amansız
adj
C2 seviye
TR → EN
"amansız" kelimesinin İngilizcesi: merciless, pitiless, cutthroat, inexorable, merciless. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmercilessadj
Genelpitilessadj
Genelcutthroat
Genelinexorable
Genelmerciless
Genelmortal
Genelslashing
Genelunrelenting
Görsel

Tanım
•aman vermez, acımasız, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman
•Acıma duygusu veya vicdanı olmayan olmayan, başkalarına haksızlık eden
Diğer Dillerde
Almancagnadenlos, sterblich, Sterbliche, Sterblicher, tödlich /ˈɡnaːdənˌloːs/
merciless, unforgiving
çekim: karşılaştırma gnadenloser · üstünlük am gnadenlosesten
eş: erbarmungslos, schonungslos, ungnädig
zıt: gnädig, gnadenvoll
köken: Gnade (“mercy”) + -los (“-less”)
aile: Gnadenlosigkeit
Gefährliche Kreuzfahrtschiffe. — Amansız karteller.
Fransızcaimpitoyable, Impitoyable /ɛ̃.pi.twa.jabl/
pitiless; merciless; severe
eş: sans merci, sans pitié, cruel, implacable, inexorable, inflexible
köken: From im- + pitoyable.
aile: impitoyablement
Des compagnies de croisières caustiques. — Amansız karteller.
Near-synonym: intransigeant
İspanyolcadeletéreo, despiadado, exicial, inmisericorde, mortal, mortífero
deleterious
eş: dañoso, dañino, insalubre, insano, lesivo, malo
köken: Borrowed from New Latin dēlētērius, from Ancient Greek δηλητήριος (dēlētḗrios).
Cruceros mordaces. — Amansız karteller.
İtalyancacrudele, mortale, spietato /kruˈdɛ.le/
cruel
çekim: üstünlük crudelissimo
eş: barbaro, bestiale, brutale, disumano, feroce, impietoso
köken: From Latin crūdēlis, from crūdus.
aile: crudelmente, crudeltà
Inizia uno scontro incomprensibile. — Amansız bir mücadele başlamıştı.
Rusçaбезжалостный, беспощадный
Уязвимые круизы. — Amansız karteller.
Farsçaمردنی, میرا /mur.da.ˈniː/
dying · weak · moribund
Azericeölümcül, ölümsaçan /œlymˈd͡ʒyl/
deadly, pernicious, lethal; fatal · exhausted, barely alive
çekim: karşılaştırma daha ölümcül · üstünlük ən ölümcül
köken: From ölüm + -cül.
ölümcül xəstəlik
ölümcül qəza
ölümcül atəş
Felemenkçeonverbiddelijk, genadeloos
Hier begint een achtervolging. — Böylece amansız bir takip başlar.
Portekizceimisericordioso, impiedoso /i.mi.ze.ɾi.koʁ.d͡ʒiˈo.zu/
merciless (showing no mercy; cruel and pitiless)
Cartéis cruéis. — Dördüncü Spiker: Amansız karteller.
Yunancaαλύπητος, θανάσιμος, θνητός
merciless, pitiless
eş: ανελέητος, ανηλεής, άπονος
Και κατεδυναστευον οι Αιγυπτιοι τους υιους Ισραηλ αυστηρως — İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
Japonca不倶戴天の, 人間, 命取りの, 容赦ない, 必殺の, 必滅の /ɲ̟ĩŋɡẽ̞ɴ/
human, person, human being · personality, character
eş: 人類, ひと, パーソン, 人柄, 人格, 世間
köken: From Middle Chinese 人間 (MC nyin kean|keanH). Analyzable as a compound of "people" + "among; space". First cited to a text from 984. The kanji spelling is cited earlier in a kanbun passage in the Shoku Nihongi of 756, listed in some references with the reading jinkan. However, the extant copies of this work that include phonetic guides are centuries younger than this first date, raising the…
壮絶な死闘となった。 — Amansız bir mücadele başlamıştı.
Korece무자비하다 /mud͡ʑa̠biɦa̠da̠/
brutal, ruthless
köken: 무자비(無慈悲) (mujabi) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
이스라엘 자손의 역사를 엄하게 하여 — İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
deadly, fatal, lethal · mortal (susceptible to death)
çekim: karşılaştırma dödligare · üstünlük dödligast
zıt: odödlig
köken: From Old Swedish dø̄þeliker or död + -lig.
aile: dödlighet
Därför pålade egyptierna Israels barn ytterligare tvångsarbeten — İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
att vara dödlig
Lehçebezlitosny, bezpardonowy, bezwzględny, niemiłosierny, śmiertelnik, śmiertelny /bɛz.liˈtɔs.nɘ/
merciless, ruthless
çekim: karşılaştırma bardziej bezlitosny · üstünlük najbardziej bezlitosny
eş: okrutny, bestialski
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰe Proto-Indo-European *h₁éǵʰ Proto-Indo-European *-s Proto-Indo-European *-ǵʰs Proto-Balto-Slavic *beź Proto-Slavic *bez(ъ) Proto-Slavic *bez- Old Polish bez- Polish bez- Polish litosny Polish bezlitosny From bez- + litosny.
aile: bezlitosność
Statki rejsowe w opłakanym stanie. — Amansız karteller.
bezlitosny krytyk
bezlitosna konkurencja
Ukraynacaбезжалісний, безжальний, безпощадний, немилосе́рдний, сме́ртний /beˈʒːalʲisnei̯/
ruthless, merciless, pitiless, unpitying, relentless, unrelenting, remorseless
köken: From без- (bez-) + жа́лість (žálistʹ) + -ний (-nyj). Compare Russian безжа́лостный (bezžálostnyj).
