O, geçimsizdir.He is out of tune.
Sen geçimsizsin.You're difficult.
Bizim ev sahibesi gerçek bir geçimsiz kadın!Our landlady is a real battle-axe!
2000'in son aylarında Gülşen, Murat Varol'dan şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşandı.In the final months of 2000, Gülşen divorced her husband Murat Varol due to severe incompatibility.
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Their relationship was never exclusive in either part.
Ne için? Sadece "şiddetli geçimsizlik" de ve kurtul.I want proof.
Seni buraya politika tartýţmak için rica etmedim. Bir kez daha, geçimsiz tabiatýnla beni utandýrdýn.Sr. Woeste, os grevistas têm o apoio de todos... inclusive em nosso próprio partido.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.An unfriendly man pursues selfishness, and defies all sound judgment.
Eğer iyi geçinir ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Yet if you do good and fear God, God is cognisant of all that you do.
Dört partili geçimsiz koalisyondan çekilme olmadı.There were no defections within the uneasy four-party coalition.
Siyasi geçimsizlik BH polis reformunu engelliyorPolitical discord blocks BiH police reform
Üstelik aralarındaki geçimsizlik de iyiden iyiye artmıştır.So konnte man ihn besser von dem etwa gleich großen As unterscheiden.
2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.2005 mussten sie wegen schwerer Schäden abgehängt werden.
Nisan 2013'te aşırı geçimsizlik nedeniyle Levy boşanma davası açtı.Por iniciativa del grupo Wirsol, en octubre de 2013 se inició un procedimiento de insolvencia provisional.
2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.Posteriormente en 1995 desaparecería por inactividad.
Şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmıştır.Por incompatibilidad sobrevenida.
24 Eylül 2014 yılında Rose, boşanacakları ile ilgili bir açıklamada bulundu, gerekçesi 'şiddetli geçimsizlik'.В апреле 2007 года Анна подала на развод, сославшись на «непримиримые разногласия».
24 Eylül 2014 yılında Rose, boşanacakları ile ilgili bir açıklamada bulundu, gerekçesi 'şiddetli geçimsizlik'.في 20 مارس 2013، انسحبت بروناي بسبب "ظروف لا يمكن تجنبها".
10 Kasım 2009 günü eşi şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı.21 listopada tego samego roku otrzymali orzeczenie warunkowe o ich rozwodzie.
2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.W 2005 roku zmarł z powodu nagłego zatrzymania krążenia.
Bazen diğerleri hakkındaki şüphecilikleri onların kuşkucu, dostça olmayan ve geçimsiz olmalarına neden olur.Ibland är det deras skepticism inför andras motiv som gör dem misstänksamma och ovänliga.
Başka türlere karşı geçimsizdir, kendinden küçük balıkları çoğunlukla yer.Det är olämpligt att ha arten tillsammans med mindre fiskar som den kan äta upp.
Şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmıştır.Pro nezvladatelnost ho vyloučili.
24 Eylül 2014 yılında Rose, boşanacakları ile ilgili bir açıklamada bulundu, gerekçesi 'şiddetli geçimsizlik'.Pe 24 septembrie 2014, s-a anunțat că Rose va divorța pe motiv de "diferențe ireconciliabile".
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Lehet, hogy sosem kellett volna együtt lenniük.
Agamemnon ve Akhilleus arasındaki geçimsizliklere yardımcı olmuştur.Tästä seurasi puolestaan riita Agamemnonin ja Akhilleuksen välille.
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Tidak pernah ada rahasia di antara mereka.
2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.2005年、心不全のため死去。
Bazen diğerleri hakkındaki şüphecilikleri onların kuşkucu, dostça olmayan ve geçimsiz olmalarına neden olur.他们对他人的动机持怀疑态度,导致他们多疑、不友好。
2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.2005년에 당뇨 합병증으로 인하여 별세하였다.
2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.ב-2005 הן הודיעו כי הן לוקחות פסק זמן.
24 Eylül 2014 yılında Rose, boşanacakları ile ilgili bir açıklamada bulundu, gerekçesi 'şiddetli geçimsizlik'.Vo februári 2016 požiadala Rose o rozvod, pretože citovala nezlučiteľné rozdiely.
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Tarp jų niekada negali būti taikos.
Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüştü.Abielu kujunes lühiajaliseks ja rahutuks.
Agamemnon ve Akhilleus arasındaki geçimsizliklere yardımcı olmuştur.Ta püüab muu hulgas lepitada Agamemnonit ja Achilleust.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.A maga kivánsága után megy az agyas ember, minden igaz bölcseség ellen dühösködik.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Aquele que vive isolado busca seu próprio desejo; insurge-se contra a verdadeira sabedoria.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Celui qui se tient à l`écart cherche ce qui lui plaît, Il s`irrite contre tout ce qui est sage.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Cel ursuz caută ce -i place lui, se supără de orice lucru bun. -
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Chi si tiene appartato cerca pretesti e con ogni mezzo attacca brighe
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Człowiek swej myśli, szuka tego, co mu się podoba, a w każdą rzecz wtrąca się.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Den egensindige følger bare sin egen lyst; mot alle kloke råd viser han tenner.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Den egensinnige följer sin egen lystnad, med all makt söker han strid.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.El que se aparta busca su propio deseo, y estalla en disputa contra toda iniciativa
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Eriseurainen noudattaa omia pyyteitään; kaikin neuvoin hän riitaa haastaa.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Iemand die meent het alleen te weten, zoekt zijn eigen voordeel; hij verwerpt de wijze raad van anderen.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Kdor se razdružuje, svojega išče poželenja in protivi se vsemu, kar bi mu bilo v blaginjo.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Kẻ nào ở riêng cách tìm điều chính mình ưa thích; Nó cãi cọ với những sự khôn ngoan thật.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Kẻ nào ở_riêng cách tìm điều chính mình ưa_thích ; Nó cãi_cọ với những sự khôn_ngoan thật .
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.무리에게서 스스로 나뉘는 자는 자기 소욕을 따르는 자라 온갖 참 지혜를 배척하느니라
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Særlingen søger et påskud, med vold og magt vil han strid.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Svémyslný hledá toho, což se jemu líbí, a ve všelijakou věc plete se.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Ten, kto sa svojmyseľne oddeľuje, hľadá to, čo sa jemu ľúbi, a stavia sa na odpor všetkému, čo by prospelo.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Wer sich absondert, der sucht, was ihn gelüstet, und setzt sich wider alles, was gut ist.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Ο ιδιογνωμων ζητει κατα την επιθυμιαν αυτου και εναντιονεται εις παν ο, τι ειναι ορθον.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Който се отлъчва от другите , търси само своето желание, И се противи на всеки здрав разум.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Прихоти ищет своенравный, восстает против всего умного.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.לתאוה יבקש נפרד בכל תושיה יתגלע׃
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.المعتزل يطلب شهوته. بكل مشورة يغتاظ.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.與 眾 寡 合 的 、 獨 自 尋 求 心 願 、 並 惱 恨 一 切 真 智 慧