Ana içeriğe geç
Sözlük
/
itaatkâr

itaatkâr

/ita.atʲ.caɾ/
adj
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"itaatkâr" kelimesinin İngilizcesi: obedient, compliance, compliant, submissive, compliant. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelobedientadj
Genelcompliance
Genelcompliant
Genelsubmissive
Genelcompliant
Genelsubmissive

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)itaatkârız

Tanım

İtaatli
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen

Diğer Dillerde

compliance
çekim: çoğul Compliances · tamlayan Compliances
eş: Rechtskonformität
köken: Unadapted borrowing from English compliance.
agreement, acquiescence
çekim: çoğul acquiescements
eş: acquiescence
köken: From acquiescer (“to acquiesce”) + -ment (forms nouns from verbs) [from 1527].
İspanyolcaacatamiento, contraloría, cumplimiento, obediente (eril) /akataˈmjento/
observance, compliance
çekim: çoğul acatamientos
köken: From acatar + -miento.
Ella también tiene miedo mortal de los fantasmas y otros seres sobrenaturales.Çok itaatkârdır ama hayalet ve doğaüstü şeylere karşı korkusu vardır.
compliancy
çekim: çoğul arrendevolezze
eş: debolezza, consenso, assenso, accondiscendenza
köken: From arrendevole + -ezza.
È piena d'energia, ma ha paura dei fantasmi e di ogni cosa spaventosa.Çok itaatkârdır ama hayalet ve doğaüstü şeylere karşı korkusu vardır.
Эта собака очень послушная.Bu köpek çok itaatkâr.
Kazakçaтілалғыш
Felemenkçegehoorzaam, naleving /ɣəˈɦoːrˌzaːm/
obedient
çekim: karşılaştırma gehoorzamer · üstünlük gehoorzaamst
zıt: ongehoorzaam
köken: From Middle Dutch gehoorsaem, from Old Dutch *gihōrsam, from Proto-West Germanic *gahauʀisam. Equivalent to gehoor + -zaam.
aile: gehoorzaamheid
De hond is heel gehoorzaam en luistert altijd naar zijn baas.
Kinderen zijn niet altijd gehoorzaam aan hun ouders.
Van alle leerlingen is zij de gehoorzaamste.
adherence (union of two objects) · acceptance of a belief
köken: Borrowed from Latin adhaerentia, from adhaereō (“to cleave or stick to”), ad (“to, towards, at”) + haereō (“to cleave, to cling”). By surface analysis, aderir + -ência.
'Eu era bastante desobediente com a minha mãe.Beni anneme itaatkâr kıldı.
Yunancaυπάκουος
obedient, dutiful
eş: ευπειθής, πειθήνιος
quiet · good-tempered, gentle, mild · obedient, docile
köken: Compound of 大人(おとな) (otona, “adult”) + しい (-shii, adjectivizing suffix).
私たちは一生のうちに ペットなどの動物と触れ合いますZararlı bir itaatkâr, alışkanlıklara sadık bir köle, vicdanına karşı soğuk bir omuz.
Korece순종적
습관의 노예였고, 제 양심을 냉담하게 대했습니다.Zararlı bir itaatkâr, alışkanlıklara sadık bir köle, vicdanına karşı soğuk bir omuz.
adaptiveness, pliancy, conformability
çekim: tamlayan följsamhets
köken: följsam + -het
Вона слухається батьків.O ailesine itaatkâr.
Hintçeआज्ञाकारी, आज्ञापालन /ɑːɡ.jɑː.kɑː.ɾiː/
obedient
köken: Learned borrowing from Sanskrit आज्ञाकारी (ājñākārī).
flexibility (the quality of being flexible)
çekim: çoğul joustavuudet · tamlayan joustavuuden
köken: joustava + -uus
Çekçeposlušný /ˈposluʃniː/
obedient · submissive, docile, pliable
çekim: karşılaştırma poslušnější · üstünlük nejposlušnější
eş: hodný
zıt: neposlušný
köken: Inherited from Old Czech poslušný, from Proto-Slavic *poslušьnъ. Compare Serbo-Croatian послушан.
aile: poslušnost
Potetovala tě moje sestra?Beni anneme itaatkâr kıldı.
Rumenceascultător, docil, obedient, supus /as.kul.təˈtor/
obedient
çekim: çoğul ascultători · tamlayan ascultătorului
zıt: neascultător
köken: From asculta + -ător, may correspond to Latin auscultator.
accommodation, adaptation, conformity, adjustment, acclimatization (to someone or something -hoz/-hez/-höz)
çekim: çoğul alkalmazkodások
köken: From alkalmazkodik + -ás (noun-forming suffix).
aile: alkalmazkodási, alkalmazkodásos, alkalmazkodású
Őt gyakran elkeseríti Nyuszipoly, s retteg a szörnyektől és a természetfeletti jelenségektől.Çok itaatkârdır ama hayalet ve doğaüstü şeylere karşı korkusu vardır.
İbraniceצַיְתָנִי
עבד להרגלי, מפנה עורף למצפוני.Zararlı bir itaatkâr, alışkanlıklara sadık bir köle, vicdanına karşı soğuk bir omuz.
Latincemōrigerus, oboediens /ɔˈboe̯.di.ẽːs/
obeying, obedient · serving
zıt: sēditiōsus, tumultuōsus, turbulentus, obstinātus, difficilis
köken: Present participle of oboediō.
Endonezcedengar-dengaran, kepatuhan, patih, patuh, penurut, taat /də.ŋar.dəˈŋa.ran/
to seem to hear · to believe by hearing
köken: Affixation of dengar + -an with reduplication at the base word.
Aku selalu dengar-dengaran suaranya ketika berada di sini.
Vietnamcatuân lời, vâng lời /vəŋ˧˧ ləːj˨˩/
to obey
obedient
çekim: karşılaştırma paklausīgāks · üstünlük vispaklausīgākais
zıt: nepaklausīgs
köken: paklausīt (“to obey”, verb) + -īgs (adjective-forming suffix)

Etimoloji

From Ottoman Turkish اطاعتكار (ita'atḱar), from اطاعت (ita'at) + كار (-ḱar). Equivalent to itaat + -kâr.

Örnek Cümleler

Tom itaatkâr.
Tom is docile.
Tom itaatkârdı.
Tom was obedient.
Tom çok itaatkâr.
Tom is very observant.
Tom çok itaatkâr değil.
Tom isn't very observant.
Tom itaatkâr, değil mi?
Tom is obedient, isn't he?
Tom'un köpeği çok itaatkâr.
Tom's dog is very obedient.
Tom muhtemelen itaatkâr olacak.
Tom will probably be obedient.
Tom genellikle oldukça itaatkâr.
Tom is usually quite observant.
Mary'nin köpeği çok itaatkârdır.
Mary's dog is very obedient.
Tom'un itaatkâr olduğunu biliyorum.
I know that Tom is observant.
Olmam gerektiği kadar itaatkâr değilim.
I'm not as observant as I should be.
Çok itaatkârdır ama hayalet ve doğaüstü şeylere karşı korkusu vardır.
He drinks very often, but is afraid of ghosts and the supernatural.
itaatkâr ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod