Ana içeriğe geç
Sözlük
/
gaddar

gaddar

/ɡadˈdaɾ/
adj
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"gaddar" kelimesinin İngilizcesi: cruel, barbarian, bloody, cruel, fiendish. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcrueladj
Genelbarbarian
Genelbloody
Genelcruel
Genelfiendish
Genelgrim
Genelatrocious
Genelruffian
Geneltruculent
Geneltyrannic, -nical
Geneltyrant
Genelmiscreant

Tanım

sıfat: Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan; kıyak, kıyıcı (III)

Diğer Dillerde

bloody, bleeding and/or covered in blood · violent, with bloodshed · rare (cooked very lightly)
çekim: karşılaştırma blutiger · üstünlük am blutigsten
eş: blutbefleckt, blutbespritzt, blutbesudelt, bluttriefend, blutüberströmt, blutverschmiert
köken: Blut (“blood”) + -ig (“-y”), or from Middle High German bluotec, bluotic.
Einige der Sklaventreiber waren extrem grausam.Köle sahiplerinin kimisi çok gaddardı.
past participle of ensanglanter
GAME OVERdaha kör ve gaddarca metotlara baţvuracaklar.
cruel · mean
eş: feroz, sádico, salvaje, coño de madre, despiadado, sanguinario
köken: Inherited from Old Spanish, from Latin crūdēlis.
aile: cruelmente
¡No tienes sentimientos!Ağabey, çok gaddarsın!
cruel
çekim: üstünlük crudelissimo
eş: barbaro, bestiale, brutale, disumano, feroce, impietoso
köken: From Latin crūdēlis, from crūdus.
aile: crudelmente, crudeltà
Fratellone, sei disumano!Ağabey, çok gaddarsın!
Жестокость как она есть.Gaddarlığın bu kadarı.
آدام بارو تمكن من هزيمة الديكتاتور الأكثر وحشية في أفريقيا.Adama Barrow Afrika'nın en gaddar diktatörünü malup etti.
bloody
çekim: karşılaştırma خونینتَر · üstünlük خونینتَرین
köken: From خون (xun, “blood”) + ـین (-in).
aile: خونین شهر
merciless, ruthless, pitiless
çekim: karşılaştırma daha amansız · üstünlük ən amansız
köken: From aman + -sız.
aile: amansızca, amansızcasına, amansızlıq
strict, severe · harsh, difficult, unfavourable
köken: Borrowed from Arabic قَتْل (qatl).
wild, brutal
çekim: karşılaştırma vahshiyroq · üstünlük eng vahshiy
köken: From Arabic وَحْشِيّ (waḥšiyy).
Tatarcaрәхимсез
bloody, sanguine
çekim: karşılaştırma bebloeder · üstünlük bebloedst
köken: From Middle Dutch bebloet. Ostensibly the past participle of bebloeden, but this verb is very rare; more likely it is to be interpreted as pseudo-participial bloed + be- -d.
De partij dient zelf haar nadeel te bewijzen.Sorsalar mağdurunu gaddar kendin gösterir.
Portekizceensanguentado, o puto do, puto, sangrento /ẽ.sɐ̃.ɡẽˈta.du/
gory; bloody (covered with blood)
Irmão, és desumano!Ağabey, çok gaddarsın!
bloody (characterised by great bloodshed) · strenuous, intense, painful · bloody, containing blood
çekim: karşılaştırma αιματηρότερος · üstünlük αιματηρότερος
eş: ματωμένος
Αδερφέ, είσαι απάνθρωπος!Ağabey, çok gaddarsın!
αιματηρά ούρα
むごいを参照。
彼らは...この写真のようにぶたれることもありました。Köle sahiplerinin kimisi çok gaddardı.
to be cruel; to be ruthless
köken: 잔인(殘忍) (janin) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
게임 오버daha kör ve gaddarca metotlara baţvuracaklar.
alternative spelling of jävla
Du är omänsklig.Ağabey, çok gaddarsın!
Hon är en djävla idiot!
bloody, damn (intensifier)
köken: Etymology tree Polish cholera Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish cholerny From cholera + -ny.
Bracie, jesteś nieludzki.Ağabey, çok gaddarsın!
Тому що мій плач якимось чином показував йому його брутальність.Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.
excessive (beyond the accepted limits of conduct)
köken: From अत्याचार (atyācār, “excess, atrocity”) + -ई (-ī).
fricking, bloody
Olet epäinhimillinen!Ağabey, çok gaddarsın!
cruel
çekim: karşılaştırma krutější · üstünlük nejkrutější
eş: ukrutný, bezcitný, surový, drsný, tvrdý, tuhý
köken: Inherited from Old Czech krutý, from Proto-Slavic *krǫtъ.
aile: krutost, krutovláda, krutovládce, kruťas
Ajin Činím soud a spravedlnost, nevydávejž mne mým násilníkům.Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!
raw, uncooked · unripe · brutal, cruel, barbarous
zıt: copt
köken: Inherited from Latin crūdus.
aile: cruzime
lucrau toata ziua pentru nimic.Köle sahiplerinin kimisi çok gaddardı.
Macarcakegyetlen, véres /ˈkɛɟɛtlɛn/
cruel
çekim: karşılaştırma kegyetlenebb · üstünlük legkegyetlenebb
köken: From the same unattested stem as kegyelem (“mercy”) + -etlen (“-less, without”, privative adjective-forming suffix). First attested in 1372.
aile: kegyetlenkedik, kegyetlenség
Méltányosságot és igazságot cselekedtem; ne adj át nyomorgatóimnak!Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!
הזוועות, הכוח המופרז ,שהתשתמשו בוSadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.
bloody in its various senses · blood-soaked, bloodstained; blood-thirsty, cruel · blood-red, crimson
köken: Inherited from Proto-Italic *kruuntos, thematized from Proto-Indo-European *krewh₂-nt-s. Cognate with Young Avestan 𐬑𐬭𐬎𐬎𐬀𐬥𐬙 (xruuant); related to cruor (“blood”) and crūdus.
aile: cruentē, cruentō, -entus, incruentus
bloody
çekim: karşılaştırma blodigere · üstünlük blodigst
zıt: ublodig
köken: From Old Norse blóðigr, blóðugr.
Du er umenneskelig.Ağabey, çok gaddarsın!
Norveççejævla
Jeg har gjort rett og rettferdighet; du vil ikke overgi mig til dem som undertrykker mig.Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!

Etimoloji

Arapça

Örnek Cümleler

O gaddardır.
She's cruel.
Çok gaddar görünme.
Don't look so grim.
Sanırım o gaddarca.
I think it's atrocious.
Gaddarlığın bu kadarı.
Cruelty at its finest. — Ruwayda Mustafah (@RuwaydaMustafah) August 19, 2014
Tom bir gaddar iş adamı.
Tom is a ruthless businessman.
O, bir gaddar adamla evlendiğini bilmiyordu.
She didn't know she had married a monster.
daha kör ve gaddarca metotlara baţvuracaklar.
GAME OVER
Polisin gaddarlığı uzun süredir bir sorundur.
Police brutality has been a problem for a long time.
Neden her zaman bu kadar gaddar olmak zorundasın?
Why do you always have to be so cruel?
Sezar'ın gaddarlığı altında ezilen insanlara gidin."
Go to the ones who are suffering the brunt of Caesar's brutality."
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!
I have done what is just and righteous. Don't leave me to my oppressors.
Marilla "itiraf edene kadar odasında kalacak" dedi gaddarca.
"She'll stay in her room until she confesses," said Marilla grimly.
gaddar ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod