kıyı
/kɯˈjɯ/
noun
C2 seviye
TR → EN
"kıyı" kelimesinin İngilizcesi: beach, bank, waterside, seaboard, strand. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbeachnoun
Genelbank
Genelwaterside
Genelseaboard
Genelstrand
Genelshore
Genelshore
Genelbeach
Genelcoast
Genelbeach
Genelcoast
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kıyıyı
Yönelme (-e)kıyıya
Bulunma (-de)kıyıda
Çıkma (-den)kıyıdan
Tamlayan (-in)kıyının
Çoğul (-ler)kıyılar
Tanım
•(mecaz) Issız, tenha yer.
•Bir yerin kenarı; periferi, periferi
•Kara ile suyun birleştiği yer
•sahil
•Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, uç, taraf
•Issız, tenha yer
•Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü
Atasözü & Deyim
“Anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al”
Diğer Dillerde
Almancaküste (dişil) /ˈkʏstə/
coast
çekim: çoğul Küsten · tamlayan Küsten
eş: Meeresufer, Seekante, Seeufer, Strand
köken: From early modern Dutch kust(e) (“coast”), from Old French coste (“side; coast”), from Latin costa (“rib”). Compare modern French côte, English coast.
aile: Felsküste, Küstenabschnitt, Küstengebiet, Küstenlandschaft, Küstennebel, Küstenstreifen, Küstenverlauf, Küstenwache, Meeresküste, Steilküste
Das Strandrecht. — Kıyı yolu.
FransızcaBord, côte, côte rivage
Route côtière. — Kıyı yolu.
to save (to store for future use) · to save (to conserve or prevent the wasting of) · to avoid
çekim: geçmiş ahorré · ortaç ahorrado · şimdiki ahorra
köken: From horro (“free”), from Arabic حُرّ (ḥurr, “free, noble, virtuous”). Compare to Catalan aforrar.
aile: ahorrador, ahorrante, ahorrativo
Costa de Marfil — Fildişi Kıyısı
¿Cuánto dinero hemos ahorrado este mes?
ahorrar energía
Ahórrame los detalles por favor.
İtalyancaargine, cumulo, depositare, ripa, riva, sbandamento (eril) /ˈar.d͡ʒi.ne/
bank (of a river) · embankment, dyke
çekim: çoğul argini
eş: alzaia, baluardo, barriera, chiusa, ciglione, diga
köken: From Vulgar Latin argerem, from Latin aggerem (“rubble; mound; rampart”).
aile: arginare
Costa d' Avorio — Fildişi Kıyısı
L'argine che blocca il fiume è molto largo.
Rusçaберег (eril) /ˈbʲerʲɪk/
bank, shore, coast, beach · land
çekim: çoğul берега́^* · tamlayan бе́рега
eş: побережье, суша
köken: Inherited from Old East Slavic берегъ (beregŭ), from Proto-Slavic *bergъ. Doublet of брег (breg), a borrowing from Old Church Slavonic.
aile: побере́жье, на́бережная, берего́в не ви́деть, кисе́льные берега́, моло́чные ре́ки, кисе́льные берега́, потеря́ть берега́
Береговая улица. — Kıyı yolu.
Ма́рью Дми́триевну посади́ли на кре́сло во́зле бе́рега, в тени́, постла́ли ей ковёр под но́ги, да́ли лу́чшую у́дочку[...]
Посмотри́, како́е холо́дное не́бо. Э́тот бе́рег мне совсе́м незнако́м.
Arapçaبَنْك, سَاحِل, شَاطِئ, ضِفَّة, مَصْرِف
كوت دي فوار — Fildişi Kıyısı
Farsçaبانْک, بَانْک
beach
çekim: çoğul çimərliklər · tamlayan çimərliyin
köken: From çimmək. Cognate with Turkish çimerlik. Coined by Azerbaijani poet Xəlil Rza Ulutürk.
Özbekçeplyaj, sohil
coast
çekim: çoğul sohillar · tamlayan sohilning
köken: Inherited from Chagatai ساحل (sāḥl), from Arabic سَاحِل (sāḥil).
inclination, slope
çekim: çoğul hellingen
köken: From Middle Dutch heldinge. Equivalent to hellen + -ing.
aile: berghelling, hellingbaan, hellingproef, hellingsgraad, hellingshoek, hellingspercentage, scheepshelling
Ivoorkust — Fildişi Kıyısı
Portekizceabicar, banca, banqueiro, caixa, cofre, encalhar /a.biˈka(ʁ)/
to beach (run a watercraft aground)
çekim: geçmiş abiquei · ortaç abicado · şimdiki abica
Costa do Marfim — Fildişi Kıyısı
Yunancaακρογιαλιά, αμμοσύρτις, αμμουδιά, ανάχωμα, καταθέτω, όχθη (dişil)
seashore, beach · coast
çekim: çoğul ακρογιαλιές · tamlayan ακρογιαλιάς
eş: ακτή, γιαλός, παραλία
Ακτή Ελεφαντοστού — Fildişi Kıyısı
bank, a financial institution · bank of a river or other body of water · memory bank of a computer
köken: Borrowed from English bank. Doublet of ベンチ.
海岸のエリア。 — Kıyı yolu.
Çinceйинхон, 銀行 /银行
主墳墓旁。 — Mezarçayın kıyısındadır.
