nazlı
/nazˈɫɯ/
adj
TR → EN
"nazlı" kelimesinin İngilizcesi: delicate, arch, coy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldelicateadj
Genelarch
Genelcoy
Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)nazlılar
Tanım
•Bir kız ismi.
•değer verilerek, üstüne titrenilerek
•kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen
•özen isteyen, nazik
•sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren
•Özen isteyen; nazik
•Sağlığını, dayanıklılığını çabuk bitiren
•Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen
Diğer Dillerde
Almancaanfällig, angeschlagen, anmutig, anspruchsvoll, ausgesucht, behutsam /ˈanfɛlɪç/
susceptible, prone, vulnerable · fragile, delicate
çekim: karşılaştırma anfälliger · üstünlük am anfälligsten
köken: From Anfall + -ig.
Er gilt als russlandfreundlich. — Nazlı olarak tanımlanır.
Fransızcaarc, arche, cambrer, délicat, voûte plantaire (eril) /aʁk/
bow (weapon) · arc (curve) · arc, circular arc, circle segment
çekim: çoğul arcs
köken: Inherited from Old French arc, from Latin arcus (“bow, arch”), from Proto-Indo-European *h₂erkʷo-.
aile: arc à poulies, arc de cercle, arc de courbe, arc de triomphe, arc électrique, arc insulaire, arc long anglais, arc réflexe, arc-en-ciel, arceau
Nazli Sabri rencontre pour la première fois le sultan Fouad Ier d'Égypte lors d'une représentation à l'opéra. — Mısır Sultanı Fuad ilk olarak Nazlı'yı opera gösterisinde gördü.
synonym of arquear
çekim: geçmiş arqué · ortaç arcado · şimdiki arca
eş: arquear
Einstein en 2006. — Nazlı Göller
İtalyancafurbo /ˈfur.bo/
astute, cunning, sly, wily, crafty (skillful and able in getting some advantage, often using some trick and against rules or other people's benefit)
çekim: üstünlük furbissimo
eş: scaltro, machiavellico, astuto, accorto, avveduto, intelligente
köken: Borrowed from French fourbe. Cognate with Piedmontese furb.
aile: furberia, furbesco, furbizia
Fidati e basta. - Questi bambini diffidenti! — -Çocuklar o kadar nazlı olmamalı!
Rusça(женское имя)
Дочь потомственного русского дворянина. — Nazlı Ilıcak dayısının kızıdır.
Arapçaقَوْس
. — Nazlı Göller
vault, arch
çekim: çoğul طاقها
köken: Borrowed from Arabic طَاق (ṭāq), itself borrowed from Middle Persian 𐫤𐫀𐫃 (tʾg /tāg/, “arch”), possibly from Proto-Indo-European *(s)teg-, whence also English thatch, Ancient Greek στέγος (stégos, “roof”).
aile: تاقچه, طاق نصرت, طاقباز, طاقدیس, طاقدیسگان, طاقدیسی, طاقگون, چارطاق
چشمم منورست ز محراب ابرویت از طاق زینت است بلی آبگینه را
delicate, fragile, sensitive; vulnerable
çekim: karşılaştırma daha həssas · üstünlük ən həssas
köken: Borrowed from Arabic حَسَّاس (ḥassās).
həssas məlumat
həssas məsələ
həssas əhali qrupu
Kazakçaдоға
Özbekçeravoq, toq
Felemenkçeboog, breekbaar, delicaat, fijn, fijnmazig, fragiel (eril) /boːx/
a bow (ranged weapon) · an arc · an arch
çekim: çoğul bogen
köken: From Middle Dutch bōge, from Old Dutch bogo, from Proto-West Germanic *bogō, from Proto-Germanic *bugô.
aile: booglamp, boogminuut, boogpees, boogschieten, boogschutter, boogseconde, gradenboog, handboog, kruisboog, langboog
We kunnen dus 60 kinder- of baby-T-shirts maken van 48 yard als elke 4/5 yard stof verbruikt. — Nazlı Göller
Portekizceesperto /isˈpɛʁ.tu/
smart, intelligent · witty, clever, ingenious
eş: acordado, ativo, arguto, atilado, inteligente, vivaz
köken: From Old Galician-Portuguese esperto, from Latin expertus, from Latin expergitus, from expergo. Doublet of experto and expert.
