solitary confinement

EN → TR

Tanım

•confinement of a prisoner in isolation from other prisoners

Diğer Dillerde

Fransızcaisolement carcéral, mitard
İspanyolcaincomunicación, reclusión solitaria, régimen de aislamiento
Rusçaодиночное заключение
Arapçaحَبْس اِنْفِرَادِيّ
Farsçaانفرادی, سلول انفرادی
Felemenkçeeenzame opsluiting, isolatie, isolement
Portekizceprisão em solitária
Japonca独房監禁
Korece독방 감금
Lehçekarcer
Finceeristäminen
Çekçesamovazba
Vietnamcabiệt giam
Bulgarcaкарцер
İrlandacabraighdeanas aonair
Makedoncaсамица

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
hole
ad-seg

Örnek Cümleler

Tom doğum gününü hücre hapsinde geçirdi.
Tom spent his birthday in solitary confinement.
Müdür Dan'ı hücre hapsine geri gönderdi.
The warden sent Dan back to solitary confinement.
Hücrede tecritte tutuluyor.
He's in solitary confinement.
O, hücre hapsinde.
He's been in solitary confinement.
Hergé daha sonra o zaman sadece dönemin saf düşüncelerini resmettiğini iddia etmiştir.
He later credited his ability to think to this long solitary confinement.
Hayatının bir kısmını Kapalıçarşı'da antikacılık yaparak geçirdi.
She had to spend her time in solitary confinement.
Aralık ayında yakalandı ve iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.
He was recaptured in December and sentenced to two years solitary confinement.[3]
Ancak parti, tek konulu bir parti olmadığını belirtmektedir.
The state argues that this is not solitary confinement.
Hücre hapsi, küçük, aydınlatılmamış bir dolaptı.
Solitary confinement was a small unlit closet.
Bu 15 yılın 10'u hücre hapsinde geçti.[1]
Ten of those 15 years were spent in solitary confinement.[2]
6×9: Sanal bir hücre hapsi deneyimi .
6×9: A virtual experience of solitary confinement.