alımlı

adj
C2 seviye
TR → EN
"alımlı" kelimesinin İngilizcesi: attractive, charming, alluring, alluring. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelattractiveadj
Genelcharmingadj
Genelalluringadj
Genelalluring

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)alımlılar

Tanım

•alım olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar
•kurumlu, çalımlı, gururlu
•Mardin ili Merkez ilçesine bağlı bir köy
•Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan
•Kurumlu, çalımlı, gururlu

Diğer Dillerde

present participle of anziehen
çekim: karşılaştırma anziehender · üstünlük am anziehendsten
eş: attraktiv
Wie attraktiv sind Sie? — Ne kadar alımlısınız?
present participle of affrioler
À quel point vous êtes séduisant ? — Ne kadar alımlısınız?
İspanyolcaatractivo, atrayente, encantador /atɾaɡˈtibo/
attractive, appealing · engaging
çekim: çoğul atractivos
eş: seductor, cautivador, encanto, donaire, gracia
köken: Borrowed from Latin attractīvus. Cognate with English attractive.
aile: atractivamente, atractividad
¿Cuán atractivos? — Ne kadar alımlısınız?
present participle of affascinare
eş: accattivante, adescatore, allettante, ammaliante, attraente, avvincente
Quanto siete attraenti? — Ne kadar alımlısınız?
Rusçaпривлекательный, обаятельный
Он очень яркий, чтобы привлечь насекомых, которые сделают за вас работу. — Böcekleri çekmek için çok alımlı.
Arapçaجَذَّاب
و ما قدر جاذبيتك؟ — Ne kadar alımlısınız?
Felemenkçeinnemend
present participle of innemen
Hoe aantrekkelijk ben je? — Ne kadar alımlısınız?
Portekizceatraente, atrativo, atrator, charmoso, simpático /a.tɾaˈẽ.t͡ʃi/
attractive (having the power of charming)
çekim: karşılaştırma mais atraente · üstünlük o mais atraente
eş: rechamante
köken: Borrowed from Latin attrahentem.
Até que ponto são atrativos? — Ne kadar alımlısınız?
Yunancaελκυστικός /elcistiˈkos/
sexually attractive, charming, winsome
zıt: απωθητικός
köken: From Ancient Greek ἑλκυστικός (helkustikós, “drawing”).
Πόσο ελκυστικοί είστε; — Ne kadar alımlısınız?
Japonca魅力的な
どれくらい正直か? — Ne kadar alımlısınız?
Korece매력적인
얼마나 관심을 끄나요? — Ne kadar alımlısınız?
İsveççecharmig
charming
çekim: karşılaştırma charmigare · üstünlük charmigast
köken: charm + -ig. Attested since 1950.
Hur attraktiv är du? — Ne kadar alımlısınız?
attractive
çekim: karşılaştırma atrakcyjniejszy · üstünlük najatrakcyjniejszy
eş: pociągający, seksowny
zıt: nieatrakcyjny
köken: Etymology tree Polish atrakcja Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish atrakcyjny From atrakcja + -ny.
aile: nieatrakcyjny, nieatrakcyjnie, atrakcyjność, nieatrakcyjność, uatrakcyjniać, uatrakcyjnić
Jak bardzo atrakcyjni? — Ne kadar alımlısınız?
Ukraynacaприва́бливий, прива́бний, прина́дливий, прина́дний, притяга́льний
Наскільки гарними? — Ne kadar alımlısınız?
attractive, appealing · attractive
köken: Borrowed from Sanskrit आकर्षक (ākarṣaka).
Fincehoukutteleva, hurmaava, hyvännäköinen (unisex), ihastuttava, kiinnostava, komea /ˈhou̯kutːeleʋɑ/
attractive, tempting, alluring, enticing
çekim: karşılaştırma houkuttelevampi · üstünlük houkuttelevin
aile: houkuttelevasti, houkuttelevuus
Ja Leealla oli sameat silmät, mutta Raakelilla oli kaunis vartalo ja kauniit kasvot. — Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.
Çekçeatraktivní, okouzlující, přitažlivý /ˈatraktɪvɲiː/
attractive
eş: líbivý, půvabný, přitažlivý, příjemný, milý, lákavý
Atraktivní? — Ne kadar alımlısınız?
attractive
