munazara
/my.naː.zaˈɾa/
noun
C2 seviye
TR → EN
"munazara" kelimesinin İngilizcesi: debate, controversy, moot, debate, controversy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldebatenoun
Genelcontroversy
Genelmoot
Geneldebate
Genelcontroversy
Geneldebate
Genelcontroversy
Geneldebate
Genelcontroversy
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)münazarayı
Yönelme (-e)münazaraya
Bulunma (-de)münazarada
Çıkma (-den)münazaradan
Tamlayan (-in)münazaranın
Çoğul (-ler)münazaralar
Tanım
•isim: Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
•edebiyat: Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü
Diğer Dillerde
Almancadebatte (dişil)
debate
çekim: çoğul Debatten · tamlayan Debatten
eş: Meinungsstreit, Rededuell, Streitgespräch, Wortgefecht, Aussprache, Besprechung
köken: Borrowed from French débattre.
aile: Agrardebatte, Asyldebatte, Atom-Debatte, Atomdebatte, Auferstehungsdebatte, Bauhausdebatte, Bauhaus-Debatte, Bohr-Einstein-Debatte, Brenner-Debatte, Bundestagsdebatte
Wir debattieren. — Bir münazara düzenliyoruz.
Fransızcacontroverse, débat, débattre, discussion, polémique (dişil) /kɔ̃.tʁɔ.vɛʁs/
controversy (debate, discussion of opposing opinions)
çekim: çoğul controverses
eş: discussion, polémique
köken: Inherited from Middle French controverse, Old French controversie, from Latin contrōversia.
Nous faisons un débat. — Bir münazara düzenliyoruz.
İspanyolcacontroversia, cuestión batallona, debate, debatir, manzana de la discordia, polémica (dişil) /kontɾoˈbeɾsja/
controversy
çekim: çoğul controversias
köken: Borrowed from Latin contrōversia.
Vamos a tener un debate. — Bir münazara düzenliyoruz.
İtalyancadecidere, dibattere, dibattito, discussione, discutere, riflettere /deˈt͡ʃi.de.re/
to decide (on), to fix, to arrange, to determine · to choose, to decide (on) · to settle, to decide, to resolve
çekim: geçmiş decìso · ortaç decìso · şimdiki decìde · ulaç decidènte
eş: concludere, definire, determinare, fissare, proporsi, risolvere
köken: From Latin dēcīdere, from dē + caedō.
Siamo qui per un dibattito. — Bir münazara düzenliyoruz.
questo esame può decidere del tuo avvenire
Rusçaдиспут, дискуссия
У нас - дебаты. — Bir münazara düzenliyoruz.
Arapçaجَدَل, مُنَاظَرَة, مُنَاقَشَة
كريس أندرسون: سنجري مناظرة. — Chris Anderson: Bir münazara düzenliyoruz.
Farsçaبحث کردن, هم ستیزی /ˈbahs kar.ˈdan/
to discuss
çekim: geçmiş بحث کرد · ortaç بحث کرده · şimdiki بحث میکند · ulaç بحث کننده
Azericemübahisə, müzakirə
argument (a verbal dispute; a quarrel) · debate · lawsuit
çekim: çoğul mübahisələr · tamlayan mübahisənin
köken: From Arabic مُبَاحَثَة (mubāḥaṯa).
aile: mübahisə etmək, mübahisəli
Kazakçaдебат, жарыссөз, пікірсайыс, пікірталас, сөз жарыстыру
debate
çekim: çoğul пікірсайыстар · tamlayan пікірсайыстың
köken: From пікір (pıkır, “opinion”) + сайыс (saiys, “contest”).
aile: жарыссөз, пікірталас
Özbekçebahs, muhokama, munozara, muzokara
quarrel, dispute, controversy, argument
çekim: çoğul bahslar · tamlayan bahsning
köken: Borrowed from Arabic بَحْث (baḥṯ).
