extreme

/ɛkˈstɹiːm/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"extreme" kelimesinin Türkçesi: kenar, uç, müfrit, son, sınır. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkenar
Geneluç
Genelmüfrit
Genelson
Genelsınır
Genelaşırılık.
Genelaşırı
Genelson derece
Genelen uçta veya kenarda olan
Genelbitiş noktası veya çizgisi
Genel(mat.) denklem ve seride başlangıç veya bitiş noktası. extreme case olağan üstü bir örnek. go to extremes ifrata kaçmak
Genelaşırı gitmek. extremely ziyadesiyle
Genelaşırı derecede. extremeness ifrat

Görsel

Bir buket, bir kenar mahalle hikayesi.Tenis kortu kenar çizgili sahada - dinamik sporŞık Siyah Kapı Önü Paspası ve Dekoratif Geometrik Kenar DetayıBeyaz Modern Villada Lüks Yaşam ve Sıfır Kenar Havuz Ayrıcalığı

Tanım

•most distant in any direction
•the point located farthest from the middle of something

Atasözü & Deyim

“Anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al”
“Deniz kenarında dalga eksik olmaz”
“Irmak kenarına çeşme yapılmaz”
“Yabancı koyun kenara yatar = Yabancı kuşun başı kanadı altında olur”

Diğer Dillerde

Almancaextrem, Extrem
Fransızcaexcessif, extrême
İspanyolcaextremo
İtalyancaestremo, profondo
Rusçaда́льний, кра́йний, кра́йность, после́дний, чрезвыча́йный, чрезме́рный
Arapçaأَخِير, الْأَبْعَد, الْأُقْصَى, خَطِير, شَدِيد, غَيْر اِعْتِيَادِيّ
Portekizceexcessivo, último
Japonca末端の, 極度の, 極端, 極端な, 極限, 究極
Korece극단적
İsveççeavlägsen, ytterst
Ukraynacaдале́кий, екстрема́льний, кра́йній, надмі́рний
Finceääri, ääri-, ääri-ilmiö, ääriarvo, äärimmäinen, äärimmäinen jäsen
İbraniceקיצוני
Latinceextrēmus
Bulgarcaдрастичен, екстремен, извънреден, краен, крайност, най-далечен
Galiçyacacabeiro, estremeiro
Galcebegwn
İrlandacafoirceann
Arnavutçaskai
Ermeniceծայրահեղ

Etimoloji

Borrowed into late Middle English from Old French extreme, from Latin extrēmus, the superlative of exter.

Kelime Ailesi

antiextreme
extremal
extreme day trip
extreme energy
extreme metal
extreme point
extreme prejudice
extreme programmer
extreme programming
extreme ratio
extreme risk law
extreme risk protection order
extreme skiing
extreme sport
extreme ultraviolet
extreme value theorem
extremeless
extremeness

Örnek Cümleler

Bu aşırı.
This is extreme.
Çok popüler.
Extremely popular.
O çok mutlu.
She is extremely happy.
Mary çok hoş.
Mary is extremely pretty.
Çok Çok Yavaş
Extremely Slow
Ars Technica.
ExtremeTech.
Aşırıya gitme.
Don't go to extremes.
Acayip sıkıcı.
It is extremely boring.
Müdürle hem de
You can see from her photos... ...she's extremely qualified.
Bu biraz aşırı.
That's a bit extreme.
O çok aşırıydı.
It was too extreme.
Bu aşırı değil.
This is not extreme.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelekstrem spor