Ana içeriğe geç
Sözlük
/
solitary

solitary

/ˈsɒlɪtɹi/4 hece
B2 seviye
EN → TR
"solitary" kelimesinin Türkçesi: yalnız, münferit, ıssız, tenha, kasvetli. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyalnız
Genelmünferit
Genelıssız
Geneltenha
Genelkasvetli
Geneltek
Genelbir
Genelmünzevi
Geneltek başına
Genelmünzevi kimse. solitary confinement hücre hapsi.

Görsel

Kahverengi kafe ortamında yalnız adamYalnız kuş portresi - doğa fotoğrafıSarı araba sisli yolda yalnızKedi portresi - yalnız çimen üzerinde

Tanım

•devoid of creatures
•one who lives in solitude

Atasözü & Deyim

“Yalnız kalanı kurt yer”
“Yalnız taş, duvar olmaz”
“Yalnız öküz çifte (boyunduruğa) koşulmaz”
“Sarımsak içli dışlı, soğan yalnız başlı”
“Yalnızlık, Allah’a mahsustur (yaraşır)”

Diğer Dillerde

Fransızcaseul, solitaire
İspanyolcasolitario
Rusçaедини́чный, затво́рник, одино́кий, одиночный, отше́льник, уединённый
Farsçaانفرادی
Portekizcesó, solitário
Japonca単一の, 単独の, 孤立した, 無人の, 独居の, 独居者
Çekçesamotář
Latincesolitarius
Norveççeensom
Endonezcesoliter
Vietnamcađơn độc
Bulgarcaединичен, незаселен, отделен, сам, самотен, уединен
Taycaลำพัง, สันโดษ
Katalancasolitari
Esperantosoleca
Belarusçaпустэльнік, самотнік
Makedoncaо́тшелник, пу́стиник, само́главец, само́главник, са́мотник
Malayalamcaഏകാന്ത

Etimoloji

From Middle English solitarie, borrowed from Latin sōlitārius. Doublet of solitaire.

Kelime Ailesi

nonsolitary
semisolitary
solitarily
solitariness
solitary confinement
solitary sandpiper
solitary snipe
solitary thrush
solitary tinamou
solitary vice
solitary wasp
solitary wave
soliton
unsolitary

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
hermit
lone
lonely
nongregarious
solitary confinement
unfrequented
aloner
anchoret
anchorite
beingless
bleak
by oneself

Örnek Cümleler

Sami hücrede.
Sami is in solitary.
O, hücre hapsinde.
He's been in solitary confinement.
Eşsiz, tek, yalnız.
Unique, single, solitary.
Yalnız yürümeyi severim.
I like a solitary walk.
O yalnız bir hayat sürdü.
She led a solitary life.
Hücrede tecritte tutuluyor.
He's in solitary confinement.
Yalnız yaşar ve gececildir.
It is nocturnal and solitary.
Yalnız gezen bir yaratıktır.
It's a very solitary creature.
O yalnız yürümekten hoşlanır.
He likes to take a solitary walk.
Ben sadece yalnız bir bilginim.
I'm just a solitary scholar.
Tırmanan çok yıllık bir bitkidir.
This is a climbing perennial plant with solitary flowers on long peduncles.
Genelde yalnız dolaşan hayvanlardır.
They are usually solitary animals.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod