Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kâni

kani

/kaˈnɯ/
adj
B1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"kani" kelimesinin İngilizcesi: content, opinion, belief, confident, esteem. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcontentadj
Genelopinionnoun
Genelbeliefnoun
Genelconfident
Genelesteem

Görsel

Akustik pizza dükkanı oturumu - sıcak lezzetAğaç kabuğunda yukarı bakan alaca ağaçkakanın doğal ortam portresiAhşap Sıraları ve Yüksek Kemerleriyle Görkemli Bir Kilise İç MekanıAhşap Detaylar ve Vitray Işığıyla Süslü Huzurlu Bir Kilise İç Mekanı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kanıyı
Yönelme (-e)kanıya
Bulunma (-de)kanıda
Çıkma (-den)kanıdan
Tamlayan (-in)kanının
Çoğul (-ler)kanılar

Tanım

isim: Bir konuda kesin delillere dayanmadan varılan yargı
sıfat: Kanaat getirmiş, inanmış

Atasözü & Deyim

Acıkanın yanağından, susayanın dudağından belli olur
Adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork
Azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır
Irz insanın kanı pahasıdır
Kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar

Diğer Dillerde

opinion; mode of view; outlook · intuition
çekim: çoğul Anschauungen · tamlayan Anschauungen
köken: From Middle High German anschouwunge, calque of Latin vīsiō; analysable as anschauen + -ung.
aile: Anschauungsunterricht, Weltanschauung
FliegerspracheTaal Volkanı
In den Naturwissenschaften stimuliert jede neue Anschauung neue Experimente und Beobachtungen.
insured · assured
çekim: çoğul assurés
Tu as saigné du nez.Burnun kanıyor.
appreciation
çekim: çoğul apreciaciones
eş: consideración, estimación
İtalyancaconcetto, conclusioni, fiducioso, giudizio, opinione, parere (eril) /konˈt͡ʃɛt.to/
concept · opinion · idea
çekim: çoğul concetti
köken: From Latin conceptus (“received, caught; derived from; contained, held; adopted; conceived”). It was also originally the past participle of concepire.
firm, stable, solid · reliable, consistent, steady · sound, healthy
köken: Inherited from Middle Persian [Book Pahlavi needed] (ʾwstwbʾl /⁠awestwār⁠/), 𐫀𐫇𐫏𐫘𐫤𐫇𐫀𐫡 (ʾwystwʾr).
Azericearxayın, fikir, nəzər, rəy /ɑɾxɑˈjɯn/
calm, tranquil, unworried · confident · carefree
çekim: karşılaştırma daha arxayın · üstünlük ən arxayın
köken: From arxa (“back; support”). Compare Turkmen arkaýyn (“complacent, permissive, safe, cool”).
aile: arxayınlıq
Arxayın ol, hər şey yaxşı olacaq.
arxayın etmək
Kazakçaой, пікір /oj/
thought, idea
çekim: çoğul ойлар · tamlayan ойдың
köken: From Proto-Turkic *ōd.
thought
çekim: çoğul fikrlar · tamlayan fikrning
köken: Inherited from Chagatai فکر (fkr), from Arabic فِكْر (fikr).
aile: fikrdosh, fikriy, fikrlamoq
Tatarcaуй, фикер
impression, opinion.
köken: From Arabic فِكْر (fikr).
conclusion · opinion (judicial opinion delivered by an Advocate General to the European Court of Justice for a legal solution in a case)
çekim: çoğul conclusies
eş: gevolgtrekking, slotsom
köken: From Middle Dutch conclusie, from Old French conclusion, from Latin conclūsiō.
Portekizceconclusão, confiante, opinião (dişil) /kõ.kluˈzɐ̃w̃/
conclusion · opinion (judicial opinion delivered by an Advocate General to the European Court of Justice for a legal solution in a case)
çekim: çoğul conclusões
köken: Borrowed from Latin conclūsiōnem.
Yunancaάποψη, γνώμη, προτάσεις (dişil) /ˈa.po.psi/
point of view, opinion
çekim: çoğul απόψεις · tamlayan άποψης
eş: έποψη, αντίληψη, γνώμη, οπτική
köken: From Ancient Greek ἄποψις (ápopsis).
opinion · advice, a suggestion
çekim: geçmiş 意見した
aile: 意見広告
Korece견해, 의견, 확신하다 /ˈkjɘ(ː)nɦɛ/
opinion; interpretation
