extravagant

/ɪkˈstɹævəɡənt/4 hece
C1 seviye
EN → TR
"extravagant" kelimesinin Türkçesi: mübalâğalı, aşırı, müfrit, tutumsuz, müsrif. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmübalâğalı
Genelaşırı
Genelmüfrit
Geneltutumsuz
Genelmüsrif
Genelmubalâğa ile.
Genelçok pahalı
Genelfazla. extravagantly tutumsuzca
Genelaşırı olarak

Tanım

•recklessly wasteful

Diğer Dillerde

Almancaextravagant
İspanyolcaextravagante
İtalyancaestravagante, stravagante
Rusçaнепоме́рный, неумеренный, чрезме́рный
Arapçaمُسْرِف
Felemenkçebuitenissig
Korece사치
Lehçeekstrawagancki
Finceekstravagantti, liioitteleva
Çekçevýstřední
Latinceprōdigus, profūsus
Endonezcemelewah, mentereng
Bulgarcaекстравага́нтен, прекоме́рен, разточителен
Galiçyacaexorbitante
Tagalogcabulagsak

Etimoloji

Inherited from Middle English extravagaunt, from Middle French extravagant and its etymon Medieval Latin extravagans, present participle of extravagor (“to wander beyond”), from Latin extra (“beyond”) + vagor (“to wander, stray”).

Kelime Ailesi

extravagancy
extravagantly
extravagantness
overextravagant
unextravagant

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

İsraf ederek saçıp-savurma.
Yet do not spend extravagantly;
O aşırıların emrine uymayın.
Do not follow those who are extravagant,
"O aşırıların emrine uymayın."
Do not follow those who are extravagant,
Gereksiz yere de saçıp savurma.
Yet do not spend extravagantly;
Aşırı gidenlerin emrine uymayın,
Do not follow those who are extravagant,
Mary abartılı bir elbise giymişti.
Mary wore an extravagant dress.
"Sınırı aşanların emrine uymayın."
Do not follow those who are extravagant,
Siz haddini aşmış bir milletsiniz!”
Aye! ye are a people extravagant.
Tom'un savurgan bir yaşam tarzı var.
Tom has an extravagant lifestyle.
Bununla beraber malını saçıp savurma.
Yet do not spend extravagantly;
"Oyunlar muhteşem bir törenle açıldı".
"Games open amidst extravagant ceremony".
Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.
This diamond ring is too extravagant for me.