Korece해변 /ˈhɛ(ː)bjʌ̹n/
beach, seashore
köken: Sino-Korean word from 海邊 (“beach”)
브르타뉴 해안가 일입니다. — Brittany kıyısından.
우리는 해변을 잠시 다녀왔다.
İsveççebankkontor, sandstrand, sätta in, stranda (nötr)
bank office
çekim: çoğul bankkontors · tamlayan bankkontors
köken: Compound of bank + kontor.
Strandvägen. — Kıyı yolu.
bank, shore (border between land and water) · edge, rim (border of the surface of an object) · pizza crust
çekim: çoğul brzegi · tamlayan brzegu
eş: wybrzeże, linia brzegowa, krawędź, kant, rant, koniuszek
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰerǵʰ- Proto-Indo-European *-ós Proto-Indo-European *bʰérǵʰos Proto-Slavic *bȇrgъ Old Polish brzeg Polish brzeg Inherited from Old Polish brzeg.
aile: lewobrzeżny, nabrzeżny, nadbrzeżny, obrzeżny, odbrzeżny, pobrzeżny, prawobrzeżny, przybrzeżny, wybrzeżny, bezbrzeże
Środek wybrzeża. — Kıyı yolu.
Ukraynacaбе́рег, бе́ріг, витяга́ти на бе́рег, мілина́, надмо́р'я, направля́ти на бе́рег
Кот д' Івуар — Fildişi Kıyısı
Hintçeकिनार, किनारा, तट, तीर, बैंक, समुद्रतट (eril) /kɪ.nɑː.ɾɑː/
coast, shoreline (of the ocean), rim (of a lake) · bank (of a river) · side, edge, limit, fringe
çekim: çoğul किनारे
köken: Borrowed from Classical Persian کناره (kināra); see کِنار (kenâr, “side; shore”) for more on the etymology. Compare Punjabi ਕਿਨਾਰਾ (kinārā) / کِنارہ (kinārh), Gujarati કિનારો (kināro), Marathi किनारा (kinārā), Bengali কিনারা (kinara), Kannada ಕಿನಾರೆ (kināre).
Fince-pankki, asema, äyräs, hiekkaranta, hiekkasärkkä, jumittua /ˈɑsemɑ/
position, state, situation (status with regard to conditions and circumstances) · status (person’s position or standing relative to that of others) · station (stopping place for transportation, especially ground transportation or air transportation)
çekim: çoğul asemat · tamlayan aseman
köken: From Proto-Finnic *asën ~ *asëma, equivalent to asea (“to place”) (obsolete) + -ma
aile: asemasta, asemo, asemoida, ala-asema, ammattiasema, arvoasema, asema-alue, asema-arvo, asema-aukio, asemaenergia
Cote D' Ivoire — Fildişi Kıyısı
Olen sellaisessa asemassa, että en voi kritisoida presidenttiä julkisesti.
Upseerin rouvalla on kunnioitettu asema varuskuntakaupungissa.
rautatieasema
celkový obnos peněz, o nějž se hraje při hazardní hře
Pobřeží slonoviny — Fildişi Kıyısı
bench
çekim: çoğul bănci · tamlayan bănci
köken: Borrowed from French banc.
Coasta de Fildeș — Fildişi Kıyısı
Macarcabankfiók, folyópart, part, strand, tengerpart, tópart /ˈfojoːpɒrt/
riverbank
çekim: çoğul folyópartok
köken: folyó + part
Elefántcsontpart — Fildişi Kıyısı
İbraniceבַּנְק, גדה, הֶחַף, הֶעֱלָה לַחוֹף, הֶעֱלָה עַל הָחוֹף, חוֹף (dişil)
a bank (edge of river or lake) · a rim (edge around something, especially when circular)
çekim: çoğul גָּדוֹת
köken: Cognate with Arabic جدة.
חוף השנהב — Fildişi Kıyısı
acts, transactions, or proceedings (e.g., of an organization, in an academic field, of an office holder). · journal; register of public events; newspaper.
çekim: çoğul ācta · tamlayan āctōrum
köken: From the verb agō (“make, do”).
a bank (underwater area of higher elevation, a sandbank) · a bank (of clouds or fog)
çekim: çoğul banker · tamlayan bankes
köken: From the noun bakke.
aile: fiskebanke, sandbanke, tågebanke
Cote D' Ivoire — Fildişi Kıyısı
Norveççebredd
Kart over øyene. — Kıyılardan bir görüntü.
Etimoloji
Eski Türkçe kıdhıġ
Deyimler
Kelime Ailesi
kıyı bankacılığı
kıyı çizgisi
kıyı dili
kıyı kordonu
kıyı seyri
kıyı tırmığı
kıyı balıkçılığı
kıyı bucak
kıyıda bucakta
kıyıda köşede
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Ala Kiyiz
Ala kiyiz
Kıyı yolu.
A la Côte.
Kıyı ovası
Coastal plain
İçim kıyıldı.
I cringed.
Fildişi Kıyısı
Cote D'Ivoire
Berberi Kıyısı
List of governors and rulers of the Regency of Algiers Barbary Coast
O iri kıyımdır.
He's a hunk.
Kahta kıyıları.
Iki Sahil.
Tam Kıyı Şeridi
Accurate Coastline
ELEKTRİKLİ KIYIM
ELECTROCUTlON
Kıyıya gidiyorum.
I'm going ashore.
Tom kıyıya yüzdü.
Tom swam to the shore.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genelbar tailed godwit