Tatarcaбәхәс
Felemenkçebespreken, bespreking, debatteren, discussie, meningsverschil, uitpraten /bəˈspreːkə(n)/
to discuss
çekim: geçmiş bespraken · ortaç besproken · şimdiki bespreekt · ulaç besprekend
köken: From Middle Dutch besprēken, from Old Dutch *bisprekan, from Proto-Germanic *bisprekaną. Equivalent to be- + spreken.
aile: bespreekbaar, bespreker, bespreking, besprokene, meestbesproken, onbesproken, veelbesproken
We gaan een debat houden. — Bir münazara düzenliyoruz.
Laten we de plannen voor het evenement bespreken tijdens de vergadering.
Ze hebben besloten om de kwestie intern te bespreken voordat ze een beslissing nemen.
We hebben uitgebreid de mogelijkheden besproken en zijn tot een consensus gekomen.
Portekizcecontrovérsia, debater, discussão, polêmica (dişil) /kõ.tɾoˈvɛʁ.si.ɐ/
controversy
çekim: çoğul controvérsias
eş: debate, discussão, disputa, polêmica, querela
köken: Learned borrowing from Latin contrōversia.
Há duas modalidades de disputas: kata e luta. — Münazarada iki taraf vardır: hükümet ve muhalefet.
to juxtapose, compare
çekim: geçmiş αντιπαρέθεσα
Θα διεξάγουμε ένα ντιμπέιτ. — Bir münazara düzenliyoruz.
debate (formal argument or discussion about a certain topic)
köken: From English debate.
討論の主題は — Chris Anderson: Bir münazara düzenliyoruz.
discussion
köken: Sino-Korean word from 論議
크리스 앤더슨(이하 CA): 토론을 진행할텐데요. — Chris Anderson: Bir münazara düzenliyoruz.
a debate
çekim: çoğul debatter · tamlayan debatts
köken: From French débat.
aile: debattera, debattledare, debattör, valdebatt, debattartikel
Vi ska ha en debatt. — Bir münazara düzenliyoruz.
en offentlig debatt
Lehçespór (eril) /ˈspur/
argument, conflict · ergot (Claviceps purpurea)
çekim: çoğul spory · tamlayan sporu
eş: sprzeczka, zatarg, kłótnia, polemika, dyskusja, dysputa
köken: Etymology tree Proto-Slavic *sъporъ Polish spór Inherited from Proto-Slavic *sъporъ.
Mamy dyskusję. — Bir münazara düzenliyoruz.
Ukraynacaдеба́ти, диску́сія, обміркува́ння, спереча́тися, спір, супере́ка /sʲpʲir/
dispute, argument
çekim: çoğul спо́ри · tamlayan спо́ру
köken: Inherited from Old Ruthenian споръ (spor), from Old East Slavic съпоръ (sŭporŭ), from Proto-Slavic *sъporъ.
aile: спі́рний, спо́рити
Може, у вас у школі був гурток французької або риторики. — Sizin okullarınızda Fransız kulübü veya Münazara kulübü olabilir.
Hintçeचर्चा करना, बहस, बहस करना, बिबाद, वाद-विवाद, वाद-विवाद करना /t͡ʃəɾ.t͡ʃɑː kəɾ.nɑː/
to discuss, engage in talks
çekim: geçmiş चर्चा करता · şimdiki चर्चा करता है
देशों के नेताओं ने फैलती हुई अशांती की चर्चा की।
Fincedebatti, kiista, sanaharkka, väitellä, väittely /ˈdebɑtːi/
A debate.
çekim: çoğul debatit · tamlayan debatin
köken: From French débat.
aile: debatoida, debattikirjallisuus
Kirjansitomo jatkaa siitä mihin kirjapaino päättää työnsä. — Bu nedenle, kitabın yazarının kim olduğuyla ilgili münazara devam etmektedir.
