Ana içeriğe geç
Sözlük
/
aymaz

aymaz

/ajˈmaz/
adj
TR → EN
↔ ters çevir
"aymaz" kelimesinin İngilizcesi: unwary, careless. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelunwaryadj
Genelcarelessadj

Görsel

Pilates ve Yoga Antrenmanları İçin Şık, Kaymaz ve Renkli Mat Koleksiyonu

Tanım

sıfat: Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse); gözü bağlı, gafil

Diğer Dillerde

negligent, careless
eş: nachlässig, sorglos, unbedacht, unvorsichtig, unachtsam
Außer, natürlich, heute morgen.Bu sabahı saymazsak.
Fransızcadistrait, étourdi, négligent /dis.tʁɛ/
absent-minded · distracted
köken: From Old French destrait, past participle of destraire (modern distraire), from Latin distrahō (“to distract”).
aile: distraitement
Sauf, bien sûr, ce matin.Bu sabahı saymazsak.
sloppy, lax (person)
eş: descuidado, negligente, irresponsable, indolente, perezoso, flojo
köken: Past participle of dejar.
aile: dejadez
No emitiría ninguna luz.Hiçbir ışık yaymaz.
İtalyancainaccurato, negletto, spensierato, superficiale /i.nak.kuˈra.to/
inaccurate · careless
eş: impreciso, inesatto
aile: inaccuratamente
Non emetterà nessuna luce.Hiçbir ışık yaymaz.
Не считая, конечно, этого утра.Bu sabahı saymazsak. (Gülüşmeler)
طبعاً باستثناء هذا الصباح.Bu sabahı saymazsak. (Gülüşmeler)
careless, negligent, sloppy
çekim: karşılaştırma daha səhlənkar · üstünlük ən səhlənkar
köken: From Persian سهل انگار (sahlengâr), from Arabic سَهْل (sahl, “easy”). By surface analysis, səhlən (“easiness”) + -kar.
aile: səhlənkarlıq
careless
çekim: karşılaştırma achtelozer · üstünlük meest achteloos
eş: slordig, onverschillig, onoplettend, nonchalant, onnadenkend, respectloos
köken: From acht (“attention”) + -e- + -loos (“-less”).
aile: achteloosheid
Behalve vanmorgen, natuurlijk.Bu sabahı saymazsak.
Portekizcedesatencioso /de.za.tẽ.siˈo.zu/
careless (not giving sufficient attention or thought)
eş: abarroado, aburguesado, alarvado, bugre, desafável, desamável
köken: From des- + atencioso.
Do que acender e não acender .Işık: Yüksel Aymaz.
careless, negligent
köken: From Ancient Greek ἀμελής (amelḗs, “careless, negligent”).
(Γέλια)Bu sabahı saymazsak.
Japonca不注意, 軽率, 迂闊 /ɸɯ̟t͡ɕɨːi/
careless, thoughtless, inattentive
köken: Compound of 不(ふ) (fu-, “un-; in-; non-”) + 注(ちゅう)意(い) (chūi, “attention; caution”)
そこで持ち上がる疑問はBu sabahı saymazsak. (Gülüşmeler)
不注意な一言で台無しになる
negligent
çekim: karşılaştırma mer försumlig · üstünlük mest försumlig
köken: försumma + -lig. Cognate of Danish forsømmelig.
Hans Guds lag är i hans hjärta; hans steg vackla icke.Tanrısının yasası yüreğindedir, Ayakları kaymaz.
Lehçeniedbały /ɲɛˈdba.wɘ/
careless, heedless, negligent · sloppy, untidy, slovenly
çekim: karşılaştırma bardziej niedbały · üstünlük najbardziej niedbały
eş: lekkomyślny, niebaczny, niechlujny, nieostrożny, niestaranny, nieuważny
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Balto-Slavic *ne Proto-Slavic *ne Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Polish dbać Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły Polish -ły Polish dbały Polish niedbały From nie- + dbały.
aile: niedbalstwo, niedbaluch, niedbałość
Nie będzie emitować światła.Hiçbir ışık yaymaz.
Вона не виділятиме світла.Hiçbir ışık yaymaz.
Hintçeअसावधान /ə.sɑːʋ.d̪ʱɑːn/
uncautious, careless
zıt: सावधान
köken: From अ- (a-) + सावधान (sāvdhān).
Fincehuoleton, huolimaton /ˈhuo̯leton/
carefree · scatterbrained
