Ana içeriğe geç
Sözlük
/
extreme

extreme

/ɛkˈstɹiːm/2 hece
B1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"extreme" kelimesinin Türkçesi: kenar, uç, müfrit, son, sınır. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkenar
Genel
Genelmüfrit
Genelson
Genelsınır
Genelaşırılık.
Genelaşırı
Genelson derece
Genelen uçta veya kenarda olan
Genelbitiş noktası veya çizgisi
Genel(mat.) denklem ve seride başlangıç veya bitiş noktası. extreme case olağan üstü bir örnek. go to extremes ifrata kaçmak
Genelaşırı gitmek. extremely ziyadesiyle
Genelaşırı derecede. extremeness ifrat

Görsel

Afrika pengueni sahilde suyun kenarındaAğır Teçhizatlı Asker Orman Kenarındaki Çakıl Yolda YürüyüşteAhşap Çit Kenarındaki Dekoratif Bahçe Lambaları ve Beyaz ÇiçeklerAhşap Çit Kenarında Mor Lavanta Demetleriyle Huzurlu Bahçe Manzarası

Tanım

most distant in any direction
the point located farthest from the middle of something

Atasözü & Deyim

Anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al
Deniz kenarında dalga eksik olmaz
Irmak kenarına çeşme yapılmaz
Yabancı koyun kenara yatar = Yabancı kuşun başı kanadı altında olur

Etimoloji

Borrowed into late Middle English from Old French extreme, from Latin extrēmus, the superlative of exter.

Örnek Cümleler

Bu aşırı.
This is extreme.
Aşırıya gitme.
Don't go to extremes.
Tom çok kabaydı.
Tom was extremely impolite.
Son derece açım.
I'm extremely hungry.
Bu oldukça aşırı.
This is pretty extreme.
O soru aşırı zor.
That question is extremely difficult.
Son derece üzgünüm.
I'm extremely sorry.
O son derece mutlu.
She's extremely happy.
Bu aşırı bir durum.
It's an extreme case.
Tom son derece saf.
Tom is extremely naive.
O son derece çekici.
She is extremely attractive.
Ben son derece açım.
I'm extremely hungry.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelekstrem spor
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod