nuisance
/ˈnjuːsəns/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"nuisance" kelimesinin Türkçesi: sıkıntı, dert, bela, sıkıcı şey veya kimse, (huk.) başkalarına zarar veya sıkıntı veren şey. nuisance tax çok ufak tutarlar halinde toplandığından dolayı sıkıcı olan vergi. public nuisance umumun rahatını bozan şey.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsıkıntı
Geneldert
Genelbela
Genelsıkıcı şey veya kimse
Genel(huk.) başkalarına zarar veya sıkıntı veren şey. nuisance tax çok ufak tutarlar halinde toplandığından dolayı sıkıcı olan vergi. public nuisance umumun rahatını bozan şey.
Görsel




Tanım
•something or someone that causes trouble; a source of unhappiness
Diğer Dillerde
Fransızcaembêtement, nuisance
İspanyolcaengarnio, engorro, estorbo, giba, incomodidad, inconveniente
Rusçaдоса́да, неприя́тность, неудо́бство, ньюснс, поме́ха
Arapçaإِزْعَاج
Felemenkçeergernis, lastpost, ongemak, overlast
Yunancaβάσανο, ενόχληση, μπελάς
Lehçeniedogodność, uciążliwość, utrapienie, utrapieniec, zakłócenie porządku
Ukraynacaзніяковілість, незручність, ніяковість
Macarcabosszúság, botránkozás, botrány, botrányokozás, kellemetlenség, közbotrányokozás
Endonezcegangguan, orang rewel
Bulgarcaдосада, досадник, неприятност
Slovakçaotrava
Katalancaincomoditat, lata, molèstia, pesat, plepa
Galiçyacaarniveque, arrancallo, canfornio, encambullada, enfolico, engarro
İrlandacacrá croí, núis
Svahilikero
Esperantoagacaĵo, malagrablaĵo
Etimoloji
From Middle English noysaunce, from Anglo-Norman nusaunce, nussance and Old French nuisance, from nuisir (“to harm”), from Latin nocēre. Doublet of nocence and nocency.
Kelime Ailesi
antinuisance
attractive nuisance
make a nuisance of oneself
nuisance call
nuisance caller
nuisance candidate
nuisance fee
nuisance ground
nuisance parameter
nuisance tax
nuisanceless
nuisancer
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
annoyance
bother
pain
inconvenience
obstacle
offense
pest
botheration
infliction
pain in the ass
pain in the neck
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Baţ belasý.
Bloody nuisance.
Bir sıkıntı!
A nuisance!
Ne baş belası!
What a nuisance!
2009; Watts et al.
"What is nuisance flooding?".
Tom gerçek bir sıkıntı.
Tom is a real nuisance.
Tom hep başa bela oluyor.
Tom is always being a nuisance.
Tom çekilmez hale geliyor.
Tom is being a nuisance.
Sen gerçekten bir sıkıntısın!
You really are a nuisance!
Kuşlar da sıkıntı yaratabilir.
Birds can be a nuisance.
Tom hep insanın canını sıkıyor.
Tom is always being a nuisance.
Telefon bir baş belası olabilir.
The telephone can be a nuisance.
It'sa sıkıntı eleştirilmiştir ama ben.
It's a confounded nuisance, but I am.