Ana içeriğe geç
Sözlük
/
geçimsiz

geçimsiz

TR → EN
"geçimsiz" kelimesinin İngilizcesi: cantankerous. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcantankerous

Tanım

•bir başkası ile anlaşamayan geçinemeyen
•Çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran

Diğer Dillerde

moody, capricious
çekim: karşılaştırma launischer · üstünlük am launischsten
eş: launenhaft, unberechenbar, unstet
köken: Laune (“mood, whim”) + -isch
Ich will Beweise. — Ne için? Sadece "şiddetli geçimsizlik" de ve kurtul.
Fransızcairritable
irritable
eş: acariâtre, atrabilaire, caractériel, coléreux, colérique, émotif
Pourquoi ? — Ne için? Sadece "şiddetli geçimsizlik" de ve kurtul.
surly, unfriendly · unsociable, untalkative
köken: Unknown.
Por incompatibilidad sobrevenida. — Şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmıştır.
ill-tempered, crabby, scold
çekim: çoğul bisbetici
eş: bizzarro, bizzoso, brontolone, capriccioso, incontentabile, intrattabile
köken: From Ancient Greek ἀμφισβητικός (amphisbētikós, “fond of disputing, disputatious, contentious”), possibly through a Vulgar Latin amphisbeticus. Influenced by the prefix bis-. Cf. also Romanian bezmetic.
aile: bisbeticamente
Voglio una prova. — Ne için? Sadece "şiddetli geçimsizlik" de ve kurtul.
Rusçaнеуживчивый, вздорный
Я хочу доказательства. — Ne için? Sadece "şiddetli geçimsizlik" de ve kurtul.
Felemenkçedwars, korzelig /dʋɑrs/
in a crosswise direction, transverse, at right angles · slantwise, diagonal, askew · rebellious, stubbornly disobedient
çekim: karşılaştırma dwarser · üstünlük meest dwars
eş: scheef
köken: From Middle Dutch dwers, from Old Dutch *thweres, genitive form of Proto-West Germanic *þwerh, from Proto-Germanic *þwerhaz (“cross, adverse”). Cognates include English thwart and queer, Swedish tvär, Danish tvært, German quer, Gothic 𐌸𐍅𐌰𐌹𐍂𐌷𐍃 (þwairhs).
Iemand die meent het alleen te weten, zoekt zijn eigen voordeel; hij verwerpt de wijze raad van anderen. — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
Portekizceirritadiço, mal-humorado, ranzinza /i.ʁi.taˈd͡ʒi.su/
prickly (easily irritated)
köken: From irritado + -iço.
Aquele que vive isolado busca seu próprio desejo; insurge-se contra a verdadeira sabedoria. — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
grumpy, stroppy, quarrelsome, gruff, grouchy, cantankerous, curmudgeonly
köken: κακός (kakós, “bad”) + τρόπος (trópos, “manner”)
Ο ιδιογνωμων ζητει κατα την επιθυμιαν αυτου και εναντιονεται εις παν ο, τι ειναι ορθον. — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
İsveççegnällig, grälsjuk, grinig, knarrig, kverulantisk, kvirrig
whiny
çekim: karşılaştırma gnälligare · üstünlük gnälligast
köken: gnäll + -ig
aile: gnällighet
Den egensinnige följer sin egen lystnad, med all makt söker han strid. — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
Lehçekłótliwy, swarliwy /kwuˈtli.vɘ/
quarrelsome, argumentative, cantankerous
çekim: karşılaştırma kłótliwszy · üstünlük najkłótliwszy
eş: swarliwy
köken: Etymology tree Proto-Slavic *kōltìti Polish kłócić Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły Proto-Slavic *-ivъ Old Polish -iwy Old Polish -liwy Polish -liwy Polish kłótliwy From kłócić + -liwy.
aile: kłótliwość
W 2005 roku zmarł z powodu nagłego zatrzymania krążenia. — 2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.
Ukraynacaсварливий
Fincekärttyisä, pahantuulinen /ˈkærtːyi̯sæ/
cranky, grouchy, irritable, cantankerous, prickly
çekim: karşılaştırma kärttyisämpi · üstünlük kärttyisin
köken: kärttää + -y + -isä
