kıvanç

name
TR → EN
"kıvanç" kelimesinin İngilizcesi: pleasure, cheer, elate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpleasurenoun
Genelcheer
Genelelate

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kıvancı
Yönelme (-e)kıvanca
Bulunma (-de)kıvançta
Çıkma (-den)kıvançtan
Tamlayan (-in)kıvancın
Çoğul (-ler)kıvançlar

Tanım

•Bir kız adı. kız ad
•övünç, iftihar
•sevinç
•İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku
•Övünülecek bir olaydan dolayı sevinme eylemi

Diğer Dillerde

to cheer (someone) up · to clear (up) (of weather etc.)
çekim: geçmiş heiterte auf · ortaç aufgeheitert · şimdiki heitert auf · ulaç aufheiternd
köken: auf- + heiter + -n.
Dieser Ausdruck, auch als Stolz bekannt, wurde von Jessica Tracy untersucht. — Jessica Tracy'nin üzerinde çalıştığı kıvanç olarak bilinen ifade.
to acclaim, applaud (to shout applause)
çekim: geçmiş acclamé · ortaç acclamé · şimdiki acclame · ulaç acclamant
eş: applaudir, bisser, faire une ovation, ovationner, rappeler
köken: Borrowed from Latin acclāmāre (“applaud”).
J'ai vu qu'elle a raison. (...) — Ümit Kıvanç: Twitter'daydım. (...)
to acclaim, applaud
çekim: geçmiş aclamé · ortaç aclamado · şimdiki aclama
eş: vitorear
köken: Borrowed from Latin acclāmāre (“applaud”).
Él es el hijo mediano. — Halit Kıvanç'ın oğludur.
good mood, good temper, good cheer, high spirits
çekim: çoğul buonumori
eş: allegria, gioia, euforia, serenità, contentezza, letizia
köken: Univerbation of buon (“good”, apocopic form of buono) + umore (“mood”). Compare French bonne humeur.
È il figlio tonto di Gracen. — Halit Kıvanç'ın oğludur.
Rusçaгордость, мужское имя, радость (dişil) /ˈɡordəsʲtʲ/
pride
çekim: çoğul го́рдости · tamlayan го́рдости
köken: го́рдый (górdyj) + -ость (-ostʹ)
При этом он энергично отрицал расистские мотивы. — Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.
Arapçaلَذَّة, مُتْعَة
هذا التعبير المعروف بالشعور بالفخر درسته جيسكا تريسي وهي تظهر أن — Jessica Tracy'nin üzerinde çalıştığı kıvanç olarak bilinen ifade.
Farsçaهلهله
pleasure, delight, enjoyment
çekim: çoğul həzlər · tamlayan həzzin
köken: From Arabic حَظّ (ḥaẓẓ).
content, satisfaction
çekim: çoğul айыздар · tamlayan айыздың
köken: Possibly from Arabic حَيْض (ḥayḍ, “menstruation”), compare dialectal қайыз (qaiyz), айыс (aiys). Cognate with Kyrgyz айыз (ayız, “menstruation”)
айызы қану
Özbekçelazzat, zavqlanish
pleasure
çekim: çoğul lazzatlar · tamlayan lazzatning
köken: Ultimately from Arabic لَذَّة (laḏḏa).
aile: belazzat, lazzatlanmoq, lazzatli, lazzatsiz
Tatarcaләззәт
Felemenkçegenoegen, genot, jubel, jubelen, juich, juichen (nötr) /ɣə.ˈnu.ɣə(n)/
satisfaction · pleasure, delight
çekim: çoğul genoegens
köken: From Middle Dutch genoegen, the gerund of the verb genoegen (“to have enough, to be satisfied”).
Op dit moment voel ik me goed. (...) — Ümit Kıvanç: Twitter'daydım. (...)
Portekizceagradar, prazer, voluptuosidade /a.ɡɾaˈda(ʁ)/
to please · to be nice to, to fuss over · to be pleasing, to please
çekim: geçmiş agradei · ortaç agradado · şimdiki agrada
eş: aprouver, gorentar
köken: From a- + grado + -ar, from Latin grātum < grātus.
Acompanhei essa questão no Iraque. (...) — Ümit Kıvanç: Twitter'daydım. (...)
pleasure, enjoyment, delight · sensual pleasure
çekim: çoğul απολαύσεις · tamlayan απόλαυσης
Αυτή η έκφραση που είναι γνωστή ως υπερηφάνεια, έχει μελετηθεί από την Τζέσικα Τρέισι. — Jessica Tracy'nin üzerinde çalıştığı kıvanç olarak bilinen ifade.
Japonca励ます, 喜び, 喝采する, 声援する, 快感 /ha̠ɡe̞ma̠sɨ/
to cheer up, to encourage, to be supportive, to comfort
çekim: geçmiş 励ました
zıt: 凹ます
弾丸の音を聞いた時、確かに何か惹かれるものを感じた。 — Silah sesi geldikten sonra baktım Kıvanç şoktaydı.
joy; happiness
eş: 즐거움, 환희
köken: Substantive form of the adjective 기쁘다 (gippeuda, “to be happy”).
남부에는 거의 없다. — Kıvanç Güney.
기쁨에 넘쳐 자신도 모르게 크게 소리치다
to greet by saying "hej" · to cheer on (someone/something – can also mean "root for," like in English) · to root for (someone/something)
çekim: geçmiş hejade · ortaç hejande · ulaç hejande
köken: hej + -a.
aile: hejaramsa, hejarop, påhejad, påhejare
De får sonen Loÿs. — Halit Kıvanç'ın oğludur.
Jag hejar på Manchester United
Vilket lag hejar du på?
hooray (elated expression of approval)
eş: wiwat
köken: Onomatopoeic.
Na przykład: Ich habe das tun müssen. (=Musiałem to zrobić.) — Ümit Kıvanç: Twitter'daydım. (...)
Ukraynacaвті́ха, задово́лення, приє́мність, розра́да, уті́ха
Нове Місто (ul. — Kıvanç Kasabalı (d.
Hintçeआनन्द, मज़ा (eril) /ɑː.nənd̪/
alternative form of आनंद (ānand)
çekim: çoğul आनन्दों
Fincehilpeys, hurraahuuto, hurrata, ilahduttaa, ilo, iloisuus /ˈhilpeys/
cheer, mirth, joy
çekim: çoğul hilpeydet · tamlayan hilpeyden
köken: hilpeä + -ys
Radio Millenniumin virkistyspäivä. — Halit Kıvanç'la Radyo Günleri.
Çekçepotěšení, rozkoš, slast (nötr) /ˈpocɛʃɛɲiː/
verbal noun of potěšit · pleasure (state of being pleased)
çekim: çoğul potěšením
zıt: bolest, utrpení
köken: From potěšit + -ení.
Staré Město (D. — Kıvanç Kasabalı (d.
poskytovat potěšení
najít potěšení
Rumenceplăcere (dişil) /pləˈt͡ʃe.re/
pleasure
çekim: çoğul plăceri · tamlayan plăceri
köken: From plăcea + -re, from Latin placēre. Compare Aromanian plãtseari, Italian piacere, French plaisir, Spanish placer, Portuguese prazer.
aile: plăcea, plăcut
Această expresie, cunoscută drept "mândrie", a fost studiată de Jessica Tracy. — Jessica Tracy'nin üzerinde çalıştığı kıvanç olarak bilinen ifade.
Macarcabelátás, biztat, buzdít, drukkol, éljen, éljenez /ˈbistɒt/
to encourage · to promise, to hold out promises or a possibility (with -val/-vel) · to persuade, talk someone into something
çekim: geçmiş biztattak
köken: From bízik (“to trust in someone or something”) + -tat (causative suffix).
aile: biztatás, biztatható, felbiztat, megbiztat, rábiztat
Ezt a kifejezést, amit egyébként büszkeségként ismerünk, Jessica Tracy tanulmányozta. — Jessica Tracy'nin üzerinde çalıştığı kıvanç olarak bilinen ifade.
A barátom állással biztat.
İbraniceהֵרִיעַ, עוֹדֵד, עונג \ עֹגֶג, תשואות (dişil)
applause, acclamation, cheers
çekim: çoğul תְּשׁוּאוֹת
השאיר אחריו אשה (חוה) ושני ילדים קרני (בת) ואבי (בן). — Evli olan Hakkı Kıvanç, biri erkek, biri kız iki çocuk babasıdır.
delight · amusement, pastime
çekim: çoğul dēlectāmenta · tamlayan dēlectāmentī
Dancabehag, fornøjelse, heppe, vellyst /beˈhæˀj/
pleasure
çekim: tamlayan behags
köken: From Middle Low German behach, from behagen (“to please”).
aile: velbehag
Dette udtryk, som er kendt som stolthed, har Jessica Tracy studeret. — Jessica Tracy'nin üzerinde çalıştığı kıvanç olarak bilinen ifade.
Norveççefornøyelse, heiarop, heie
Det blir snaut med poeng av sånt. — Halit Kıvanç attı bu sıfatı ortaya.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish قوانج (kıvanç, “joy; vain, conceited”, noun; adjective). From Proto-Turkic *kïb (“luck, happiness”). Cognate with Kazakh қуаныш (quanyş, “joy”), Kyrgyz кубаныч (kubanıc), etc.