Çekçedebata, debatovat, kontroverze (dişil) /ˈdɛbata/
debate, discussion
çekim: çoğul debaty · tamlayan debaty
eş: diskuse, hovor, rozhovor, rozprava, pokec, disputace
köken: Borrowed from German Debatte.
Na řadě je debata. — Bir münazara düzenliyoruz.
vyvolat debatu
Rumencecontroversă, dezbatere, discuție, dispută, polemică (dişil)
contest · controversy
çekim: çoğul controverse · tamlayan controverse
eş: dispută
köken: Borrowed from French controverse.
Avem o dezbatere. — Bir münazara düzenliyoruz.
Macarcamegvitat, polémia, vita, vitatkozik, vitázik /ˈmɛɡvitɒt/
to debate, discuss
çekim: geçmiş megvitattak
köken: meg- + vitat
aile: megvitatgat, megvitatható
Most egy vitát tartunk. — Bir münazara düzenliyoruz.
İbraniceדִּיּוּן, חילוקי דעות, מחלוקת (dişil)
dispute, disagreement, argument
çekim: çoğul מַחְלוֹקוֹת
כריס אנדרסון: אנו עורכים עימות. — Chris Anderson: Bir münazara düzenliyoruz.
Latincealtercatio, contrōversia, disputātiō, disputō (dişil) /aɫ.tɛrˈkaː.ti.oː/
dispute, debate · altercation
çekim: çoğul altercātiōnēs · tamlayan altercātiōnis
köken: Etymology tree Latin altercor Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin altercātiō From altercor + -tiō.
Dancadebat
debate
çekim: çoğul debatter · tamlayan debats
köken: From French débat.
Vi afholder en debat. — Bir münazara düzenliyoruz.
Endonezcekontroversi, perdebatan /kɔntroˈvɛrsi/
controversy
çekim: çoğul kontroversi-kontroversi
köken: From English controversy, from Middle English controversie, from Old French controversie, from Latin contrōversia (“debate, contention, controversy”), from contrōversus (“turned in an opposite direction”).
Kita akan berdebat. — Bir münazara düzenliyoruz.
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish مناظره (münâzare, münâzara), from Arabic مُنَاظَرَة (munāẓara).
Örnek Cümlelermunazara ile daha fazla örnek cümle →
Münazara için oda var.
There's room for debate.
Bir münazara düzenliyoruz.
We're having a debate.
Münazaraya bin kişi katıldı.
Thousands of people came for the event.
Başkanlık münazarasını izledin mi?
Did you watch the presidential debate?
Tom lisenin münazara takımına katıldı.
Tom joined his high school's debating team.
Sylvan Münazara Kulübü'[2]nün bir üyesiydi.
He was a member of the Sylvan Debating Club.
Okulda yeni bir kulüp kuruyor, Politika Münazarası.
He is starting a new club at school, Policy Debate.
Ancak münazaranın hakemleri McDougall’ın lehine oy verdiler.
"Mr McDougall Opposed".
Tom öğretmeninin önerisiyle okulunun münazara takımına katıldı.
Tom joined his school's debating team at the suggestion of his teacher.
Münazara "Dünyanın şu anda ihtiyacı olan şey nükleer enerjidir"
The debate is over the proposition:
Sizin okullarınızda Fransız kulübü veya Münazara kulübü olabilir.
You might have had a French club or a Debate club.
Üçüncü münazaraya katılamayınca 28 Ağustos 2019'da yarıştan çekildi.
After failing to qualify for the third debate, she withdrew from the race on August 28, 2019.
İlgili Sorular
Büyük bir münazara yapmam için uygun başlıklar nelerdir?
Aile ve eğitim temalı bir münazara konusu seçmem lazım, önerileriniz neler?
Aile ve eğitim üzerine bir münazara konusu arıyorum, fikir verir misiniz?
İngilizce bir münazara için kürtajın olumlu ve olumsuz yönlerini sıralayabilir misiniz?
Din üzerine bir münazara, Özel Olimpiyatlar’da yarışmaya benzetildiğinde ne anlama geliyor?