pickle
/ˈpɪkl̩/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"pickle" kelimesinin Türkçesi: ing., salamura, kornişon, turşu, turşusunu kurmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneling.
Genelsalamura
Genelkornişon
Genelturşu
Genelturşusunu kurmak
Genelsalatalık turşusu
Genelasitle temizlemek. pickled turşusu kurulmuş
Genelrengi ağartılmış (tahta)
Genel(argo) sarhoş
Genel(slang) turşu.
Genelsalamura yapmak
Genel(k. dili) sıkıntılı veya güç durum
Genelvarta: madeni eşyayı temizlemeye mahsus asitli karışım
Genel(k. dili) afacan çocuk
Genelsalatalık turşusu
Görsel




Tanım
•informal terms for a difficult situation
•preserve in a pickling liquid
Diğer Dillerde
Almancabeizen, eingelegte Gurke, eingelegtes Gemüse, einlegen, Essiggurke, Frechdachs
İtalyancabirichino, cetriolino, cetriolino sottaceto, cetriolo, cetriolo sottaceto, decapaggio
Rusçaзаса́ливать, засоли́ть, ква́сить, ква́шеный огуре́ц, ки́слый огуре́ц, корнишо́н
Arapçaمُخَلَّل
Korece간물, 절임, 피클
Lehçekisić, kiszonka, kwaszonka, marynata, ogórek kiszony, ogórek w occie
Ukraynacaквас, ква́сити, ква́шений огіро́к, марино́ваний огіро́к, неприє́мне стано́вище, пі́кулі
Hintçeअचार, अचार बनाना
Finceetikkaliemi, kurkku, liemi, maustekurkku, peitata, peittausneste
Rumencecastravete murat, moare, mura, murătură
Macarcacsemegeuborka, kovászos uborka, pác, savanyít, savanyúság
İbraniceחמוצים, מלפפון חמוץ
Latincesalgama
Norveççesylteagurk
Vietnamcađồ chua, dưa, dưa chua, dưa muối, muối
Bulgarcaецвам, кисела краставичка, киселинна вана, мариновам, неприятно положение, саламура
Slovakçakyslá uhorka
Litvancaraugintas agurkas
Letoncaskābēt
Etimoloji
From Middle English pikel (“spicy sauce served with meat or fish”), borrowed from Middle Dutch, Middle Low German pekel (“brine”). Cognate with Scots pikkill (“salt liquor, brine”), Saterland Frisian Piekele (“pickle, brine”), Dutch pekel (“pickle, brine”), Low German pekel, peckel, pickel, bickel (“pickle, brine”), German Pökel (“pickle, brine”), Icelandic pækill (“brine”).
Kelime Ailesi
bread-and-butter pickle
Christmas pickle
Dickel pickle
dill pickle
frickle
gammon and pickles
hunger is the best pickle
in a pickle
Koolickle
kosher pickle
military pickle
Persian pickle
pickle boat
pickle fork
pickle fruit
pickle juice
pickle park
pickle plant
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Turşu nerede?
Where are the pickles?
Turp turşusu!
Pickled radish!
Turşumuz bitti.
We're out of pickles.
Turşuları severim.
I love pickles.
Ben zor durumdayım.
I'm in a pickle.
- Zeytin yağı, turşu!
- Olive oil, pickles!
Bu turşu ekonomisidir.
This is the pickle economy.
Salatalık turşusu yemem.
I don't eat dill pickles.
Büyükannenin turp turşusu.
Granny's pickled radish.
Gerçekten acaip bir durum.
It's a bit of a pickle really.
Tom dereotu turşusu yemedi.
Tom didn't eat dill pickles.
Ben oldukça zor durumdayım.
I'm in a pretty pickle.