aile: kärttyisyys, kärttyisästi
Eriseurainen noudattaa omia pyyteitään; kaikin neuvoin hän riitaa haastaa. — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
Çekçehašteřivý, nevrlý /ˈɦaʃtɛr̝ɪviː/
quarrelsome, querulous
çekim: karşılaştırma hašteřivější · üstünlük nejhašteřivější
eş: hádavý, konfliktní
köken: From hašteřit + -ivý.
aile: hašteřivě
Pro nezvladatelnost ho vyloučili. — Şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmıştır.
Rumenceiritabil, supărăcios, susceptibil /i.riˈta.bil/
irritable, ill-tempered, irascible
köken: Borrowed from French irritable, from Latin irritabilis. Equivalent to irita + -bil.
Cel ursuz caută ce -i place lui, se supără de orice lucru bun. - — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
Latinceācriculus
Dancakrakilsk, kværulantisk
Særlingen søger et påskud, med vold og magt vil han strid. — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
Norveççegretten, kranglevoren
Den egensindige følger bare sin egen lyst; mot alle kloke råd viser han tenner. — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
Bulgarcaзаядлив, придирчив /pridirˈt͡ʃif/
pretentious, fussy, exacting, captious
çekim: karşılaştırma по́-придирчи́ви · üstünlük на́й-придирчи́ви
köken: Probably borrowed or influenced by Russian придирчи́вый (pridirčívyj), ultimately a calque of Latin praetēnsus. Morphologically equivalent to приди́рям (pridírjam, “to stretch out; to pretend”) + -чив (-čiv).
Който се отлъчва от другите , търси само своето желание, И се противи на всеки здрав разум. — Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
Galiçyacabufiñón, fungón, roñón, rosmón /fuŋˈɡoŋ/
grumpy · nasal, nasally
köken: From fungar + -ón.
İrlandacaagóideach, anglánta
objecting, protesting · cantankerous
çekim: karşılaştırma agóidí · üstünlük is agóidí
köken: From agóid (“object, protest”, verb) + -ach.
Esperantogrumblema, incitiĝema, kolerema, kverelema, malbonhumora /ɡrumˈblema/
grouchy, grumpy, morose
köken: Etymology tree Esperanto grumbli Proto-Indo-European *h₃emh₃- Proto-Indo-European *-ti Proto-Indo-European *h₃émh₃ti Proto-Italic *amō Latin amō Latin amāre Old French amer Middle French aymer French aimer French aimeder. Esperanto -ema Esperanto grumblema From grumbli + -ema.

Örnek Cümleler

O, geçimsizdir.
He is out of tune.
Sen geçimsizsin.
You're difficult.
Bizim ev sahibesi gerçek bir geçimsiz kadın!
Our landlady is a real battle-axe!
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.
Their relationship was never exclusive in either part.
Siyasi geçimsizlik BH polis reformunu engelliyor
Political discord blocks BiH police reform
Dört partili geçimsiz koalisyondan çekilme olmadı.
There were no defections within the uneasy four-party coalition.
Ne için? Sadece "şiddetli geçimsizlik" de ve kurtul.
I want proof.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.
An unfriendly man pursues selfishness, and defies all sound judgment.
2000'in son aylarında Gülşen, Murat Varol'dan şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşandı.
In the final months of 2000, Gülşen divorced her husband Murat Varol due to severe incompatibility.
Eğer iyi geçinir ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Yet if you do good and fear God, God is cognisant of all that you do.
Seni buraya politika tartýţmak için rica etmedim. Bir kez daha, geçimsiz tabiatýnla beni utandýrdýn.
Sr. Woeste, os grevistas têm o apoio de todos... inclusive em nosso próprio partido.
geçimsiz ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod