faint

/feɪnt/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"faint" kelimesinin Türkçesi: bayılmak, isteksiz, baygınlık, korkak, mahcup. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbayılmak
Genelisteksiz
Genelbaygınlık
Genelkorkak
Genelmahcup
Genelbayılma
Genelhalsizlik.
Geneldonuk
Genelbelirsiz
Genelzayıf
Genelbaygın
Genelgevşek
Genelbayılmak
Genelsolmak. faint away bayılmak
Genelkendinden geçmek.
Genelhafiften. faintness baygınlık
Genelçekingen. faintly azıcık
Genelbayılma. fainthearted yüreksiz

Tanım

•a spontaneous loss of consciousness caused by insufficient blood to the brain
•lacking conviction or boldness or courage
•pass out from weakness, physical or emotional distress due to a loss of blood supply to the brain

Diğer Dillerde

Almancaängstlich, in Ohnmacht fallen, kraftlos, Ohnmacht, ohnmächtig werden, schwach
Fransızcacraintif, évanouissement, faible, faire un malaise, pâmer, s'évanouir
İspanyolcaapagado, apenas perceptible, apenas visible, apocado, débil, deliquio
Rusçaвя́лый, о́бморок, па́дать в о́бморок, потеря́ть созна́ние, слабоне́рвный, сла́бый
Arapçaأُغْمِيَ, إِغْمَاء, غُشِيَ
Japoncaかすか, 失神, 失神する, 弱々しい, 気が弱い, 気の弱い
Ukraynacaзнеприто́мніти, зомліва́ти, зомлі́ти, млі́ти, неприто́мніти, тьмя́ний
Macarcaelájul
İbraniceהִתְעַלֵּף, כהה
Dancabesvime, besvimelse, falde i svime
Endonezcepingsan
Vietnamcangất, xỉu
Slovakçamdlý
Slovenceomedleti, omedlevati, onesvestiti se
Litvancaalpti, alpulys, apalpti, nualpimas, nualpti
Estoncaminestama

Etimoloji

From Middle English fainten, feynten, from the adjective (see above).

Kelime Ailesi

afaint
damn with faint praise
faint heart never won fair lady
faint heart never won fair maiden
faint of heart
faint-heart
faint-hearted
fainten
faintful
faintheart
fainthearted
fainthood
fainting goat
faintingly
faintingness
faintish
faintless
faintling

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Batıltan mı?
Faint?
Ben bayıldım.
I fainted.
Sen bayıldın.
You fainted.
Mary bayıldı.
Mary fainted.
Tom bayıldı mı?
Did Tom faint?
[siren sesleri]
[faint sirens]
O hep bayılıyor.
She faints all the time.
Tom bayılabilir.
Tom might faint.
Hiç bayıldın mı?
Have you ever fainted?
- Did she faint?
- Did she faint?
S' den daha sönük
Fainter thans
Onlar bayılıyordu.
They were fainting.