French essai. Cognate with English essay and assay.
aile: ensayo y error, tubo de ensayo
Quería salir y hacer un experimento. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Los ensayos clínicos que prueban la molécula en humanos han estado en marcha durante tres años, dijo Sinclair.
to taste, to try, to sample · to nibble
çekim: geçmiş assaggiàto · ortaç assaggiàto · şimdiki assàggia · ulaç assaggiànte
eş: assaporare, degustare, gustare, pregustare, provare, saggiare
köken: From a- + saggio (“test, sample”) + -are. Compare Piedmontese assagé.
aile: assaggiamento, assaggiatore, assaggiatura, assaggio
Voleva uscire e fare delle prove. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Rusçaпробовать, испытывать, экзаменовать /ɪɡzəmʲɪnɐˈvatʲ/
to test (to subject to an exam) · to test, to check
çekim: geçmiş экзаменова́вший · ortaç экзаменова́вший · şimdiki экзамену́ет · ulaç экзамену́ющий
köken: экза́мен (ekzámen) + -ова́ть (-ovátʹ)
aile: экзаменова́ться, отэкзаменова́ть, отэкзаменова́ться, переэкзаменова́ть, переэкзамено́вывать, переэкзаменова́ться, переэкзамено́вываться, поэкзаменова́ть, поэкзаменова́ться, проэкзаменова́ть
Он захотел провести эксперимент. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Arapçaبَحْث, حَاكَمَ, حَاوَلَ, سَعَى, طَلَب, مُحَاوَلَة
فأراد ان يقوم بتجربة بخصوص ذلك — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Farsçaآزمودن, پژوهیدن, جستار, چشش, چشیدن, کوشش /ʔaːz.muː.ˈdan/
to test · to try · to experiment
چون سفر کردم مرا راه آزمود زین سفر کردن ره آوردم چه بود
Azericeçalışmaq, cəhd, cəhd etmək, dadına baxmaq, esse, inşa /t͡ʃɑɫɯʃˈmɑχ/
to work · to try
çekim: geçmiş çalışmış · ortaç çalışmış · şimdiki çalışır
köken: Equivalent to çal- + -ış.
aile: çalış-vuruş, çalışdırma, çalışdırmaq, çalışıb-çapalama, çalışıb-çapalamaq, çalışıb-vuruşma, çalışıb-vuruşmaq, çalışqanlıq, çalışqan, çalışma
Yeni bir layihə üzərində çalışıram.
Narahatçılıq hiss etsəm də, calışıram onu büruzə verməyəm.
Çalış həmişə ədalətli ol.
article
çekim: çoğul мақалалар · tamlayan мақаланың
köken: From Persian مقاله, from Arabic مَقَالَة (maqāla, “article, essay”). Cognate with Kyrgyz макала (makala), Turkish makale, Azerbaijani məqalə, Turkmen makaala, Uzbek maqola, etc.
Özbekçeinsho, maqola, ocherk
essay
çekim: çoğul insholar · tamlayan inshoning
köken: Borrowed from Arabic إِنْشَاء (ʔinšāʔ). Compare Turkish inşa.
Tatarcaинша
to judge, to try (take to court/trial)
çekim: geçmiş berechtten · ortaç berecht · şimdiki berecht · ulaç berechtend
köken: From Middle Dutch berechten. Equivalent to recht + be- -en.
aile: berechting
Hij wilde een experiment opzetten. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Portekizceacionar, autuar, ensaio, esforçar-se, experimentar, processar /a.si.oˈna(ʁ)/
to action · to activate · to apply (brakes)
çekim: geçmiş acionei · ortaç acionado · şimdiki aciona
eş: accionar
köken: Borrowed from French actionner, from Latin actionāre.
Queria fazer uma experiência. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
attempt, try; go (informal)
çekim: çoğul απόπειρες · tamlayan απόπειρας
Ήθελε να πάει και να κάνει ένα πείραμα. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Κάθε ανταγωνιστής επιτρέπεται τρεις απόπειρες.
Japoncaエッセイ, トライ, みる, やってみる, 努める, 挑戦する
essay
köken: From English essay or French essai.
本当にやりました — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
to strive, to exert oneself; to make every effort
çekim: geçmiş 노력했다
eş: 힘쓰다
köken: 노력(努力) (noryeok) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving active verbs).
드러내놓고 실험해 보고 싶어했죠. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
essay
çekim: çoğul essäer · tamlayan essäs
köken: From French essai.
