Ana içeriğe geç
Sözlük
/
blow

blow

/bləʊ/1 hece
A1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"blow" kelimesinin Türkçesi: (A.B.D.), üflemek, defolmak, felaket, rüzgar. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genel(A.B.D.)
Genelüflemek
Geneldefolmak
Genelfelaket
Genelrüzgar
Genelunutulmak
Genelçalmak
Geneldarbe
Genelpatlatmak
Genelçalınmak
Genelhamle
Genelpatlamak
Genelsolumak
Genelsaldırı
Genelvuruş
Genelparlamak
Geneldüşmek
Genelesmek
Genel(argo) tepesi atmak .blow great guns fırtına halinde esmek (rüzgar) blow hot and cold (k.dili.) kararsız olmak
Genelduraksamak. blow in (k.dili.) ansızın gelmek
Genel(mad.) yakmak (ocak) blow off istim salıvermek
Genel(argo) hiddetle parlamak. blow out üfleyip söndürmek
Genelpatlamak (lastiği)
Geneldinmek (fırtına)
Genelatmak (sigorta)
Genelüfleyip pisliğini çıkarmak. blow over dinmek (fırtına)
Genelgeçmek. blow up şişirmek
Genel(foto.) buyütmek
Genelagrandisman yapmak
Genelinfilak etmek
Genelpatlak vermek (fırtına)
Genel(k.dili.) çok kızmak
Geneltepesi atmak. blow one's own horn (argo) övünmek
Genelkendini methetmek. blow one's stack (argo) kendinden geçmek. (I.)'ll be blowed! (k.dili.) Hayret!
Genelhavaya uçurtmak
Genelani gelen bela
Genelşiddetli esinti
Genel(k.dili) övünme
Genelyüksekten atma. at one blow bir hamlede. come to blows kavgaya tutuşmak.
Genelrüzgara kapılmak
Genelrüzgarla sürüklenmek
Genelses vermek
Genelnefes nefese kalmak
Genel(k.dili.) övünmek
Genelyüksekten atmak
Genel(argo) ayrılmak
Genelüfleyerek itmek
Genel(cama) üfleyerek şekil vermek
Genel(atı) yorgunluktan çatlatmak
Genel(sinek) ette yumurtlamak
Genel(argo) bol bol harcamak
Genelçarçur etmek. blow a fuse sigorta atmak

Tanım

burst suddenly
forceful exhalation through the nose or mouth

Diğer Dillerde

Özbekçeesmoq
Norveççeblåse
Endonezcetiup

Etimoloji

From Middle English blowen, from Old English blōwan, from Proto-Germanic *blōaną (compare Dutch bloeien, German blühen), from Proto-Indo-European *bʰleh₃- (compare Latin florēre (“to bloom”)).

Örnek Cümleler

Sert esiyor.
It's blowing hard.
Mumları üfle.
Blow out the candles.
Kendini övme.
Don't blow your own trumpet.
Rüzgar esiyor.
The wind is blowing.
Poyraz esiyor.
A north wind is blowing.
Sigorta atmış.
The fuse has blown.
Bizi ele verme.
Don't blow our cover.
Çok sert esiyor.
It is blowing very hard.
Rüzgar esiyordu.
The wind was blowing.
Burnunu temizle.
Blow your nose.
Şapkamı uçurdum.
I had my hat blown off.
Onu çarçur etme.
Don't blow it.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelhavaya uçmak
Genelhavaya uçurmak
Genelöpücük göndermek
Genelhavaya uçurmak
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod