esir

/e.siɾ/
noun
B2 seviye
TR → EN
"esir" kelimesinin İngilizcesi: ether, captive, slave, thrall, capture. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelethernoun
Genelcaptive
Genelslave
Genelthrall
Genelcapture
Genelslave
Genelcaptive
Genelslave
Genelcaptive
Genelluminiferous aether
Genelluminiferous aether

Görsel

Işığın Esir Alındığı Nokta: Kara Deliğin Çekimsel Büyüsü ve Kozmik HalkalarDoğal Ahşap Çerçevede Esir Kalmış Sisli Kış Ormanı ve Karlı Yol GörüntüsüZamanın Esiri Antik Taş Kalıntılar: Doğanın Tarihi Eserleri Yuttuğu Gizemli An

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)esiri
Yönelme (-e)esire
Bulunma (-de)esirde
Çıkma (-den)esirden
Tamlayan (-in)esirin
Çoğul (-ler)esirler

Tanım

•isim: tutsak
•köle
•mecaz: Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse
•isim, fizik: Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz

Atasözü & Deyim

“Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez”

Diğer Dillerde

Almancasklavin (dişil)
female slave
çekim: çoğul Sklavinnen · tamlayan Sklavinnen
köken: From Sklave + -in.
71 Geiseln wurden befreit. — 73 bin esir alınır.
FransızcaPrisonnier (eril) /pʁi.zɔ.nje/
prisoner
çekim: çoğul prisonniers
eş: détenu, encagé, enfermé, reclus, taulard
köken: From prison + -ier.
aile: prisonnier d'opinion, prisonnier de guerre, prisonnier politique
Treize mille sont faits prisonniers. — 73 bin esir alınır.
İspanyolcacaptura, capturar, esclava, esclavo (dişil) /kabˈtuɾa/
capture · catch (that which is captured or caught) · screenshot
çekim: çoğul capturas
eş: aprehensión, detención
köken: Borrowed from Latin captura.
aile: busca y captura, búsqueda y captura, captura de pantalla, captura del regulador, capturar
¡Puede que la hayan tomado como rehén! — Esir olsa daha iyi!
Hazle (una) captura.
to capture, to catch · to seize · to download
çekim: geçmiş catturàto · ortaç catturàto · şimdiki cattùra · ulaç catturànte
eş: acciuffare, ammanettare, arrestare, fare prigioniero, fermare, imprigionare
köken: From cattura + -are.
Praticamente è suo ostaggio. — Esir olsa daha iyi!
Rusçaпленный, раб /ˈplʲenːɨj/
captive
çekim: çoğul пле́нные · tamlayan пле́нного
eş: пленённый, пленник
köken: плен (plen) + -ный (-nyj)
Возможно, она - заложница! — Esir olsa daha iyi!
Arapçaأَسَرَ, أَسْر, أَمَة, عَبْد
توظف 71،000 شخص. — 73 bin esir alınır.
Farsçaاسیر کردن, بازگیری, برده, بَرْدِه, بنده, بَنْدِه /bar.ˈda/
slave · captive
çekim: çoğul بردگان
köken: Inherited from Middle Persian 𐫇𐫡𐫅𐫃 (wltk' /⁠wardag⁠/, “slave; captive”).
aile: بَرْدِگی
Azericekölə, qul /cœˈlæ/
slave
çekim: çoğul kölələr · tamlayan kölənin
köken: Cognate with Turkish köle (“slave”).
aile: köləlik
Kazakçaқұл
slave
çekim: çoğul құлдар · tamlayan құлдың
köken: From Proto-Turkic *kul (“slave, servant”). Cognate to Old Turkic 𐰴𐰆𐰞 (qul, “slave”), Karakhanid قُلْ (qul, “slave”), Khakas хул (xul), etc.
