Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dönek

dönek

C2 seviye
TR → EN
"dönek" kelimesinin İngilizcesi: changeful, chanqeable, fickle, flighty, fluke. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelchangeful
Genelchanqeable
Genelfickle
Genelflighty
Genelfluke
Genelinconstant
Genellubricous
Genelmutable
Geneluncertain
Genelunstable
Genelvolatile
Genelwild

Tanım

•Başı ve kuyruğu beyaz, sırtı ve kanatları koyu kahverengi ya da siyah, ayakları koyu pembe, tırnakları kirli beyaz, gözü siyah ve gagası ten rengi olan bir güvercin türü.
•Bir fikrin, ideolojinin, takımın ateşli savunucusu iken; maddi, manevi baskı ya da çıkar karşılığı eski görüşüne zıt bir görüşü savunan.
•Bir yoldan ya da yerden geri dönen.
•İnanç ve düşüncesini değiştiren, sözüne güvenilmeyen

Diğer Dillerde

Almancainstabil, labil, wild /ˈɪnʃtaˌbiːl/
unstable (not properly fixed, likely to fall) · unstable, unsteady, labile, variable
çekim: karşılaştırma instabiler · üstünlük am instabilsten
eş: labil, unbeständig, veränderlich
köken: 18th century, from Latin instabilis. Equivalent to in- + stabil.
aile: Instabilität
Ich hasse die Flattergeister und liebe dein Gesetz. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Fransızcadéchaîné, sauvage
past participle of déchaîner
Je hais les hommes indécis, Et j`aime ta loi. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
motherless · unconventional; zany
Aborrezco a los de doble ánimo, pero amo tu ley — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
wild · untamed · unconstrained, unfettered, unhindered
eş: indomito, libero, selvaggio, selvatico, all’aperto, primitivo
köken: Probably from Latin barbarus. Compare bravo.
Detesto gli animi incostanti, io amo la tua legge — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Rusçaнепостоянный, переменчивый
(118:113) Вымыслы человеческие ненавижу, а закон Твой люблю. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Arapçaبَرِّيّ, مُتَوَحِّش
س ـ المتقلبين ابغضت وشريعتك احببت‎. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Farsçaدد, ناپایدار, وحشی /ˈdad/
wild animal; wild beast
çekim: çoğul ددان
zıt: دام
köken: Inherited from Middle Persian [Book Pahlavi needed] (dt' /⁠dad⁠/), 𐫅𐫅 (dd /⁠dad⁠/).
دی شیخ با چراغ همیگشت گرد شهر کز دیو و دد ملولم و انسانم آرزوست
unstable, instable
çekim: karşılaştırma daha sabitsiz · üstünlük ən sabitsiz
zıt: sabit
köken: From sabit + -siz.
aile: sabitsizlik
Əfqanıstanda 20 ildən sonra "Taliban" yenidən iqtidar oldu. Lakin Əfqanıstanda vəziyyət hələ də sabitsiz və naməlumdur.
unstable, impermanent · critical
köken: аума (auma) + -лы (-ly).
Felemenkçeinstabiel
unstable
çekim: karşılaştırma instabieler · üstünlük instabielst
Ik heb een hekel aan aarzelende mensen, maar houd zielsveel van Uw wet. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Portekizcebravio, instável, selvagem, silvestre /bɾaˈvi.u/
feral, wild · uneducated, uncivilized · difficult to traverse, untraversable, impenetrable
çekim: çoğul bravios
eş: silvestre, brabo, bravo, intransitável, infrutífero, estéril
köken: bravo + -io.
aile: bravia, braviamente, braviozinho, braviozão
Aborreço a duplicidade, mas amo a tua lei. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
undomesticated, untamed, feral, wild · wild, uncultivated · uncouth, unsociable, uncivilised (UK), uncivilized (US)
çekim: karşılaştırma αγριότερος · üstünlük αγριότερος
köken: From Ancient Greek ἄγριος (ágrios).
"Σαμεχ." Εμισησα τους διεστραμμενους στοχασμους τον δε νομον σου ηγαπησα. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Japonca不安定, 野生の /ɸɯ̟ã̠nte̞ː/
unstable
eş: 危脆
zıt: 安定
köken: Compound of 不(ふ) (fu-, “un-”) + 安(あん)定(てい) (antei, “stable”)
併し本道は諸隊の行進する所。 — İhanet edenler ve döneklerin gittiği yerdir.
Korece길들여지지 않은, 야생의
내가 두 마음 품는 자를 미워하고 주의 법을 사랑하나이다 — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
İsveççevild
wild · not tame or domesticated
çekim: karşılaştırma vildare · üstünlük vildast
köken: From Old Norse villr (“wild”) and Old Saxon wildi, from Proto-Germanic *wilþijaz.
Jag hatar dem som halta på båda sidor, men din lag har jag kär. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Lehçedziki, niestabilny, niestały /ˈd͡ʑi.ki/
wild, untamed · wild, lacking inhibition or moderation (e.g. a party) · asocial, shut-in, very introverted
çekim: karşılaştırma dzikszy · üstünlük najdzikszy
eş: reg. (Śląsk) dziwoki, psi
köken: Etymology tree Proto-Slavic *dikъ Polish dziki Inherited from Proto-Slavic *dikъ.
aile: dzicz, dzikus, dziczeć, zdziczeć
Wymysły mam w nienawiści, a zakon twój miłuję. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Hintçeअस्थिर, जंगली /əs.t̪ʰɪɾ/
unstable, unsteady, unfixed
köken: Learned borrowing from Sanskrit अस्थिर (asthira). Equivalent to अ- (a-) + स्थिर (sthir).
aile: अस्थिर करना
unstable, unsteady, labile, erratic
çekim: karşılaştırma epävakaampi · üstünlük epävakain
zıt: vakaa
köken: epä- + vakaa
aile: epävakaasti, epävakainen, epävakaus, epävakauttaa
-Briggsissä olisi takinkääntäjiä. — Briggs'de dönekler olur demiştiniz!
Çekçedivoký /ˈɟɪvokiː/
wild
çekim: karşılaştırma divočejší · üstünlük nejdivočejší
eş: nekonvenční, extravagantní
zıt: krotký
köken: Inherited from Old Czech divoký, from Old Czech diví + -oký, from Proto-Slavic *divьjь.
aile: divočák, divočina, divokost
Samech Výmyslků nenávidím, zákon pak tvůj miluji. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
unleashed
çekim: geçmiş of dezlănțui · ortaç of dezlănțui
köken: Past participle of dezlănțui.
Urăsc pe oamenii nehotărîţi, dar iubesc Legea Ta. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Macarcaingatag, vad /ˈiŋɡɒtɒɡ/
unstable, unsteady, wobbly, shaky (not held firmly in position, physically unstable) · precarious, unstable, shaky (having an uncertain existence) · fickle (quick to change one’s opinion or allegiance; insincere; not loyal or reliable)
çekim: karşılaştırma ingatagabb · üstünlük legingatagabb
köken: From inog (“to wobble”) + -atag (adjective-forming suffix).
aile: ingatagság
Az állhatatlanokat gyûlölöm, de a te törvényedet szeretem. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Ki kell cserélnünk ezt az ingatag korlátot.
ingatag állami intézmények
İbraniceבַּר, פֶּרֶא
סעפים שנאתי ותורתך אהבתי׃ — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Latincecrudelis, ferōx, ferus, immanis, instābilis, saevus /kruːˈdeː.lɪs/
unfeeling, rude · ruthless, cruel, merciless
çekim: karşılaştırma crūdēlior · üstünlük crūdēlissimus
zıt: mītis, misericors, tranquillus, placidus, quietus, clemens
köken: From crūdus.
Norveççevill
De tvesinnede hater jeg, men din lov elsker jeg. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Vietnamcahoang dã /hwaːŋ˧˧ zaː˦ˀ˥/
deserted place; wilderness
köken: Sino-Vietnamese word from 荒野.
Tôi ghét những kẻ hai_lòng , Nhơn yêu_mến luật_pháp của Chúa . — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
động vật hoang dã
Bulgarcaбуен, див, неистов, необуздан, нестабилен, подивял /ˈbuɛn/
stormy, turbulent, tumultuous · tangled, wild (of growth, weeds, etc.) · wild, unruly, boisterous
çekim: karşılaştırma по́-бу́йни · üstünlük на́й-бу́йни
köken: Inherited from Proto-Slavic *bujьnъ.
Самех. Намразих двоеумните, А Твоя закон възлюбих. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Slovakçadivý /ɟiviː/
wild
çekim: karşılaştırma divší · üstünlük najdivší
köken: Inherited from Old Slovak divý, from Proto-Slavic *divъ (“natural, intact; feral, wild”).
Samech. Ľudí, rozdelených srdcom, nenávidím; ale milujem tvoj zákon. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
Slovencedivji /dìːʋji/
wild (not domesticated or tamed)
çekim: karşılaştırma bȍlj dívji · üstünlük nȁjbolj dívji
köken: From Proto-Slavic *divьjь.
Sameh. Ljudi dvojih misli sovražim, zakon tvoj pa ljubim. — Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.

Kelime Ailesi

Columba livia

Örnek Cümleler

Sen döneksin!
You're a renegade.
Tom bir dönektir.
Tom is a turncoat.
Dönekleri sevmem.
I don't like renegades.
Ben dönek değilim.
I'm no quitter.
Dönek ayak takımı.
Fickle rabble.
Biz dönek değiliz.
We're not quitters.
Tom bir dönek değil.
Tom isn't a quitter.
Ben bir dönek değilim.
I'm not a quitter.
Pigeon Columba livia Dönek
Pigeon Columba livia
Dönekler ALLAH'a hiç bir zarar veremez.
But he who turns back and goes away in haste will do no harm to God.
Ama onlar döneklik eden bir topluluktur.
But they are a people who equate.
Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim.
I hate double-minded men, but I love your law.
dönek ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod