alımlı ile cümle
alımlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sanırım o, alımlı ve çekici.I think she is charming and attractive.
Çin'de bir sürü alımlı evli kadın olduğunu duydum.I heard there's a lot of MILFs in China.
Ne kadar alımlısınız?How attractive are you?
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Very showy, to attract lots of insects to do its bidding.
O kadar alımlı değilsin, sadece sevimlisin.. hep böyleydi bu..You're not that pretty and you're only cute now and then.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Leah's eyes were weak, but Rachel was beautiful in form and attractive.
Onlardan önce nice kuşaklar helak ettik ki, malca ve manzaraca daha alımlıydılar.How many generations that had far more wealth and ostentation have We laid low before them!
Gizledikleri alımlı bölgelerini sergilemek/bildirmek için ayaklarını yere vurmasınlar.They should not walk stamping their feet lest they make known what they hide of their Ornaments.
Âlimliği yanında, diğer meşhur bir yönü de şâirliğidir.وهي أسرة علم وفضل، لها شهرتها في الديار الشامية وغيرها.
Burada geçen "yumuşak" (רכות) kelimesinin "alımlı" mı yoksa "zayıf" anlamında mı olduğu tartışma konusudur.É debatido se o adjetivo "terno" (רכות) foi usado para significar "delicado e suave" ou "fraco".
Bazıları Guevara’yı bu ‘’yeni insan’’ın alımlı ve yalın bir modeli olarak görür.Дехто вбачав у Геварі, одночасно чарівному та суворому, модель такої «нової людини».
Güzel ve alımlı bir kız olan Nesrin'e esnaftan sataşanlanlar da olur.Захопили вони в неволю й дуже гарну дівчину Славку.
Balo salonunda prensin alımlı karısı belirir.A bálteremben megkezdődik a hercegnőbál.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Atrai muitos insectos para fazerem o seu trabalho.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Erg opzichtig, om veel insecten aan te trekken.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Foarte prezentabilă, pentru a atrage multe insecte pentru a-şi face oferta.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.매우 화려하죠. 곤충들을 많이 부를 수 있을 정도로 매력적입니다.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Molto appariscente, attrae molti insetti per il trasporto.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Muy llamativa, atrae a muchos insectos para que realicen su polinización.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Nagyon látványos, hogy sok rovart vonzzon, hogy teljesítsék az akaratát.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Rất phô trương để thu hút nhiều côn trùng làm công việc thụ phấn cho nó.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Sangat mencolok, untuk menarik serangga melakukan penyerbukan.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Sehr protzig, um viele Insekten anzulocken, die die Arbeit erledigen.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Très attrayante, pour attirer beaucoup d'insectes qui vont travailler pour elle.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Velmi nápadná, aby nalákala hodně hmyzu, který přenese její pyl.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Veľmi nápadný, aby priťahoval hmyz, ktorý mu poroznáša peľ.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Zwraca na siebie uwagę, żeby przyciągnąć owady.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Είναι πολύ φανταχτερό, ώστε να προσελκύει πολλά έντομα να κάνουν το θέλημά του.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Много ефектно, за да привлече много насекоми да направят разнасянето.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.Он очень яркий, чтобы привлечь насекомых, которые сделают за вас работу.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.מאד ראוותני, כדי למשוך הרבה חרקים שישווקו את מוצריו.
Böcekleri çekmek için çok alımlı.وهي واضحة جداً ومخصصة لجذب العديد من الحشرات للتخصيب
Böcekleri çekmek için çok alımlı.花粉にはよく見ると
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Aber Lea hatte ein blödes Gesicht, Rahel war hübsch und schön.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Ale Lea mala chúlostivé oči, a Rácheľ bola peknej postavy a krásnej tvári.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Ale Lija była chorych oczu, a Rachel zaś pięknego oblicza, i wdzięczna na wejrzeniu.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Imela je pa Leja oči slabotne, ali Rahela je bila lepe postave in zalega obličja.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Ja Leealla oli sameat silmät, mutta Raakelilla oli kaunis vartalo ja kauniit kasvot.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.레아는 안력이 부족하고 라헬은 곱고 아리따우니
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Léa avait les yeux délicats; mais Rachel était belle de taille et belle de figure.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Lea avea ochii slabi; dar Rahela era frumoasă la statură şi mîndră la faţă.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Lea hadde matte øine; men Rakel var vakker av skapning og vakker å se til.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Lea had fletse ogen, maar Rachel was een echte schoonheid.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Lea matanya indah, sedangkan Rahel bertubuh molek dan berwajah cantik
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Leának pedig gyenge szemei valának, de Rákhel szép termetû és szép tekintetû vala.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Leas Øjne var matte, men Rakel havde en dejlig Skikkelse og så dejlig ud,
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Léia tinha os olhos enfermos, enquanto que Raquel era formosa de porte e de semblante.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Lia aveva gli occhi smorti, mentre Rachele era bella di forme e avvenente di aspetto
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Los ojos de Lea eran tiernos, pero Raquel tenía una bella figura y un hermoso semblante
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Mắt Lê-a yếu, còn Ra-chên hình dung đẹp đẽ, vẻ mặt tốt tươi.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Mắt_Lê - a yếu , còn Ra-chên hình_dung đẹp_đẽ , vẻ mặt tốt_tươi .
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Než Lía měla oči mdlé, ale Ráchel byla pěkné postavy a krásné tváři.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Och Leas ögon voro matta, men Rakel hade en skön gestalt och var skön att skåda.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Και της μεν Λειας οι οφθαλμοι ησαν ασθενεις η δε Ραχηλ ητο ευειδης και ωραια την οψιν.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Лия была слаба глазами, а Рахиль была красива станом и красива лицем.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.На Лия очите не бяха здрави; а Рахил имаше хубава снага и хубаво лице.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.ועיני לאה רכות ורחל היתה יפת תאר ויפת מראה׃
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.وكانت عينا ليئة ضعيفتين. واما راحيل فكانت حسنة الصورة وحسنة المنظر.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.利 亞 的 眼 睛 沒 有 神 氣 、 拉 結 卻 生 得 美 貌 俊 秀
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.利亞 的 眼睛 沒 有 神氣 、 拉結卻 生 得 美貌 俊秀