aile: құлдану, құлданушы, құлдық, құлшылық, Әлімқұл, Иманқұлов, Исламқұлов, Құлов
Coordinate term: күң (küñ)
Орысқа айтар сөз де жоқ, біз құлы, күңі құрлы да жоқпыз.
Özbekçeasir, banda
Tatarcaкол
slave
köken: From Proto-Turkic *kul. Compare to Turkish kul.
aile: Кол Гали
Felemenkçeslaaf, slaan, slavin, tot slaaf gemaakte (eril) /slaːf/
slave
çekim: çoğul slaven
köken: From Middle Dutch slave, from Late Latin sclavus.
aile: galeislaaf, huisslaaf, loonslaaf, mijnslaaf, perkslaaf, plantageslaaf, seksslaaf, slaafs, slavenarbeid, slavendrijver
De tweeling wordt vervolgens in hechtenis genomen. — İkizler esir alınır.
In het verleden werden veel mensen gedwongen om als slaaf te werken.
De slaafjes werden slecht behandeld en hadden geen vrijheid.
De slavin probeerde te ontsnappen aan haar wrede meester.
Portekizceescrava, escravo, mourejar (dişil) /isˈkɾa.vɐ/
female equivalent of escravo (“slave”)
çekim: çoğul escravas
Fomos todos atingidos! Precisamos dos prisioneiros! — Esirleri almalıyız!
secondary, subsidiary · subordinate (of sentences)
Ουσιαστικά είναι όμηρος! — Esir olsa daha iyi!
δευτερεύουσα πρόταση
主装置からの制御により作動する従属装置。
収容所内で殺人をした。 — Mütarekede esir oldu.
Çince奴隸 /奴隶
他在战斗中受伤并被俘虏。 — Sose yaralandı ve esir alındı.
North Korea spelling of 노예 (noye)
131명의 명나라 포로를 찾아내었다. — 111 kişiyi esir ettiler.
İsveççesexslav, sexslavinna, slav, slava, slavinna, ta
sex slave
çekim: çoğul sexslavar · tamlayan sexslavs
köken: sex (“sex”) + slav (“slave”)
70.000 blev tillfångatagna. — 73 bin esir alınır.
Lehçeniewolnica, niewolnik, rab, zająć, zbić (dişil) /ɲɛ.vɔlˈɲi.t͡sa/
female equivalent of niewolnik (“slave”) (person who has no power of resistance to something, one who surrenders to or is under the domination of something)
çekim: çoğul niewolnice · tamlayan niewolnicy
eş: poddana
köken: Etymology tree Proto-Slavic *ne- Proto-Indo-European *wolh₁-yeh₂ Proto-Balto-Slavic *wáljāˀ Proto-Slavic *voľa Proto-Slavic *nevoľa Polish niewola Proto-Slavic *-ьnica Old Polish -nica Polish -nica Polish niewolnica From niewola + -nica.
Zdrajca został nagrodzony. — Mesud esir alındı.
Ukraynacaбра́нець, бра́нка, бра́ти в поло́н, заволоді́ти, записа́ти, запи́сувати
Мустафу рятує Кьосем. — Mustafa Esirkuş.
Hintçeग़ुलाम, दास, दासी (eril) /ɣʊ.lɑːm/
slave, servant · jack
çekim: çoğul ग़ुलामों
köken: Borrowed from Classical Persian غلام (ġulām), from Arabic غُلَام (ḡulām). Cognate to Bengali গোলাম (gōlam).
to capture, abduct, kidnap (a person) · to hijack (a vehicle or computer) · to usurp, seize (power)
çekim: geçmiş kaapannut · şimdiki kaappaa · ulaç kaappaava
köken: Borrowed from Swedish kapa, possibly with some secondary onomatopoeic element (like in Erzya каподемс (kapodems, “to grab, seize, grasp”)).
aile: kaappaaja, kaappaaminen, kaappari, kaappaus, kaappailla
