wreck

/ˈɹɛk/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"wreck" kelimesinin Türkçesi: harabe, virane, harabiyet, haraplık, enkaz. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelharabe
Genelvirane
Genelharabiyet
Genelharaplık
Genelenkaz
Geneldalgaların kıyıya attığı enkaz ve mallar
Genelgeminin kazaya uğraması
Genelkurtarma ekibi.
Genelgemiyi karaya oturtmak veya kazaya uğratmak
Genelharap etmek
Genelenkaz haline getirmek
Genelkazaya uğramak
Genelkazazede olmak
Genelyıkmak. wrecking crew enkaz temizleme ekibi
Genelharap olmuş kimse
Genelgemi enkazı
Genelkazazede gemi

Görsel

Harabe orman manzarası - sisli gökyüzüTerk edilmiş fabrika salonu endüstriyel harabeKaleyi andıran harabe duvarları - tarihî mimariApokaliptik yanmış şehir silueti - harabe manzara

Tanım

•a ship that has been destroyed at sea
•smash or break forcefully

Diğer Dillerde

Rusçaава́рия, разруша́ть, разру́шить
Arapçaتَصَادُّم
Azericedağıtmaq
Portekizcedestroço, estragar
Japoncaばらす, めちゃめちゃにする, 打ち壊す, 敗残, 残骸, 破壊する
Korece충돌
Çekçevrak
İbraniceגרוטאה
Latinceperdō
Bulgarcaостанки, отломки, разбивам, развалина, руина, руинирам
Katalancaruïna
Baskçahondatu
Makedoncaкр́нтија, о́станки, оста́тоци, хава́рија

Etimoloji

From Middle English wrek, from Anglo-Norman wrek, from Old Norse *wrek (Norwegian and Icelandic rek, Swedish vrak, Danish vrag), from Proto-Germanic *wrekaną, whence also Old English wrecan (English wreak), Old High German rehhan, Old Saxon wrekan, Gothic 𐍅𐍂𐌹𐌺𐌰𐌽 (wrikan).

Kelime Ailesi

bewreck
car wreck
catch wreck
check yourself before you wreck yourself
nerve-wreck
nervous wreck
shipwreck
train wreck
wreck car
wreck grab
wreck havoc
wreck of the Hesperus
wreck shop
wreck the hoose juice
wreck yard
wreckage
wrecker

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Resmen bitiğim.
I'm completely wrecked.
Tom bir harabe.
Tom is a wreck.
Onu mahvedelim.
Let's wreck him.
Sinirim bozuldu.
I'm a nervous wreck.
O çok fazla gergin.
He's a nervous wreck.
Tom oldukça sinirli.
Tom is a nervous wreck.
Ben tam bir enkazım.
I'm a total wreck.
Hayatım bir enkazdı.
My life was a wreck.
Tom'un evi bir enkaz.
Tom's house is a wreck.
Tom harap durumdaydı.
Tom was a wreck.
Sen tam bir harabesin.
You're a total wreck.
My nerves are a wreck.
My nerves are a wreck.