aile: espertalhão, esperteza, espertinho
Aceita-o de boa vontade. -As crianças não devem ser piegas. — -Çocuklar o kadar nazlı olmamalı!
immature, young · frail, delicate, slender
eş: άμεστος
Δέξου το. -Μην είσαι ντροπαλό παιδί! — -Çocuklar o kadar nazlı olmamalı!
Japoncaアーチ /a̠ːt͡ɕi/
arch (architectural element) · an arch of greenery · arch (inverted U shape)
köken: From English arch.
訳者:エドワード・G・サイデンステッカー。 — (İngilizce çeviri: Jonathan Sydenham, Türkçe çeviri Nazlı Gözde Yolcu).
a bow (weapon) · an arc · a curve
çekim: çoğul bågar · tamlayan båges
köken: From Old Swedish bughi, from Old Norse bogi, from Proto-Germanic *bugô.
aile: bågmått, bågsekund, bågskytt, bågskytte, bågsättning, cirkelbåge, långbåge, ostbåge, regnbåge
Prinsessan Nazli Fazl — Prenses Nazlı Fazıl
skjuta med pil och båge
röra sig i en båge
cirkelbåge
Lehçeczuły, delikatny, łuk, tworzyć łuk, wczorajszy, wyginać w łuk /ˈt͡ʂu.wɘ/
affectionate · tender, sensitive · sensitive (of a measuring instrument)
çekim: karşılaştırma czulszy · üstünlük najczulszy
köken: Etymology tree Proto-Slavic *čulъ Polish czuły Inherited from Proto-Slavic *čulъ.
aile: barwoczuły, nieczuły, czułe miejsce, czułość, naczulić, odczulić, odczulać, rozczulić, rozczulać, uczulić
By Konrad Bratosiewicz, Khan Academy volunteer. — Nazlı Göller
Hintçeचाप (dişil) /t͡ʃɑːp/
footsteps · pressing, applying pressure (act)
çekim: çoğul चापें
köken: Etymology tree Proto-New Indo-Aryan 𑀘𑀧𑁆𑀧𑀇 (cappaï)deverb. Proto-New Indo-Aryan *𑀘𑀧𑁆𑀧 (*cappa) Hindi चाप Inherited from Proto-New Indo-Aryan *𑀘𑀧𑁆𑀧 (*cappa), deverbal from 𑀘𑀧𑁆𑀧𑀇 (cappaï, “to press, flatten”). See there for more.
Fincearkaluonteinen, hauras, hellävarainen, herkkä, herkullinen, hienorakenteinen /ˈɑrkɑˌluo̯ntei̯nen/
sensitive, touchy, delicate (of an issue, capable of offending, upsetting or hurting)
çekim: karşılaştırma arkaluonteisempi · üstünlük arkaluonteisin
köken: arka + luonteinen
aile: arkaluonteisuus
-Lasten ei tarvitse ujostella. — -Çocuklar o kadar nazlı olmamalı! -Bana çocuk gibi davranma!
Çekçechoulostivý, jemný, klenba, oblouk, rozklepaný /ˈxou̯loscɪviː/
delicate, sensitive, weak (person, their health etc) · delicate, sensitive, tricky (question, matter etc)
çekim: karşılaştırma choulostivější · üstünlük nejchoulostivější
eş: háklivý, delikátní, zimomřivý, vztahovačný, cimprlich, ošemetný
köken: From choulost + -ivý.
Über das Wurstgift (1817), článek o klobásovém jedu. — Pişkin, Nazlı (2017). "akide şekeri".
Rumencedelicat /de.liˈkat/
delicate
köken: Borrowed from French délicat, from Latin dēlicātus.
Salutare toată lumea ~ ~ fetele din Belarus interesante. — Ümit Nazlı Boyner: "Berkin Elvan ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum.