Hän on käytännössä panttivanki! — Esir olsa daha iyi!
Turvavöihin näin, minä kiinni jäin, jumbon reitiltänsä kaapatun tahdon levätä, levätä, levätä, levätä, sylissäsi sun
kaapata valta
Çekçenevolníce, nevolník, otročit, otrok, otrokyně, rob (eril) /ˈnɛvolɲiːk/
serf
çekim: çoğul nevolníci · tamlayan nevolníka
eş: poddaný, robotník
köken: By surface analysis, ne- + volný (“free”) + -ník. Compare Slovak nevoľník, Polish niewolnik.
aile: nevolnictví
Ze života zajatých Rusů u nás. — Ruslar'a esir düştüler.
catch
çekim: çoğul capturări · tamlayan capturări
köken: From captura + -re.
Avem nevoie de prizonieri, să mergem! — Esirleri almalıyız! Hadi!
Macarcaelfog, elfogás, elkap, rabszolga /ˈɛlfoɡ/
to catch, to capture · to overcome, to overwhelm, to overpower, to seize (with emotion or thought)
çekim: geçmiş elfogtak
köken: el- + fog (“to hold, grab, seize”)
aile: elfogat → elfogatóparancs, elfogás
Lord Dudley fogságba esett. — Daryl esir alınmıştır.
2012, Miklós Gábor Kövesdi (translator), Kathy Reichs, A csontok nem hazudnak (Deadly Décisions), Ulpius-ház →ISBN, chapter 25, page 247
İbraniceאָמָה, עבד, עֶבֶד, שִׁפְחָה (eril) /ʕabd/
A slave, a serf. · A servant, a worshipper (of God).
çekim: çoğul עֲבָדִים
köken: A Central Semitic innovation, cognate with Arabic عَبْد (ʕabd), Phoenician 𐤏𐤁𐤃 (ʿbd), Ugaritic 𐎓𐎁𐎄 (ʿbd), Classical Syriac ܥܒܕܐ (ʿaḇdā), Minaean 𐩲𐩨𐩵 (ʿbd).
אנחנו חייבים להביא את !השבויים לבסיס. קדימה — Esirleri almalıyız! Hadi!
הַטֶּלֶוִיזְיָה הַזּאֹת עוֹבֶדֶת?
אני לא מאמין שהוא עבד עלי
אני חושבת שהחברים שלך עובדים עלינו.
Latinceancilla, capiō, captūra, sclava, sclavus, serva /aŋˈkɪl.la/
maid, slave-girl · handmaiden
çekim: çoğul ancillae · tamlayan ancillae
köken: From ancula (“maid”) + -lus (diminutive form).
aile: ancillāriolus, ancillāris, ancillor, ancillula
cūr vetet ancillās accēdere, quaeritis?
Dīxit autem Maria : Ecce ancilla Dominī : fīat mihi secundum verbum tuum.
Dancaslave, slavinde, træl, trælkone (nötr)
slave
çekim: çoğul slaver · tamlayan slaves
köken: Borrowed from German Sklave, from Latin sclavus, whence also slaver.
aile: slaveri
Hun kunne lige så godt være et gidsel. — Esir olsa daha iyi!

Etimoloji

Arapça اسير (ar) (esîr)

Kelime Ailesi

esir kampı
esir almaca
esir pazarı

Örnek Cümleler

Esir alınması
Capture
Esir alınmıştı.
He was taken prisoner.
Tom esir alındı.
Tom has been taken captive.
Lagvat esir kampı
Laghouat prison camp
Birini esir aldım.
I captured one.
Tom esir tutuluyor.
Tom is being held prisoner.
Sen benim esirimsin.
You are my prisoner.
Tom bir savaş esiri.
Tom was a prisoner of war.
Lafını esirgemezsin.
You don't pull any punches.
Onlar esir alındılar.
They were taken prisoner.
Tom lafını esirgemez.
Tom does not mince words.
O bir savaş esiridir.
He's a prisoner of war.
esir ile daha fazla örnek cümle →

Birleşik Kelimeler

esir almacaesir kampıesir pazarı