çekim: karşılaştırma huolettomampi · üstünlük huolettomin
köken: huoli + -ton
aile: huolettomasti, huolettomuus
Hänen Jumalansa laki on hänen sydämessään, hänen askeleensa eivät horju.Tanrısının yasası yüreğindedir, Ayakları kaymaz.
Çekçelehkomyslný, lhostejný, nedbalý, neopatrný /ˈlɛxkomɪsl̩niː/
light-minded, thoughtless · careless
çekim: karşılaştırma lehkomyslnější · üstünlük nejlehkomyslnější
eş: frivolní, ležérní, ztřeštěný, bezhlavý
köken: From lehký + -o- + mysl + -ný.
aile: lehkomyslnost
Nevyzařuje světlo.Hiçbir ışık yaymaz.
Rumenceneglijent, nepăsător /ne.ɡliˈʒent/
negligent
köken: Borrowed from French négligent.
Bineînțeles, cu excepția cazului de dimineață.Bu sabahı saymazsak.
Macarcafigyelmetlen, gondatlan, hanyag, könnyelmű /ˈfiɟɛlmɛtlɛn/
inattentive · careless, thoughtless, inconsiderate
çekim: karşılaştırma figyelmetlenebb · üstünlük legfigyelmetlenebb
köken: From figyelem (“attention, care”) + -etlen (“-less, without”, privative adjective-forming suffix).
aile: figyelmetlenkedik, figyelmetlenség
Kivéve, természetesen, ma reggel.Bu sabahı saymazsak.
İbraniceרשלן
מלבד, כמובן, הבוקר.Bu sabahı saymazsak.
careless, perfunctory · superficial · slack
çekim: karşılaştırma lemfældigere · üstünlük lemfældigst
köken: From dialectal Swedish lemfällig.
sin Guds Lov har han i Hjertet, ikke vakler hans Skridt.Tanrısının yasası yüreğindedir, Ayakları kaymaz.
Hans Guds lov er i hans hjerte, hans trin vakler ikke.Tanrısının yasası yüreğindedir, Ayakları kaymaz.
Endonezceceroboh /ˈtʃə.ro.boh/
clumsy · awkward · impolite; rude
çekim: karşılaştırma lebih ceroboh · üstünlük paling ceroboh
köken: Inherited from Malay ceroboh.
aile: kecerobohan, menceroboh, mencerobohi, seceroboh, terceroboh
Hukum Allahnya tersimpan di dalam hatinya, ia tidak menyimpang daripadanyaTanrısının yasası yüreğindedir, Ayakları kaymaz.
Vietnamcabất cẩn /ʔɓət̚˧˦ kən˧˩/
careless; negligent; reckless
köken: Sino-Vietnamese word from 不謹, composed of 不 (“not”) and 謹 (“cautious”).
Tất nhiên, ngoại trừ sáng hôm nay.Bu sabahı saymazsak. (Gülüşmeler)
sự bất cẩn
Тя няма да излъчва светлина.Hiçbir ışık yaymaz.
Slovakçanedbanlivý, nepozorný /ɲepɔzɔrniː/
inattentive
aile: nepozornosť
Môj filozofický testament, Trnava, Dobrá kniha, 1999.Haydar Taymaz, sözlü anlatımı, Düzce,2009
Mõisa järgi on nime saanud küla läbiv Piibe maantee.Kaymaz Araman Köyü'nden İpek Yolunun geçtiği bilinmektedir.

Etimoloji

By surface analysis, ay- + -maz. The word was originally dialectal, but was popularized in 1930s.

Örnek Cümleler

Hiçbir ışık yaymaz.
It will emit no light.
Bu sabahı saymazsak.
Except, of course, this morning.
Allah sözünden caymaz.
Surely God does not go back on His promise.
Allah va'dinden caymaz.
Allah faileth not His promise.
Allah vaadinden caymaz.
Allah faileth not His promise.
Allah asla sözünden caymaz.
Have not then those who believe yet known that had Allah willed, He could have guided all mankind?
Sen sözünden hiç caymazsın."
Verily Thou failest not the tryst.
Kediyi saymazsanız ev boştu.
The house was empty, if you don't count the cat.
Allah, verdiği sözden caymaz.
Allah faileth not His promise.
Elbette Allah sözünden caymaz.
And Allah fails not His Promise.
Kuşkusuz ALLAH sözünden caymaz
Allah faileth not His promise.
Allah ise vâdinden asla caymaz.
Allah faileth not His promise.
aymaz ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod