"quarrel" kelimesinin Türkçesi: bozuşmak, kavga, çekişnıe, çekişmek, kavga. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri Genel bozuşmak 🔊
Genel kavga 🔊
Genel çekişnıe 🔊
Genel çekişmek 🔊
Genel kavga 🔊
Genel ağız kavgası etmek.
Genel taşçı kalemi.
Genel kusur bulmak
Genel tar. eskiden tatar yayı ile atılan ucu dört köşeli ağır ve kısa ok
Genel bozuşma. pick a quarrel kavga çıkarmak. take up a quarrel kavgaya iştirak etmek.
Tanım • an arrow that is shot from a crossbow; has a head with four edges
• have a disagreement over something
Etimoloji From Middle English querelen (“to dispute, quarrel; to assert one's claims; to rebel”) [and other forms], from querele (noun); see etymology 1. Compare Anglo-Norman, Middle French, and Old French quereler, quereller (“to argue with, dispute; to criticize; to bring a legal suit”) (modern French quereller (“to quarrel, squabble”)).
Örnek Cümleler Ask savasi, ha? 🔊
Lovers quarrel huh? idiot! 🔊
Aşk kavgası mı? 🔊
Lovers' quarrel? 🔊
Rızkınla oynama. 🔊
Don't quarrel with your bread and butter. 🔊
Ekmeğinle oynama. 🔊
Don't quarrel with your bread and butter. 🔊
Onlar tartıştılar. 🔊
They quarreled. 🔊
Tom'la tartışmam yok. 🔊
I have no quarrel with Tom. 🔊
Tom ve Mary tartıştı. 🔊
Tom and Mary quarreled. 🔊
Kimle kavga ediyorsun? 🔊
Who are you quarreling with? 🔊
Tom kavgacı, değil mi? 🔊
Tom is quarrelsome, isn't he? 🔊
İki oğlan kavga ediyor. 🔊
The two boys are quarreling. 🔊
Onunla kavga etmiyorum. 🔊
I have no quarrel with him. 🔊
Dün Tom'la kavga ettim. 🔊
I quarreled with Tom yesterday. 🔊