köken: Sino-Korean word from 見解, from 見 (“seeing”) + 解 (“resolving”)
İsveççeåsikt, omdöme, trygg, tycke, uppfattning /ˈoːˌsɪkt/
an opinion, a view
çekim: çoğul åsikter · tamlayan åsikts
köken: From å- + sikt, from German Ansicht.
Vad är din åsikt?
Här går åsikterna isär
opinion (belief, judgment or perspective that a person has formed, either through objective or subjective reasoning, about a topic, issue, person or thing) · opinion (manner in which someone or something is perceived) · opinion (specific community expressing an evaluation of something)
çekim: çoğul opinie · tamlayan opinii
eş: mniemanie, ocena, osąd, pogląd, przekonanie, przeświadczenie
köken: Etymology tree Latin opīnor Proto-Indo-European *-ōder. Proto-Indo-European *-Hōder.? Latin -ō Latin -iō Latin opīniōlbor. Polish opinia Learned borrowing from Latin opīniō. First attested in 1551.
aile: opiniotwórczy, opinia doradcza, opinia publiczna
assured, reassured, comforted
köken: Borrowed from Sanskrit आश्वस्त (āśvasta).
self-assured, confident (confident in one's own abilities)
çekim: karşılaştırma itsevarmempi · üstünlük itsevarmin
köken: itse (“self”) + varma (“confident, sure, certain”)
aile: itsevarmasti, itsevarmuus
certain, sure · certain (having been determined but unspecified)
çekim: karşılaştırma jistější · üstünlük nejjistější
zıt: nejistý
köken: Inherited from Old Czech jistý, from Proto-Slavic *jistъ (“true, genuine”), from Proto-Balto-Slavic *ī́ˀstas, further origin uncertain.
aile: jist, jistě, jistota, sebejistý
Nejsem si jistý.
Rumenceîncrezător, părere, sigur /ɨnˌkre.zəˈtor/
trusting, unwary, credulous · confident · trustingly
köken: From încrede + -ător.
safe, secure · sure, steady · sure of, certain, confident, positive (with -ban/-ben)
çekim: karşılaştırma biztosabb · üstünlük legbiztosabb
köken: From bízik (“to trust”) + -t (noun-forming suffix) + -os (adjective-forming suffix).
aile: biztosan, biztosít, holtbiztos
İbraniceבטוח, דֵעָה (eril) /baˈtu.aχ/
Confident, sure, certain. · Sure, certain. · Safe: not in danger.
היי, מגיע לי מקום בטוח, אהבה טובה, שקיעות ותלתלים ברוח
certain · fixed, settled, firm · resolved, determined
çekim: karşılaştırma certior · üstünlük certissimus
zıt: incertus, dubius, suspensus, vagus, anceps
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *krey- Proto-Italic *kritos Latin certus From Proto-Italic *kritos, the original perfect passive participle of *krinō (Latin cernō). Due to the shift in meaning, it was replaced in the verbal paradigm by crētus.
aile: *certānus, certē, certior fīō, certiōrem facere, certō
certum est mihi [+ infinitive]
Dancamening /ˈmeːneŋ/
an opinion (subjective thought) · meaning (sense, significance) · intention
çekim: çoğul meninger · tamlayan menings
köken: mene + -ing. From the verb mene.
aile: delte meninger, den offentlige mening, der er mening med galskaben, formening, have sine meningers mod, meningsbrydning, meningsbærende, meningsdannelse, meningsdannende, meningsdanner
Det giver ikke mening.
Norveççesynspunkt, uttalelse

Etimoloji

kan + -ı

Örnek Cümleler

Kanıt açıktır.
The evidence is clear.
Burnun kanıyor.
Your nose is bleeding.
Babam yıkanıyor.
Father is having a bath.
Onu kıskanıyorum.
I envy him.
O, kanıt değildir.
That is not the case.
Hangi kanıtın var?
What evidence do you have?
Onun kanı kaynıyor.
His blood is boiling.
Karşıt kanıtım yok.
I have no proof to the contrary.
Ben bir Amerikanım.
I am an American.
Aksine kanıt yoktur.
There is evidence to the contrary.
Hiçbir kanıt yoktur.
There's no evidence.
Kanıt onun lehineydi.
The evidence was in his favor.
kani ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod