Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.But that He may try you by that which He hath given you (He hath made you as ye are).
Buradaki amaç verilerin I(2) olmadığını sınamaktır.This distribution function will be denoted by N(d).
Tanrı, inancımızı sınamak için buna izin veriyor.God allows this to test our faith.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.He wanted to go out and do an experiment.
Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz. Ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.We tempt you with evil and with good as a trial; and to Us you will return.
Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz.We shall send the she-camel to try them.
Şüphe yok ki biz onu, zulmedenleri sınamak için yarattık,Which We have reserved as punishment for evil-doers?
Şüphe yok ki onları sınamak için dişi deveyi gönderiyoruz, artık gözetle onları ve dayan.We shall send the she-camel to try them. So watch them, and be constant.
O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.Who created death and life in order to try you to see who of you are best of deed.
Sonra, sınamak için sizi onlardan çevirdi ve her şeye rağmen sizi affetti.Then He put you to flight before (them) in order to try you.
Hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.Who created death and life in order to try you to see who of you are best of deed.
Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Hele sen onları gözetle, sabret.“We shall send a she-camel to test them, therefore O Saleh, wait and have patience.”
ALLAH dileseydi sizi savaş derdinden kurtarırdı; ancak O sizi böylece birbirinizle sınamaktadır.But (He lets you fight), in order to test you, some with others.
Mü'minleri güzel bir imtihanla sınamak için (bunu yaptı).That He may bestow upon the believers an excellent reward.
Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz.We burden you with adversity and prosperity—a test.
Her nefis, ölümü tadacaktır. Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz.Every soul must taste of death, and We try you with evil and with good, for ordeal.
Biz, kimlerin erdemli davranacağını sınamak için, üzerindeki maddelerle yeryüzünü süsledik.We have caused earthly things to seem attractive so that We can see who will excel in good deeds.
Onların bazılarına, sınamak için verdiğimiz dünya hayatının süslerine gözünü dikme.Do not be envious of what We have given to some people as means of enjoyment and worldly delight.
Yapılandırmayı sınamak için tıklayın. Eğer doğruysa, bir tümce konuşması duyacaksınız.Speed:
Yapılandırmayı sınamak için tıklayın. Festival başlamış olacak ve sınama tümcesi konuşulmuş olacak.Test
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameFun quiz applet to test your friends.
Ayrıca Lycaon, Zeus'un ölümsüzlüğünü sınamak için tanrıyı uyurken öldürmeye çalışır.Moreover, in his quest to test Zeus' immortality Lycaon attempted to murder the god while he slept.
Buradaki amaç verilerin I(2) olmadığını sınamaktır.Man untersucht, welche Ursache(n) Fehler hatten.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.Voilà ce qu'Il vous enjoint.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.Me he mantenido lo que vosotros llamáis honesto.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.Он заставляет Вас мыслить способами, которыми Вы никогда не пользовались прежде».
Ancak Phil, Tommy'yi sınamak için atış poligonunda Tommy'den ateş etmesini ister.ثم أمر رجاله بإشعال النار في الغابة لإجبار جي على الخروج.
Filozofça yaşamanın insanın kendisini ve başkasını sürekli sınamak olduğunu açıklar (28e, 29c-d).Świat wieczny nigdy się nie zmienia, w związku z czym postrzegany jest poprzez rozum (28a – 29b).
Ancak Phil, Tommy'yi sınamak için atış poligonunda Tommy'den ateş etmesini ister.Філ каже, що погодиться, якщо тільки Томмі гарно стріляє.
Amerika Birleşik Devletleri'ne dövüşlere katılmak, kendini sınamak için gider.Chtějí zahájit rozhovory s členskými státy OSN, aby tento cíl přijali za svůj.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi."Segala sesuatu yang kamu kehendaki supaya orang perbuat kepadamu, perbuatlah demikian juga kepada mereka.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.Tân giám mục chọn cho mình châm ngôn:According to your will.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.なおアッラーがあなたがたに与えられた資財の一部をかれらに与えなさい。
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameApplet de quiz amusant pour tester vos amis. Name
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameDivertida miniaplicación de preguntas para poner a prueba a sus amigos. Name
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameKul miniprogram med frågor för att testa dina vänner. Name
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameName
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameQuestionários giros para testar os seus amigos. Name
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameΔιασκεδαστική μικροεφαρμογή κουίζ για τον έλεγχο των φίλων σας! Name
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameВеселий аплет для тестування ваших друзів. Name
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.Dia ingin pergi dan mengadakan penelitian.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.El a vrut să iasă şi să facă un experiment.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.Elmenni és ellenőrizni.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.Er wollte rausgehen und ein Experiment durchführen.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.Han ville göra ett experiment.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.Hij wilde een experiment opzetten.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.Il voulait faire des expériences dans la foulée.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.드러내놓고 실험해 보고 싶어했죠.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş. Öyle de yaptı.Він хотів вийти і провести експеримент. отже, він зробив це.
Çıkıp bunu bir deneyle sınamak istemiş.Postanowił przeprowadzić eksperyment.