uncanny

/ʌnˈkæni/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"uncanny" kelimesinin Türkçesi: acayip, esrarengiz, esrarengizlik., sebebi anlaşılamayan, tekin olmayan. uncannily esrarengiz bir şekilde. uncanniness acayiplik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelacayip
Genelesrarengiz
Genelesrarengizlik.
Genelsebebi anlaşılamayan
Geneltekin olmayan. uncannily esrarengiz bir şekilde. uncanniness acayiplik

Tanım

•surpassing the ordinary or normal

Diğer Dillerde

Rusçaжу́ткий, сверхъесте́ственный
Azericebirtəhər
Felemenkçegriezelig, mysterieus
Portekizceestranho, perturbador
Yunancaαλλόκοτος, ανοίκειο
Japonca不気味な
İsveççeunderlig
Rumencebizar
Dancauhyggelig
Endonezcegerun
Bulgarcaнеобичаен, странен
Galiçyacadesconcertante, perturbadora
İzlandacadularfullur, kynlegur, óhugnanlegur, skuggalegur, undarlegur
Esperantopreternatura
Yidişאומהיימלעך, געהײַריש, טשודנע, נישט־⁠היימלעך
Oksitancaestranh

Etimoloji

From un- + canny; thus “beyond one's ken,” or outside one's familiar knowledge or perceptions. Compare Middle English unkanne (“unknown”). In the noun sense a translation of Sigmund Freud's usage of German unheimlich (Das Unheimliche, 1919).

Kelime Ailesi

uncannily
uncanniness
uncanny valley

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Benzerlik olağanüstü.
The resemblance is uncanny.
Bu olay oldukça esrarengiz.
This incident is quite uncanny.
Bu iki erkek arasındaki benzerlik esrarengiz.
The resemblance between these two men is uncanny.
Bu robot ürpertici ve şekli şemali bozuk olmamalı.
This robot can't be creepy or uncanny.
O, Marilyn Monroe'ya acayip bir benzerlik taşımaktadır.
She bears an uncanny resemblance to Marilyn Monroe.
Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor.
They're both exactly the same size and shape to an uncanny degree.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.
It was so uncanny to Henfrey that for a minute they remained staring blankly at one another.
The Who’nun gitaristi Pete Townshend albümü “esrarengiz bir başyapıt” olarak niteler.
The Who's Pete Townshend was quoted as calling the album "an uncanny masterpiece".
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.
So when I heard that I was like -- that's uncanny, that's exactly what my creative process is like.
Palu'nun günler önceden hava durumunu tahmin etmek için esrarengiz bir yöntemi de vardı.
The palu also had an uncanny ability to forecast weather conditions days in advance.
Agalmatophilia Galatea Jinoid Pygmalion Robot fetişizmi Esrarengiz vadi Teknoseksüel Garip Bilim
Agalmatophilia Galatea Gynoid Pygmalion Robot fetishism Uncanny Valley Technosexual Weird Science
Synecdoche New York filmi bile Tom McCarthy'nin Remainder adlı romanıyla benzerlikler gösteriyordu.
Synecdoche New York bears an uncanny resemblance to Tom McCarthy's novel Remainder