köken: Borrowed from French attractif. By surface analysis, atracție + -iv.
Cât de atrăgători sunteţi? — Ne kadar alımlısınız?
Macarcacsábító, vonzó /ˈvonzoː/
present participle of vonz
çekim: karşılaştırma vonzóbb · üstünlük legvonzóbb
köken: vonz + -ó
Mennyire vagyunk vonzóak? — Ne kadar alımlısınız?
İbraniceמושך, מקסים
charming
köken: From הִקְסִים (hiksím, “to charm”).
כמה מושכים אתם? — Ne kadar alımlısınız?
Latinceamoenus, formosus, venustus /aˈmoe̯.nʊs/
charming, pleasant, agreeable, amenable · lovely, delightful, beautiful
çekim: karşılaştırma amoenior · üstünlük amoenissimus
köken: The origin remains unexplained. Possibly from amo (“to love”), mino (“to drive forth”), or loaned from a substrate.
aile: amoena, amoenē, amoenitās, amoeniter, amoenō, inamoenus
Dancaattraktiv, tiltalende, tiltrækkende
present participle of tiltrække
Hvor tiltrækkende er du? — Ne kadar alımlısınız?
Norveççesjarmerende, tiltrekkende
Lea hadde matte øine; men Rakel var vakker av skapning og vakker å se til. — Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.
Vietnamcaquyến rũ /kwiən˧˦ zu˦ˀ˥/
to seduce; to charm; to captivate
köken: The now obsolete form quyến dũ is quite sufficiently attested, notably in the Southern dialects that did not have the ‹r-›-‹d-› merger. The second element most likely being a non-Sino-Vietnamese reading of Chinese 誘 (SV: dụ). The form rũ might be a result of hypercorrection due to the merger ‹r-›-‹d-› in the inland Northern dialects, with the new spelling then spread and adopted in the dialects…
Rất phô trương để thu hút nhiều côn trùng làm công việc thụ phấn cho nó. — Böcekleri çekmek için çok alımlı.
sức quyến rũ
Bulgarcaочарователен, привлека́телен, притега́телен, чаровен /t͡ʃɐˈrɔvɛn/
charming, attractive, mesmerizing, captivating (capable of attracting interest)
çekim: karşılaştırma чаро́вни
köken: Inherited from Proto-Slavic *čarovьnъ. By surface analysis, чар (čar, “charm”) + -о́вен (-óven)
Колко сте привлекателни? — Ne kadar alımlısınız?
чаровна усмивка
Letoncapievilcīgs
attractive, appealing
çekim: karşılaştırma pievilcīgāks · üstünlük vispievilcīgākais
köken: From pievilkt + -īgs.
Estoncakütkestav, veetlev, võluv
Taycaน่ารัก, มีเสน่ห์, สวย, สวยงาม /naː˥˩.rak̚˦˥/
adorable; cute; lovely; pretty. · appropriate; suitable; proper.
köken: น่า (nâa) + รัก (rák); literally "should love" or "should be loved".
น้องสาวของผมไม่น่ารักขนาดนั้นหรอก
มาฟังเรื่องน่ารักของคู่นี้ดีกว่า
ทำตัวแบบนี้ไม่น่ารักเลย

Etimoloji

From alım + -lı.

Kelime Ailesi

Örnek Cümleler

Ne kadar alımlısınız?
How attractive are you?
Sanırım o, alımlı ve çekici.
I think she is charming and attractive.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.
Very showy, to attract lots of insects to do its bidding.
Çin'de bir sürü alımlı evli kadın olduğunu duydum.
I heard there's a lot of MILFs in China.
O kadar alımlı değilsin, sadece sevimlisin.. hep böyleydi bu..
You're not that pretty and you're only cute now and then.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.
Leah's eyes were weak, but Rachel was beautiful in form and attractive.
Onlardan önce nice kuşaklar helak ettik ki, malca ve manzaraca daha alımlıydılar.
How many generations that had far more wealth and ostentation have We laid low before them!
Gizledikleri alımlı bölgelerini sergilemek/bildirmek için ayaklarını yere vurmasınlar.
They should not walk stamping their feet lest they make known what they hide of their Ornaments.
alımlı ile daha fazla örnek cümle →