kurnazlık

/kuɾ.nazˈɫɯk/
noun
C2 seviye
TR → EN
"kurnazlık" kelimesinin İngilizcesi: slyness, cunningness, finesse, cunning, subtlety. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelslynessnoun
Genelcunningnessnoun
Genelfinesse
Genelcunning
Genelsubtlety
Genelsubtlety
Genelastuteness
Genelsubtlety
Genelastuteness

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kurnazlığı
Yönelme (-e)kurnazlığa
Bulunma (-de)kurnazlıkta
Çıkma (-den)kurnazlıktan
Tamlayan (-in)kurnazlığın
Çoğul (-ler)kurnazlıklar

Tanım

•Kurnaz olma durumu veya kurnazca iş

Diğer Dillerde

past participle of abfeimen
çekim: karşılaştırma abgefeimter · üstünlük am abgefeimtesten
eş: arglistig, ausgefuchst, ausgekocht, bedacht, clever, durchtrieben
aile: Abgefeimtheit
Haltet durch, Freunde, und seid vorsichtig!“. — ( Tutarlı olun, yapaylık ve kurnazlıktan uzak durun. )
to finesse
çekim: geçmiş finassé · ortaç finassé · şimdiki finasse · ulaç finassant
köken: From finesse + -er.
Je suis venu vous voir sans le moindre subterfuge et j'ai présenté ma meilleure offre. — Herhangi bir kurnazlık düşünerek gelmedim.
İspanyolcaamañar, apañar, ardid, ardil, artero, astucia /amaˈɲaɾ/
to rig, fix, meddle with
çekim: geçmiş amañé · ortaç amañado · şimdiki amaña
köken: From a- + maña + -ar.
aile: amaño
Vine aquí sin ningún subterfugio y presenté mi mejor oferta. — Herhangi bir kurnazlık düşünerek gelmedim.
cunning, slyness
çekim: çoğul furberie
eş: furbizia, scaltrezza, astuzia, malizia
köken: From furbo + -eria.
coglie di sorpresa i saggi nella loro astuzia e manda in rovina il consiglio degli scaltri — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Rusçaхитрость, лукавство; плутовство
хитрость, лукавство; плутовство
Избавиться от него удалось только хитростью. — Ondan sadece kurnazlık sayesinde kurtulmak mümkündür.
Arapçaبَرَاعَة, مَاكِر
الآخذ الحكماء بحيلتهم فتتهور مشورة الماكرين. — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Farsçaرند, گربز, مکار /ˈrind/
knave; rogue; ruffian; debauched person · someone who seems morally debauched, but is pure at heart and superior to those who blindly follow social norms · a skilled gambler
çekim: çoğul رِندان
köken: Unknown. The Arabic broken plural is unetymological. Akin to Northern Kurdish rind.
aile: رِندانه, رِندی
از دزدان خلقی را به خود گرد کرده بود، از اوباشان و رندان روستا چهار هزار مرد.
طایفهٔ رندان بخلاف درویشی بدر آمدند و سخن ناسزا گفتند و بزدند و برنجانیدند.
عاشق و رند و نظربازم و میگویم فاش تا بدانی که به چندین هنر آراستهام
Özbekçeayyor
skillful
çekim: karşılaştırma bedrevener · üstünlük bedrevenst
köken: From bedrijven.
aile: bedrevenheid
Armoede zoekt list. — Yoksulluk kurnazlık öğretir.
Portekizceastúcia, esperteza, esperto, fino, habilidade, matreiro (dişil) /asˈtu.si.ɐ/
astuteness, craftiness, cunning
çekim: çoğul astúcias
eş: esperteza, inteligência, sagacidade, sapiência
köken: Borrowed from Latin astūtia.
Ele apanha os sábios na sua própria astúcia, e o conselho dos perversos se precipita. — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Yunancaπονηριά (dişil) /po.niɾˈʝa/
cunning, guile · ruse, wile
çekim: çoğul πονηριές · tamlayan πονηριάς
eş: καπατσοσύνη, ατσιδοσύνη, ατσιδισμός
köken: Inherited from Byzantine Greek πονηριά (ponēriá), from Ancient Greek πονηρία (ponēría, “knavery, mischief”), with synizesis. By surface analysis, πονηρ(ός) (ponir(ós)) + -ιά (-iá)
οστις συλλαμβανει τους σοφους εν τη πανουργια αυτων και η βουλη των δολιων ανατρεπεται — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Japonca巧妙な, 技巧, 狡猾, 狡猾な /ɡʲiko̞ː/
technique, technical ability, finesse, skill
2^8*2^8は、これが 2 つです。 — Ama burada küçük bir kurnazlık yapabiliriz, iki tane iki üzeri sekiz var değil mi?
Korece교활하다 /kjoβwa̠ɾɦa̠da̠/
to be crafty, to be sly
eş: 교쾌하다, 교힐하다
köken: 교활(狡猾) (gyohwal) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
간교한 자로 자기 궤휼에 빠지게 하시며 사특한 자의 계교를 패하게 하시며 — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
finesse (skill, refinement, elegance) · an (attractive) feature · a (clever, subtle) point (of something)
çekim: çoğul finesser · tamlayan finessens
Det andra syftet var att en gång för alla mota bort alla katoliker ur landet. — Bir kurnazlıkla bütün Hıristiyan erkekleri kale dışına çıkarttı.
stil och finess
Diskmaskinen har många smarta finesser
Finessen med den här manövern är att motståndaren tvingas gå på defensiven
Lehçechytrość, chytry, cwaniactwo, cwany, finezja, impas (dişil) /ˈxɘ.trɔɕt͡ɕ/
cunning, slyness, craftiness, guile · greed, avarice
çekim: tamlayan chytrości
eş: podstępność, przebiegłość, spryt, chciwość, skąpstwo, sknerstwo
