patırtı

/pa.tɯɾˈtɯ/
noun
C2 seviye
TR → EN
"patırtı" kelimesinin İngilizcesi: bang, din, nohow, racket, riot. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbang
Geneldin
Genelnohow
Genelracket
Genelriot
Genelrow
Genelruffle
Genelstir
Genelhubbub
Genelhubbub

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)patırtıyı
Yönelme (-e)patırtıya
Bulunma (-de)patırtıda
Çıkma (-den)patırtıdan
Tamlayan (-in)patırtının
Çoğul (-ler)patırtılar

Tanım

•arbede
•herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü:
•pat pat çıkan sesin adı
•Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma, gürültülü karışıklık
•Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü
•Pat pat çıkan ses ve gürültü

Diğer Dillerde

Almancageräusch (nötr) /ɡəˈʁɔʏ̯ʃ/
noise, sound
çekim: çoğul Geräusche · tamlayan Geräusches
köken: From Middle High German geriusche, from Middle High German rūschen, riuschen, from (unattested) Old High German *rūskōn, from Proto-Germanic *rūskōną (“to make noise”), ultimately from Proto-Indo-European *Hrews-, *HrewH- (“to move, drive, agitate”); equivalent to ge- + rausch(en) (“to rustle”).
Ein schweres Stück Arbeit — Çapalık Sert Patırtı
Ein fernes Pfeifen ertönte, klang immer näher, die Geräusche des herankommenden Zuges verstärkten sich, schwarz, pfauchend fuhr er ein.
kiss
çekim: çoğul baisers
köken: Inherited from Middle French baiser, from Old French baisier, from Latin bāsiāre (“to kiss”). As far as the verb is concerned, the meaning “fuck” arose via euphemism and has become the dominant sense.
aile: baisemain
Une tâche ingrate — Çapalık Sert Patırtı
İspanyolcabarullo, bogar, bulla, chupinazo, cisco, detonación (eril) /baˈɾuʝo/
uproar, tumult, confusion · din, noise
çekim: çoğul barullos
eş: algarabía, griterío, vocerío
köken: Borrowed from Portuguese barulho, Galician barullo or Asturian barullu.
aile: a barullo
Fila difícil de cavar — Çapalık Sert Patırtı
row, din (lots of noise) · shout
çekim: çoğul baccani
eş: bailamme, baldoria, baraonda, caciara, cagnara, cancan
köken: Maybe from Latin Bacchānālia (“feast of Bacchus”), plural of Bacchānal (“a place devoted to Bacchus”), from Bacchus (“the god of wine”), from Ancient Greek Βάκχος (Bákkhos). Compare with French boucan.
Un solco duro da zappare — Çapalık Sert Patırtı
Rusçaгрохот, треск, шум, гам
Жестокая и тяжёлая дорога — Çapalık Sert Patırtı
Arapçaتَجْدِيف, جَدَّفَ, صَفّ, فَرْقَعَة
صعب صف إلى المعزقة — Çapalık Sert Patırtı
Azericecərgə, sıra
order, array · file, rank · line
çekim: çoğul cərgələr · tamlayan cərgənin
eş: sıra
köken: From Middle Mongol ᠵᠡᠷᠭᠡ (ǰerge), whence also Mongolian зэрэг (zereg).
arxa cərgə
qabaq cərgə
ön cərgə
Kazakçaесу, қатар
storey, layer · series
çekim: çoğul қатарлар · tamlayan қатардың
köken: Borrowed from Classical Persian قطار.
Özbekçeeshmoq, qator
Tatarcaрәт
Felemenkçeexplosie, kabaal, klap, knal, lawaai, rij (dişil) /ɛksˈploːzi/
explosion
çekim: çoğul explosies
eş: detonatie, ontploffing, uitbarsting
köken: From French explosion, from Latin explōsiōnis, genitive form of explōsio, from explōdo (“to drive out by clapping”), from ex- and plōdo (“to clap or strike”).
Moeilijke reeks om te verzamelen — Çapalık Sert Patırtı
bang (verbal percussive sound)
çekim: çoğul bangues
köken: Borrowed from English bang.
aile: bangue-bangue
Linha Difícil de Cavar — Çapalık Sert Patırtı
row, slanging match
çekim: çoğul αλληλοβρισίματα · tamlayan αλληλοβρισίματος
köken: αλληλο- (allilo-, “reciprocal, mutual”) + βρίσιμο (vrísimo, “insult, expletive”)
Δύσκολη δουλειά — Çapalık Sert Patırtı
Japoncaズドン, ドスン, ドン, バン, ボーン, やる 寝る /dõ̞ɴ/
don (mafia boss) · leader
eş: 首領
köken: From Italian and Sicilian don.
難しい仕事 — Çapalık Sert Patırtı
Korece젓다 /ˈt͡ɕɘ(ː)t̚t͈a̠/
to stir a liquid, to churn · to row
çekim: geçmiş 저었다
köken: First attested in the Myobeomnyeonhwagyeong eonhae (妙法蓮華經諺解 / 묘법연화경언해), 1463, as Middle Korean 젓다 (Yale: ces-ta).
aile: 내젓다, 뒤젓다, 헤젓다, 휘젓다
저는 중동사태에 대한 온갖 소란에 주목하고 있었습니다. — Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.
brawl, row, racket; trouble · fraction
çekim: çoğul bråks · tamlayan bråks
aile: bråkmakare, bråkstake, familjebråk, gängbråk, huliganbråk, krogbråk, läktarbråk, rasbråk, skojbråk, storbråk
Svårrensad rad — Çapalık Sert Patırtı
Lehçeawantura, huk, łoskot, rząd, szereg, trzask (dişil) /a.vanˈtu.ra/