Macarcaív, rüszt /ˈiːv/
arc (curve) · arch (building) · sheet (of paper)
çekim: çoğul ívek
köken: From Proto-Uralic *jëŋse or *joŋse (“bow”). Doublet of íj (“bow”).
aile: ível, íves, ívű, ív alakú, jelenléti ív, nagy ívben elkerül, nagy ívben kanyarodik, nyomdai ív, szerzői ív, ívbolt
Einstein Iskolát 2006-ban. — Nazlı Göller
delicate, fine, gentle · fragile · gentle, sensitive
aile: עֲדִינוּת
ימינה הייתה בתו של החלוץ דוד יזרעאלי. — Nazlı Ilıcak dayısının kızıdır.
arc, arch · bow (arc-shaped weapon used for archery) · rainbow
çekim: çoğul arcūs · tamlayan arcūs
köken: From Proto-Italic *arkuos (“bow”), from Proto-Indo-European *h₂erkʷos (“bow, arrow”). Cognate to Old English earh, whence English arrow, as well as Proto-Slavic *orkyta (“willow”) and Ancient Greek ἄρκευθος (árkeuthos, “juniper”), owing to juniper and willow twigs being used to make bows due to their flexibility.
aile: arcifer, *arciō, arcipotēns, arcisellium, arcitenēns, arcuō, ballistārius arcūs, interarcuālis
Dancabue (nötr) /ˈb̥uːə/
bow (weapon) · curve, arc · arch, vault
çekim: çoğul buer · tamlayan bues
eş: krumning, kurve
köken: From Old Danish boghæ, from Old Norse bogi, from Proto-Germanic *bugô. Cognate with Swedish båge, English bow, German Bogen.
aile: amorbue, bueformet, buestreng, cirkelbue, flitsbue, halvbue, himmelbue, langbue, regnbue, spidsbue
Tag imod hjælpen. - Børn skal ikke gøre sig til! — -Çocuklar o kadar nazlı olmamalı!
Slovakçaoblúk
Domovská stránka Erica Elsta — Nazlı Eray web sitesi
Etimoloji
naz + -lı
Kelime Ailesi
nazlı nazlı
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Nazlı olma.
Don't be coy.
Sen benim nazli yarimsin
Sen benim nazli yarimsin (You, my delicate beloved)
Nazlı ve Fuad’ın ikinci evliliğiydi.
It was the second marriage for both Nazli and Fuad.
Mısır Sultanı Fuad ilk olarak Nazlı'yı opera gösterisinde gördü.
The Sultan of Egypt, Fuad I first saw Nazli at an opera performance.
Nazlı 25 Haziran 1894'te Türk ve Fransız kökenli bir ailede doğdu.
Nazli was born on 25 June 1894 into a family of Turkish and French origin.
Nazlı'ya göre, bugünlerde ise sadece birkaç işadamı ABD'ye geliyor.
Now, he says, only a few are coming.
"Milliyet Cadde yazarı Nazlı Mengi, OnurAkayMedya'ya röportaj verdi!".
"Milliyet Cadde yazarı Nazlı Mengi, OnurAkayMedya'ya röportaj verdi!".
Nazlı'nın beyaz elbisesinde fırça darbeleri rahatlığı dikkat çekicidir.
There he sees Krystyna naked drying off.
Döndükten sonra Nazlı, Türk kuzeni Halil Sabri ile evlenmek zorunda kaldı.
After returning, Nazli was forced to marry her Turkish cousin, Khalil Sabri.
Ümit Nazlı Boyner: "Berkin Elvan ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum.
Warm regards from my entire family and our Bernhard.
24 Mayıs 1919'da Nazlı, Kahire'deki Bustan Sarayı'nda Sultan Fuad ile evlendi.
On 24 May 1919 Nazli married Sultan Fuad I at Bustan Palace, Cairo.
Nazlıcan İnci at BWF: https://bwfbadminton.com/player/73023/nazl%C4%B1can-inci
Nazlıcan İnci at BWF.tournamentsoftware.com