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xytrъ Proto-Indo-European *-Hostis Proto-Balto-Slavic *-astis Proto-Slavic *-ostь Proto-Slavic *xytrostь Old Polish chytrość Polish chytrość Inherited from Old Polish chytrość. By surface analysis, chytry + -ość.
Który chwyta mądrych w chytrości ich, a radę przewrotnych prędko niszczy. — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Ukraynacaлука́вий, хи́трий
Та є один фокус тут, у нас же насправді дві 2 у восьмому ступені, так? — Ama burada küçük bir kurnazlık yapabiliriz, iki tane iki üzeri sekiz var değil mi?
Fincefinessi, hienostuneisuus, hyvä veto, kiero, kierous, ovela /ˈfinesːi/
finesse (property of having elegance, grace, refinement, or skill)
çekim: çoğul finessit · tamlayan finessin
köken: From French finesse through Swedish finess.
hän vangitsee viisaat heidän viekkauteensa; ovelain juonet raukeavat: — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
cunning, sly
çekim: karşılaştırma mazanější · üstünlük nejmazanější
aile: mazaný jako liška, všemi mastmi mazaný
Kterýž lapá moudré v chytrosti jejich; nebo rada převrácených bláznová bývá. — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Rumencecapacitate, priceput, șiret, viclean, viclenie (dişil) /kapatʃiˈtate/
capacity
çekim: çoğul capacități · tamlayan capacități
köken: Borrowed from French capacité, from Latin capacitas.
Am venit aici fără niciun subterfugiu şi mi-am prezentat cea mai bună ofertă. — Herhangi bir kurnazlık düşünerek gelmedim.
catty, cunning, sneaky, sly, treacherous (surreptitiously malevolent) · insidious (wasting in a stealthy, gradual manner) · sneaky, dishonest, deceitful (done in secret)
çekim: karşılaştırma alattomosabb · üstünlük legalattomosabb
aile: alattomosan, alattomoskodik, alattomosság
Minden hátsó szándék nélkül jöttem, és a legjobb ajánlatommal álltam elő. — Herhangi bir kurnazlık düşünerek gelmedim.
Latinceastus, callidus, vafer, versūtia, versūtus (eril) /ˈaːs.tʊs/
(by) craft, cunning, guile (with a positive or negative connotation) · tricks, stratagems
çekim: çoğul ā̆stūs · tamlayan ā̆stūs
eş: dolus, calliditās
köken: Of uncertain origin. Suggestions include: * from Proto-Indo-European *h₂éd-*sth₂u- (“a standing by”), from *steh₂-, thus formed to astō (“to stand by”) like the verb praestō to the adverb of the same form, with a by-form praestū. In this case the full nominal declension is secondary; * from Ancient Greek ἄστυ (ástu), from the common characterization of city-dwellers as more intelligent, also seen…
aile: ā̆stūtus, ā̆stūtia
Dancaknibe, listig, snedig (nötr)
pinch, predicament, tight spot, difficulties
çekim: çoğul kniber · tamlayan knibes
köken: From Middle Low German knīpe.
som fanger de vise i deres Kløgt, så de listiges Råd er forhastet; — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Norveççesnedighet
han som fanger de vise i deres kløkt og lar de listiges råd bli forhastet; — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Vietnamcaláu lỉnh, xảo quyệt, xảo trá /law˧˦ lïŋ˧˩/
roguish; sly; clever
köken: -inh reduplication of láu.
Ngài bắt kẻ khôn ngoan trong chước móc họ, Mưu kế của kẻ quỉ quái bèn bị hại. — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Bulgarcaизкусен, импас, кова́рен, коварство, лука́в, лукавство /isˈkusɛn/
temptuous (attracting admiration) · → skilful, adroit, dexterous, versed (of agent, performer)
çekim: karşılaştırma по́-изку́сни · üstünlük на́й-изку́сни
köken: From изкуся́ (izkusjá, “to temp”) + -ен (-en).
Който улавя мъдрите в лукавството им, Тъй че намисленото от коварните се прекатурва. — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Slovakçachytrý, prefíkaný /xitriː/
clever (mentally sharp or bright) · smart (technology)
çekim: karşılaştırma chytrejší · üstünlük najchytrejší
zıt: hlúpy
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xytrъ Slovak chytrý Inherited from Proto-Slavic *xytrъ.
aile: chytrák, chytráčik, chytrosť, chytráčka, chytrácky
To však nedokáže docieliť bez dávky odhodlanosti, vážnosti a dôkladnosti. — Ancak kurnazlık ve ciddiyetsizlik yapmadan duramamaktadır.
Slovencezvit
On zasačuje modre v njih lastni zvijači, in premetencev namera se izvrne. — Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
Litvancagudrus (eril) /ɡʊˈdrʊs/
clever · sly, cunning
çekim: karşılaştırma gudriaũ · üstünlük gudriáusia
köken: According to Smoczynski, an adjectival derivative of gùsti (“to practice, get used to”), of unclear origin. Cognate with Latvian gudrs. Other theories linking the word to the root of gauti (“to acquire, get”), or to Hittite [script needed] (kutru(wa), “witness”), are subject to debate.
aile: gudrėti, gudrinti, gudragalvis m, gudragalvė, gudrybė, gudročius, gudrumas, gudruolis m, gudruolė, gudrutis
gudrus žmogus
gudrus kaip lapė