УПА розгорнула нещадну війну проти цієї ворожої хвилі. — Elfler ise bu karanlık güce karşı amansız bir savaş vermeye başlamıştı.
cruel, brutal, inhumane · harsh, severe, ruthless
köken: Borrowed from Sanskrit क्रूर (krūra).
aile: क्रूरता
Fincearmoton, kuolevainen, säälimätön, tappava /ˈɑrmoton/
ruthless, unrelenting, pitiless, unforgiving, merciless
çekim: karşılaştırma armottomampi · üstünlük armottomin
köken: armo + -ton
aile: armottomasti, armottomuus
Niin egyptiläiset pitivät israelilaisia orjantyössä väkivalloin — İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
Çekçenemilosrdný, smrtelník, smrtelný, smrtící /ˈnɛmɪlosr̩dniː/
merciless
çekim: karşılaştırma nemilosrdnější · üstünlük nejnemilosrdnější
zıt: milosrdný
köken: Inherited from Old Czech nemilosrdný, from Proto-Slavic *nemilosьrdьnъ.
Havárie trajektů. — Amansız karteller.
Rumencemuritor, pieritor /mu.riˈtor/
mortal
çekim: çoğul muritori · tamlayan muritorului
köken: From muri + -tor.
aile: nemuritor
Linii de croazieră caustice... — Amansız karteller.
Macarcahalálos, halandó, kegyetlen, könyörtelen /ˈhɒlaːloʃ/
fatal, deadly, lethal
çekim: karşılaştırma halálosabb · üstünlük leghalálosabb
köken: From halál (“death”) + -os (adjective-forming suffix).
aile: halálosan, halálos ágy
Az ismeretlen férfi követni kezdi. — Böylece amansız bir takip başlar.
halálos fenyegetés
İbraniceבֶּן תְּמוּתָה
ויעבדו מצרים את בני ישראל בפרך׃ — İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
Latinceimmisericors, letalis, mortālis, mortifer /ɪm.mɪˈsɛ.rɪ.kɔrs/
pitiless, merciless
Dancadødelig, nådesløs
mortal, liable to die · lethal, capable of inflicting death
çekim: karşılaştırma dødeligere · üstünlük dødeligest
zıt: udødelig
köken: død (“dead, death”) + -e- + -lig (“-able, -ly”), from Old Norse dauðligr.
aile: dødelighed
Oplæser fem: ligeglade krydstogtsselskaber. — Dördüncü Spiker: Amansız karteller.
den dødeligste giftslange
Norveççenådeløs
Og egypterne tvang Israels barn til å træle for sig, — İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
Endonezcesadis /ˈsadɪs/
sadist
çekim: çoğul sadis-sadis
köken: From Dutch sadist, from English sadist, from the name of the Marquis de Sade.
aile: kesadisan [abstract, locative]
Lalu dengan kejamnya mereka menindas orang Israel — İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
Vietnamcacó chết, nhân gian, phàm nhân, phàm phu /ɲən˧˧ zaːn˧˧/
the human world; humanity; mankind
köken: Sino-Vietnamese word from 人間, composed of 人 (“human”) and 間 (“realm; domain”).
Những đoàn tàu biển gặp nạn — Amansız karteller.
Bulgarcaбезмилостен, простосмъртен, смъртен, смъртоносен /bɛzˈmiɫostɛn/
merciless, ruthless, pitiless, cruel
çekim: karşılaştırma по́-безми́лостни · üstünlük на́й-безми́лостни
köken: без- (bez-, “without”) + милост (milost, “mercy”) + -ен (-en, in-stem adjectival suffix)
Разядени корабни линии. — Amansız karteller.
Slovencesmrten, smrtnik
In neusmiljeno so Egipčani priganjali sinove Izraelove k delu; — İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
Etimoloji
From aman + -sız.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleleramansız ile daha fazla örnek cümle →
Amansız karteller.
Caustic cruise lines.
İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
The Egyptians ruthlessly made the children of Israel serve,
Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.
The grip of your Lord is severe indeed!
Sanki amcıklar ruhumu besliyor bu gece amansızca!
It's like pussy is filling my soul tonight!
Amansız bir kazma olduğumuz her yerde kavgayı aradık. ...
We sought the fight everywhere we were an unrelenting pickaxe. ...
Biz amansız bir sıcak hava dalgasının ikinci haftasındayız.
We're in the second week of an unrelenting heat wave.
Zaman ve benim niyet vahşi vahşi, daha sert ve daha amansız uzak
The time and my intents are savage-wild; More fierce and more inexorable far
Böylece, iki şirket arasında amansız ve şiddetli rekabet yaşandı.
Since then, it has developed into an intense and fiery competition between both sides.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.
An evil speaker won't be established in the earth. Evil will hunt the violent man to overthrow him.
Bu, topyekûn ve amansız savaşı sevdikleri Almanya'daki stoklarımızı artıracak." [5]
This will send up our stock in Germany, where they love total and ruthless war."[5]
Ama.. mikroskobik seviyede, küfler ve bakteriler arasında amansız bir mücadele vardır.
But down at a microscopic scale, mold and bacteria fight vicious battles.
Uzun ve amansız mücadelelerle, Moğol İmparatorluğunu yeniden inşa etmeye çalıştı. [1] [2]
By long and relentless fighting, he sought to rebuild the Mongol Empire of his predecessors.[4][5]