row, quarrel, brawl, fracas · affair, scandal (irresponsible political actions leading to trouble) · risky venture
çekim: çoğul awantury · tamlayan awantury
eş: burda, kłótnia, sprzeczka, afera
köken: Borrowed from French aventure, from Vulgar Latin *adventūra, from Late Latin adventūrus, from Latin adventus.
aile: awanturniczy, awanturniczo, awantura arabska, awanturnica, awanturnictwo, awanturniczość, awanturnik, awanturzysta, awanturować, awanturzyć
Ciężki orzech do zgryzienia — Çapalık Sert Patırtı
Ukraynacaвеслува́ти, гребти́, рядо́к
Важке завдання — Çapalık Sert Patırtı
Hintçeखेना /kʰeː.nɑː/
to row (e.g. a boat)
çekim: geçmiş खेता · şimdiki खेता है
köken: From older खेवना (khevnā), from Sanskrit क्षेपयति (kṣepayati, “to cause to be thrown”) (whence Pali khepeti (“passes (time)”)), from Proto-Indo-Aryan *kṣaypáyati, from Proto-Indo-Iranian *kšwaypáyati, from Proto-Indo-European *kswoybʰ-éye-ti. Cognate with Nepali खियाउनु (khiyāunu) and English sweep.
row (weightlifting exercise)
çekim: çoğul alataljat · tamlayan alataljan
köken: ala- + talja
Raskas soutu kuokan luo — Çapalık Sert Patırtı
row (line of objects) · series, succession · series
çekim: çoğul řady · tamlayan řady
eş: linie, spousta, mnoho
köken: Inherited from Old Czech řad with an unexpected gender change, from Proto-Slavic *rędъ. Doublet of řád.
aile: aritmetická řada, časová řada, geometrická řada, řadový, v neposlední řadě
O rok později jsem poslouchal všechny ty zprávy o konfliktu na Středním Východě. — Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.
z řad civilistů
v první řadě
to quarrel, squabble, argue, altercate, row, argufy, wrangle, fall out with someone · to scold, chide, rebuke, reprove, reprehend
çekim: geçmiş certat · ortaç certat · şimdiki ceartă
köken: Inherited from Latin certāre.
aile: certare, ceartă
Despre ce este tot acest tam-tam? — Tüm bu patırtı ne hakkında?
Macarcaevez, felkiáltójel, sor /ˈɛvɛz/
to row, paddle (to propel a boat or other craft over water using oars)
çekim: geçmiş eveztek
köken: Uncertain. Perhaps from Proto-Finno-Ugric *ewä (“fin”) + -ez (verb-forming suffix).
aile: evezget, evező, evezős, eveztet, átevez, beevez, elevez, felevez, fölevez, ideevez
Kutya egy meló — Çapalık Sert Patırtı
İbraniceטוּר, שׁוּרָה
הקשבתי לכל הרעש על הסכסוך במזרח התיכון. — Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.
Latincebattuō, rēmigō, seriēs, turbellae
A bustle, stir, row · A little crowd, multitude
çekim: çoğul turbellārum · tamlayan turbellārum
köken: Diminutive form of turba.
ballad (narrative poem) · mischief, hijinks · trouble, unrest
çekim: çoğul ballader · tamlayan ballades
köken: From French ballade.
Svær række at følge — Çapalık Sert Patırtı
Norveççeknulle, pule, rekke, smell
Glem ikke dine fienders røst, dine motstanderes bulder, som stiger op all tid! — Unutma hasımlarının yaygarasını, Sana başkaldıranların durmadan yükselen patırtısını!
Endonezcebaris, dentuman, ngentot /ˈbaris/
row (a line of objects) · row (a line of entries in a table or the similar) · straight line
zıt: kolom
köken: Inherited from Malay baris.
aile: baris-berbaris, barisan, berbaris, membaris, membariskan, sebaris
Saya mendengar ribut-ribut soal konflik Timur Tengah. — Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.

Etimoloji

From Ottoman Turkish پاتردی (patırdı, “onomatopoeic for; knocking, tapping or any loud, continuous noise, disturbance, row”), from Ottoman Turkish پات (pat, “onomatopoeic for; loud, sharp noise from a flat thing, repeated noise of blows or of falling feet”), morphologically pat + -ır + -tı.

Örnek Cümleler

Çapalık Sert Patırtı
Hard Row to Hoe
Tüm bu patırtı ne hakkında?
What's all this fuss about?
Şu gürültü patırtıyı lütfen kes.
Please stop making all that noise.
Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.
I was listening to all the noise about the Middle East conflict.
Tam o sırada gürültülü bir patırtıyla... ...cennetler açıldı.
Just then, with a loud bang, the heavens opened. (Claps)
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.
But here he stands as testament to the fact that you can't roughhouse on the playground today.
SETimes'a konuşan Kerezoviç, "Bu filmle ilgili bu kadar patırtı nereden çıkıyor bilmiyorum.
“I don’t know what’s with all that noise about this film.
patırtı ile daha fazla örnek cümle →