Etimoloji

By surface analysis, kurnaz + -lık.

Örnek Cümleler

Seni kurnazlıkla yendim.
I outsmarted you.
Onu kurnazlıkla altettim.
I outwitted him.
O beni kurnazlıkla yendi.
He outsmarted me.
Tom'u kurnazlıkla yendim.
I outsmarted Tom.
Bu bir kurnazlık olabilir.
It could just be a ruse.
O beni kurnazlıkla alt etti.
She outsmarted me.
Herkesi kurnazlıkla yendiğimizi sandım.
I thought we'd outsmarted everybody.
Ancak kurnazlık ve ciddiyetsizlik yapmadan duramamaktadır.
Practicing mindfulness without wisdom and compassion is not enough.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.
He takes the wise in their own craftiness; the counsel of the cunning is carried headlong.
Kurnazlık ve aptallık karışımıdır, mükemmel bir akrobat ve dansçıdır.
He was both cunning and ignorant, but an accomplished dancer and acrobat.
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.
They conspire with cunning against your people. They plot against your cherished ones.
"Tilki" kurnazlık ya da yıkımın sembolü olarak yorumlanmıştır (Schürer 342 ve n.
The "fox" had been interpreted as a symbol of either cunning or destruction (Schürer 342 and n.
kurnazlık ile daha fazla örnek cümle →