Tom parasıyla savurgandır.
Tom is lavish with his money.
Tom savurgan bir hayat sürüyor.
Tom lives a lavish lifestyle.
Partinin müsrifliği herkesi şaşırttı.
The lavishness of the party amazed everybody.
Tom çok savurgan bir yaşam tarzı sürdürüyor.
Tom lives a very lavish lifestyle.
Yeterince savurgan bir şekilde para harcadı.
He spent money lavishly enough.
Emlakçı, Ginza'daki harcamalarında savurgandı.
The real estate broker was lavish in his spending in Ginza.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.
It's as lavish and intricate as it is simple and minimal.
Oldukça müsrif olan evlilik törenleri Roma'da yapıldı.
Their wedding was lavishly celebrated in Rome.
Ama Herşey yolunda giderse daha fazlasını da alırsın !
Take this dough .... but don't be too lavish if all goes well, you get more!
Pu Shougeng, Moğollar tarafından cömertçe ödüllendirildi.
Pu Shougeng himself was lavishly rewarded by the Mongols.
Kim gençken çalışmaya başlarsa, yaşlandıklarında cömertçe yaşarlar.
Whoever starts working in their youth, gets to live lavishly when they're older.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.
People are hungry. These people are living lavishly.