"stiff" kelimesinin Türkçesi: eğrilmez, kuvvetli, yüksek, pahalı, bükülmez. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneleğrilmez
Genelkuvvetli
Genelyüksek
Genelpahalı
Genelbükülmez
Geneldik
Genelkoyu
Genelözlü
Genelsıkı
Geneltutulmuş
Genelgergin
Genelkatı
Genelzorlanmış
Genelsert
Genelresmi
Genelinatçı
Genelpek
Genelsarp
Genelçetin
Genelpekişmiş
Genelsağlam
Genelzor
Genelağır
Geneldeğişmeyen
Genel(İskoç.)
Genel(İng.)
Genelsertlik .
Genelakıcı olmayan
Genelalkolü çok
Genel(den.) rüzgâra dayanıklı
Genel(leh.) dinç
Genel(argo) ceset
Genel(argo) baş belası
Genel(argo) herif
Genel(argo) suç ortağı
Genel(argo) kurban
Genel(argo) sahte kâğıt para. keep a stiff upper lip cesaretini kaybetmemek
Genelsoğukkanlılığını korumak. stiff'ly dimdik olarak. stiff'ness katılık
Tanım
•in a stiff manner
•the dead body of a human being
•very drunk
Etimoloji
English surname, from the adjective stiff.
Örnek Cümleler
Su katı.
The water's stiff.
Oldukça sert.
It's pretty stiff.
Sırtım serttir.
My back is stiff.
Boynum tutulmuş.
I have a stiff neck.
Tom çok sıkıldı.
Tom is bored stiff.
Bu rekabet katı.
The competition is stiff.
Ben çok korktum.
I was scared stiff.
Tom çok sıkılacak.
Tom is going to be bored stiff.
Omuzlarım serttir.
My shoulders are stiff.
Tom kaskatı kesildi.
Tom stiffened.
Onların kasları sert.
Their muscles are stiff.