Örnek Cümleler

Ümit Kıvanç: Twitter'daydım. (...)
Since then I've been watching after her. (...)
Başbakanın sözleri kıvançlı alkışlarla karşılandı.
His remarks were greeted with enthusiastic applause.
Kosova birinci yaşgününü kıvanç ve hüsranla kutladı
Kosovo celebrates first anniversary amid elation, frustration
"'Kıvanç ve Kenan değil ama Nejat İşler uyar bana'".
"'Kıvanç ve Kenan değil ama Nejat İşler uyar bana'".
"Kaderim" (4:06)(söz - müzik: Sezen Aksu, düzenleme: Kıvanç K.)
"Kaderim" (4:06)(lyrics - music: Sezen Aksu, arrangement: Kıvanç K.)
Jessica Tracy'nin üzerinde çalıştığı kıvanç olarak bilinen ifade.
This expression, which is known as pride, Jessica Tracy has studied.
AK'nin kararı Romen siyasi çevresi ve medyasında kıvanç ve ihtiyatla karşılandı
EC decision greeted with celebration, caution among Romanian politicians and media
Tercihli statüsünü Sırbistan Başbakanı Vojislav Kostunica'da kıvançla karşıladı.
Serbian Prime Minister Vojislav Kostunica also hailed the preferential status.
"Ud Taksimi" (0:57) "Tutuklu" (4:25) (söz - müzik: Sezen Aksu, düzenleme: Kıvanç K.)
"Ud Taksimi" (0:57) "Tutuklu" (4:25) (lyrics - music: Sezen Aksu, arrangement: Kıvanç K.)
Bunların her ikisi de büyük bir saygı, onur ve kıvançla, ayrıca dostlarla geri dönmüştür.
Both return with enhanced honor, but also with companions.
kıvanç ile daha fazla örnek cümle →