Han ville göra ett experiment. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
to try (to attempt to do or achieve something) · to try, to taste (to sample the flavor of something) · to try (to do something for the first time to experience it)
çekim: geçmiş próbowano · şimdiki próbuje
eş: usiłować, kosztować, smakować, degustować
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *per-der.? Proto-Indo-European *per-der.? Proto-Indo-European *pér Proto-Indo-European *-o Proto-Indo-European *pró Proto-Indo-European *pro-der. Proto-Indo-European *bʰuH-der. Proto-Italic *proβwos Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti Proto-Italic *-āō Proto-Italic *proβwāō Late Latin probō…
aile: próbować swoich sił, spróbować swoich sił, próbować szczęścia, spróbować szczęścia
Postanowił przeprowadzić eksperyment. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Ukraynacaесе́, есе́й, намага́тися, на́рис, про́бувати, стара́тися
Бог допускає це щоб випробувати нашу віру. — Tanrı, inancımızı sınamak için buna izin veriyor.
to try, attempt
çekim: geçmiş कोशिश करता · şimdiki कोशिश करता है
इंसान का कर्तव्य होता है कोशिश करना। कामयाबी, नाकामयाबी सब उसके हाथ में है।
matter, material, substance · subject, discipline (particular area of study, especially one taught in a school) · essay (written composition of moderate length exploring a particular issue or subject written as part of one's schoolwork)
çekim: çoğul aineet · tamlayan aineen
köken: From *aineh, related to Karelian aineh and Estonian aine (loan from Finnish), probably borrowed from Proto-Norse [Term?], from Proto-Germanic *afniz (compare Swedish ämne (“matter, subject”)). The correspondence of Germanic *f with Finnish i may seem exceptional, but has a parallel in eine. The sense “essay” was coined by Finnish folklorist and linguist Daniel Europaeus in 1853 (as ainekirjoitus).
aile: aineellinen, aineeton, -aineinen, aineistaa, aineisto, aineistua, aines, ainedidaktiikka, aineenkirjoittaja, aineenkoetus
Napsauta testataksesi asetuksia. Jos ne ovat kohdallaan, kuulet lauseen puhuttuna. — Yapılandırmayı sınamak için tıklayın. Eğer doğruysa, bir tümce konuşması duyacaksınız.
Hänen lempiaineensa on fysiikka.
aine historiasta
Çekçeesej, pětka, pokoušet se, pokusit se, položení, zkoušet (dişil) /ˈɛsɛj/
essay
çekim: çoğul eseje · tamlayan eseje
köken: Borrowed from English essay, itself from French essai.
Name — Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. Name
essay
çekim: çoğul eseuri · tamlayan eseului
köken: Borrowed from French essai.
El a vrut să iasă şi să facă un experiment. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Macarcabíróság elé állít, esszé, felpróbál, kipróbál, kísérlet, megkísérel /ˈɛsːeː/
essay (written composition of moderate length)
çekim: çoğul esszék
köken: Internationalism, via German Essay (“essay”) and directly from French essai (“try, trial; essay”). First attested in 1831.
aile: esszégyűjtemény, esszéhagyomány, esszéirodalom, esszéírás, esszéíró, esszékérdés, esszékötet, esszéregény, esszétéma, esszévers
Elmenni és ellenőrizni. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
İbraniceהשתדל, מַסָּה, ניסה /(h)iʃtaˈdel/
to try, work at something · to lobby
çekim: geçmiş הִשְׁתַּדַּלְתָּ
הוא רצה ללכת ולעשות ניסוי. — Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
Latinceaggredior, conatus, cōnor, experior, meditatio, meletemata /aɡˈɡrɛ.di.ɔr/
to advance or go to or towards, approach · to approach, address, apply to, solicit · to attack, assault, beset, aggress
çekim: ortaç aggressus · şimdiki aggreditur · ulaç aggrediēns
zıt: discēdō, dīgredior, facessō, excēdō, dēgredior, dēficiō
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂éd Proto-Italic *ad Proto-Italic *ad- Latin ad- Proto-Indo-European *gʰredʰ-der. Latin gradior Latin aggredior From ad- (“to”) + gradior (“step, walk”).
aile: aggressiō, aggressor, aggressūra, aggressus
to test; to try out
çekim: geçmiş afprøvede · ortaç afprøvet · ulaç afprøvende
köken: From af + prøve.
aile: afprøvning
Name — Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. Name
Norveççeforsøk, forsøke, stille for retten
For derfor var det også jeg skrev, for å få vite om I holder prøve, om I er lydige i alt. — Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak için yazdım size.

Örnek Cümleler

Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.
He wanted to go out and do an experiment.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.
But that He may try you by that which He hath given you (He hath made you as ye are).
Tanrı, inancımızı sınamak için buna izin veriyor.
God allows this to test our faith.
Buradaki amaç verilerin I(2) olmadığını sınamaktır.
This distribution function will be denoted by N(d).
Şüphe yok ki biz onu, zulmedenleri sınamak için yarattık,
Which We have reserved as punishment for evil-doers?
Mü'minleri güzel bir imtihanla sınamak için (bunu yaptı).
That He may bestow upon the believers an excellent reward.
Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz.
We burden you with adversity and prosperity—a test.
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. Name
Fun quiz applet to test your friends.
Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz.
We shall send the she-camel to try them.
Sonra, sınamak için sizi onlardan çevirdi ve her şeye rağmen sizi affetti.
Then He put you to flight before (them) in order to try you.
Hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.
Who created death and life in order to try you to see who of you are best of deed.
O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.
Who created death and life in order to try you to see who of you are best of deed.
sınamak ile daha fazla örnek cümle →