Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bihaber

bihaber

/biː.haˈbeɾ/
adj
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"bihaber" kelimesinin İngilizcesi: clueless, cluelessly, without knowledge, without knowing. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcluelessadj
Genelcluelesslyadv
Genelwithout knowledgeadj
Genelwithout knowingadv

Tanım

sıfat: habersiz
zarf: Habersiz bir biçimde

Diğer Dillerde

Almancaahnungslos, planlos, unbedarft /ˈaːnʊŋsˌloːs/
clueless
çekim: karşılaştırma ahnungsloser · üstünlük am ahnungslosesten
köken: From Ahnung + -s- + -los.
Ich bin echt ratlos.Tamamen bihaberdim.
Fransızcaignorant /i.ɲɔ.ʁɑ̃/
ignorant
eş: ininformé
köken: From Latin ignōrantem.
Je suis désemparé.Tamamen bihaberdim.
absent-minded, forgetful, clueless
köken: From despistar + -ado.
Estoy completamente desconcertado.Tamamen bihaberdim.
Su edad era a menudo objeto de bromas en la prensa y se le tenía por despistado.
İtalyancasenza idea
Vengo preso in contropiede.Tamamen bihaberdim.
Я совершенно беспомощен.Tamamen bihaberdim.
Felemenkçeonnozel /ɔˈnoː.zəl/
innocent · naive, gullible · silly, goofy
çekim: karşılaştırma onnozeler · üstünlük onnozelst
köken: From Middle Dutch onnosel, from on- (“not”) + nosel (“dangerous”). Cognate with Low German unnösel (cf. German Schnösel).
aile: onnozelaar, Onnozele Kinderen, onnozelheid, onnozelweg
Ik snapte er niets van.Tamamen bihaberdim.
Portekizcesem ideia
Eu fiquei perdido.Tamamen bihaberdim.
İsveççeaningslös
unsuspecting, unwitting, clueless (not harboring any suspicions), (sometimes, by implication) naive
çekim: karşılaştırma aningslösare · üstünlük aningslösast
köken: aning + -s- + -lös
aile: aningslöshet
Jag är helt ställd.Tamamen bihaberdim.
Lehçezielony /ʑɛˈlɔ.nɘ/
green (color) · green, new
çekim: karşılaştırma bardziej zielony · üstünlük najbardziej zielony
eş: zieloniutki, zieloniuchny, zieleniutki, zieleniuchny, zielenisty, niedojrzały
köken: Etymology tree Proto-Slavic *zelenъ Polish zielony Inherited from Proto-Slavic *zelenъ.
aile: anakonda zielona, zazielenić, zielenić
Nie miałem pojęcia.Tamamen bihaberdim.
On jest totalnie zielony w tym obszarze.
Hintçeअनजान, अनभिज्ञ (eril) /ən.d͡ʒɑːn/
alternative form of अनजाना (anjānā)
çekim: çoğul अनजानों
Fincetietämätön /ˈtie̯tæmætøn/
unaware, ignorant, unknowing · clueless
çekim: karşılaştırma tietämättömämpi · üstünlük tietämättömin
köken: From Proto-Finnic *teetämät'oin, equivalent to tietää (“to know”) + -mätön (negative participle).
aile: tietämättömyys, tietämättömästi
Suurin osa pragmatisteista olisi tästä eri mieltä.Çoğu tüketici bu farklılıklardan bihaberdardır.
Çekçebezradný /ˈbɛzradniː/
at a loss, helpless (not knowing what to do)
çekim: karşılaştırma bezradnější · üstünlük nejbezradnější
köken: From bez- + rada + -ný.
aile: bezradnost
Vůbec si nevím rady.Tamamen bihaberdim.
Macarcatudatlan /ˈtudɒtlɒn/
ignorant, clueless
çekim: karşılaştırma tudatlanabb · üstünlük legtudatlanabb
köken: From tud (“to know”) + -atlan (“without”, privative adjective-forming suffix).
aile: tudatlanság, írástudatlan, öntudatlan
Tanácstalan voltam.Tamamen bihaberdim.
אני אובד עצות.Tamamen bihaberdim.
Chúng ta đã xâm chiếm Iraq bằng quân sự mà không để ý đến thực tế văn hóa và tâm lý.Irak'ı kültürel ve psikolojik gerçeklerden bihaber bir şekilde ele geçirdik.
Katalancasense pista
Galcedi-glem /dɪˈɡlɛm/
clueless, inept, incompetent
çekim: karşılaştırma mwy di-glem · üstünlük mwyaf di-glem
köken: From di- (“-less”) + clem (“clue”).
İrlandacaaineolach /ˈanˠɔːlˠa(x)/
ignorant, uninformed
çekim: karşılaştırma aineolaí · üstünlük is aineolaí
köken: From Middle Irish aineólach (“ignorant”) (compare Manx anoayllagh), from Old Irish éulach (“knowing”). By surface analysis, ain- + eolach (“knowledgeable”).

Etimoloji

Farsça

Örnek Cümleler

Tamamen bihaberdim.
I'm totally clueless.
Varlığımdan bile bihaber.
She doesn't know I exist.
Her şeyden bihaber mi geldin?
You came without knowing anything?
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.
He knew the darks but not the brights.
Irak'ı kültürel ve psikolojik gerçeklerden bihaber bir şekilde ele geçirdik.
We invaded Iraq with a military oblivious to the cultural and psychological realities.
Kennedy ise bir yandan, Willow'un Saga Vasuki ile olan ilişkisinin cinsel kısmından bihaberdir.
Kennedy is unaware of the sexual aspect of Willow's relationship with Saga Vasuki.
Ancak, Anya'nın zihin okuyabildiğinden ve Yor aslında profesyonel bir suikastçı oluşun bihaberdir.
However, unbeknownst to him Anya can read minds and Yor is in fact a professional assassin.
bihaber ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod