gözaltı

/ˈɟø.zaɫ.tɯ/
noun
C2 seviye
TR → EN
"gözaltı" kelimesinin İngilizcesi: custody, probation, surveillance, surveillance. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcustodynoun
Genelprobation
Genelsurveillance
Genelsurveillance

Görsel

kelepçeli genç kadın polis memurları tarafından sokakta gözaltına alınırken

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)gözaltını
Yönelme (-e)gözaltına
Bulunma (-de)gözaltında
Çıkma (-den)gözaltından
Tamlayan (-in)gözaltının
Çoğul (-ler)gözaltları

Tanım

•birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması, gözetim, nezaret
•denetleme
•Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması

Diğer Dillerde

storage, retention, custody
çekim: çoğul Aufbewahrungen · tamlayan Aufbewahrungen
eş: Verwahrung, Lagerung
Zwölf Personen werden festgenommen. — 12 kişi gözaltına alındı.
Division territoriale et administrative de l’ordre des franciscains, dirigée par un custode.
Onze personnes seulement sont acquittées. — 11 kişi gözaltına alındı.
İspanyolcacustodia, patria potestad, tutela, vigilancia (dişil) /kusˈtodja/
custody · safekeeping
çekim: çoğul custodias
köken: Borrowed from Latin custōdia.
aile: custodia compartida, custodiar
Se llevaron a todo el mundo. — Herkes gözaltına alındı.
İtalyancaaffidamento, sorveglianza (eril) /af.fi.daˈmen.to/
trust, confidence · reliability, dependability, trustworthiness · a bank's granting of a credit line to a customer
çekim: çoğul affidamenti
eş: custodia, consegna, fiducia, sicurezza, garanzia, serietà
köken: From affida(re) (“to entrust”) + -mento (“-ment”).
Undici partecipanti sono stati arrestati. — 11 kişi gözaltına alındı.
quella ragazza non mi da affidamento
Rusçaаре́ст, заключе́ние, кусто́дия, наблюде́ние, надзо́р, опе́ка
Двенадцать человек были задержаны. — 12 kişi gözaltına alındı.
Arapçaحَبْس, حِرَاسَة نَظَرِيَّة
تم القبض على 11 مشاركا. — 11 kişi gözaltına alındı.
Farsçaپایش, مراقبت, نظارت /ni.zaː.ˈrat/
supervision, oversight
köken: Borrowed from Arabic نِظَارَة (niẓāra).
تحت نظارت
bigness · grandeur; greatness · seniority
çekim: çoğul böyüklüklər · tamlayan böyüklüyün
köken: From böyük + -lük.
böyüklük iddiası
Felemenkçebewaking, hoederecht (dişil) /bəˈʋaː.kɪŋ/
surveillance, watch
çekim: çoğul bewakingen
köken: From bewaken + -ing.
aile: bewakingscamera, videobewaking
Je staat niet onder arrest. — Gözaltında değilsin.
Portekizcecustódia, guarda, vigilância (dişil) /kusˈtɔ.d͡ʒi.ɐ/
custody · safekeeping · monstrance
çekim: çoğul custódias
köken: Learned borrowing from Latin custōdia. Doublet of Custóias.
Ele é mais tarde preso. — Daha sonra gözaltına alındı.
το να επιτηρώ/επιβλέπω ένα έργο, την τήρηση όρων μιας συμφωνίας ή τη συμμόρφωση κάποιου προς κάποιους κανόνες
Ένας μαθητής συλλαμβάνεται. — 15 öğrenci gözaltına alındı.
Japoncaサーベイランス, 保管, 拘留, 監視, 預かり, 養育権
経済や感染症などの動向を把握するために定期的に行う調査。
隠れる側は11人。 — 11 kişi gözaltına alındı.
surveillance
eş: 독시
köken: Sino-Korean word from 監視.
aile: 감시 카메라, 감시하다
12명의 군인들이 체포되었다. — 12 kişi gözaltına alındı.
guard, watch
çekim: çoğul bevakningar · tamlayan bevaknings
köken: bevaka + -ning
Skolan rymde då 640 elever. — 460 öğrenci gözaltına alındı.
surveillance (observation of individuals or groups of individuals)
çekim: tamlayan inwigilacji
köken: Etymology tree English invigilationbor. Polish inwigilacja Borrowed from English invigilation.
aile: inwigilacyjny
Aresztowano przy tym 11 osób. — 11 kişi gözaltına alındı.
Ukraynacaкусто́дія, нагляд, опі́ка (eril) /ˈnaɦlʲɐd/
supervision, oversight, superintendence · surveillance
çekim: çoğul на́гляди · tamlayan на́гляду
köken: Deverbal from нагляда́ти (nahljadáty).
Було звільнено 34 політв'язнів. — 34 işçi gözaltına alındı.
Hintçeअभिरक्षण, अभिरक्षा, रक्षा, हिफाजत, हिफ़ाज़त (eril) /ə.bʱɪ.ɾək.ʂəɳ/
custody, safekeeping, guardianship · preservation, protection, defense
çekim: çoğul अभिरक्षणों
köken: Borrowed from Sanskrit अभिरक्षण (abhirakṣaṇa). By surface analysis, अभि (abhi) + रक्षण (rakṣaṇ).
possession, holding · custody (temporary possession)
çekim: çoğul hallussapidot · tamlayan hallussapidon
köken: hallussa + pito
aile: hallussapitolupa, hallussapitorikos
Hän on myös ollut pidätettynä useaan otteeseen. — Birkaç kez gözaltına alındı.
Çekçekustodie, vazba (dişil) /ˈvazba/
bond · bond (a specific pattern of bricklaying) · coupling
çekim: çoğul vazby · tamlayan vazby
eş: spojení, obal, obálka, vázání, knihvazba, vztah
köken: From vázat + -ba.
aile: vazbový, vazební, vazebný, běhounová vazba, dopředná vazba, chemická vazba, iontová vazba, knižní vazba, kovalentní vazba, kovová vazba
11 vojáků padlo do zajetí. — 11 kişi gözaltına alındı.
arrest
çekim: çoğul aresturi · tamlayan arestului
köken: Based on French arrêt, or borrowed from Italian arresto, German Arrest.
Cel puțin 11 medici au fost arestați. — 11 kişi gözaltına alındı.
Macarca(szülői) felügyeleti jog, előzetes letartóztatás, felügyelet, gyermekelhelyezés, kusztódia, megfigyelés /ˈfɛlyɟɛlɛt/
supervision, control, charge
çekim: çoğul felügyeletek
köken: felügyel + -et (noun-forming suffix)
aile: felügyeleti
Többször letartóztatták. — Birkaç kez gözaltına alındı.
szülői felügyelet
İbraniceמעקב סמוי, משמורת
בגרף שפיי 37 הרוגים ו57 פצועים. — 50 yaralı, 57 gözaltı.
Latincecustōdia
Dancaforældremyndighed, overvågning, varetægt /ˈʋɑːɑˌtˢɛɡ̊d̥/
care, custody, charge
çekim: tamlayan varetægts
köken: From vare (“care”) + -tægt (“taking”), compare varetage.
Han blev anholdt flere gange. — Birkaç kez gözaltına alındı.
Norveççeforvaring, omsorgsrett, oppsikt, overvåking, overvåkning, varetekt
Minst 5 ble arrestert. — 35 kişi gözaltına alındı.
Endonezcehak asuh, kustodi, pemantauan, pengawasan, surveilans /pəmanˈtau̯an/
monitoring (surveillance or continuous or regular observation) · surveillance (observation of individuals or groups of individuals) · observation
çekim: çoğul pemantauan-pemantauan
köken: Affixation of pantau + peng- -an.
aile: pemantauan aktif, pemantauan arus obat, pemantauan biologi, pemantauan biologis, pemantauan dan evaluasi, pemantauan diri, pemantauan frekuensi radio, pemantauan fungsi ginjal, pemantauan fungsi neuromuskular, pemantauan gula darah di rumah
Dua tersangka ditangkap. — 12 kişi gözaltına alındı.
Vietnamcasự giám sát
Năm người thiệt mạng và hơn 57 người bị thương. — 50 yaralı, 57 gözaltı.
Bulgarcaсъхране́ние
Арестувани са 31 души, обвинени в убийството на 6 турци. — 61 Türk gözaltına alındı.

Etimoloji

Compound of göz (“eye”) + alt (“under”).

Örnek Cümleler

Gözaltı tesisi
Detention facility
Tom gözaltında.
Tom is in custody.
Gözaltına alındım.
I was detained.
Ben gözaltındayım.
I'm in detention.
Gözaltında tecavüz
Custodial rape
Gözaltına alınması
Detention
O gözaltına alındı.
He was taken into custody.
Sami gözaltındaydı.
Sami was in custody.
Tom gözaltına alındı.
Tom has been detained.
Tom gözaltında kalır.
Tom remains in custody.
Sami gözaltına alındı.
Sami was placed under arrest.
Sami gözaltından kaçtı.
Sami escaped from custody.
gözaltı ile daha fazla örnek cümle →