anlayıslı
/an.ɫa.jɯʃˈɫɯ/
adj
C1 seviye
TR → EN
"anlayıslı" kelimesinin İngilizcesi: understanding, merciful, sensible, intelligent, levelheaded. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelunderstandingadj
Genelmercifuladj
Genelsensible
Genelintelligent
Genellevelheaded
Genelnimble
Genelpenetrating
Genelpercipient
Genelquick
Genelshrewd
Geneltactful
Genelwitted
Genelapt
Genelapprehensive
Tanım
•anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki
•hoşgörülü
•hoşgörülü bir biçimde
•Düşünerek davranan, akıllı
•Her şeyi tolerans ve müsamaha göstererek karşılayan
Diğer Dillerde
Almancaverständnisvoll /fɛɐ̯ˈʃtɛntnɪsfɔl/
understanding, sympathetic, tolerant
çekim: karşılaştırma verständnisvoller · üstünlük am verständnisvollsten
eş: einfühlend, einsichtig, tolerant, verständig, verstehend
köken: Verständnis + -voll
Sadist oder ein Helfer? — Sadist mi olurdun, anlayışlı mi?
Fransızcaanimé, compréhensif, compréhension, rapide, vivant /a.ni.me/
alive · animated · lively
çekim: çoğul animés
eş: brûlant, chaud, enflammé, excité, expressif, fringant
köken: From animer + -é.
aile: dessin animé
Soyez compréhensive. — Lütfen anlayışlı ol.
İspanyolcaavenimiento, carne viva, célere, comprehensivo, comprensivo, entendimiento (eril)
agreement
çekim: çoğul avenimientos
köken: From avenir + -miento.
Sé comprensiva, por favor. — Lütfen anlayışlı ol.
agile, nimble
çekim: üstünlük agilissimo
eş: ', destro, disinvolto, elastico, felino, pronto
köken: From Latin agilis (“agile, nimble”), from agō (“do, act; move”).
aile: agilmente
Sii comprensiva con lui. — Lütfen anlayışlı ol.
Rusçaпонятливый, сообразительный, сметливый
понятливый, сообразительный, сметливый
Ты постарайся его понять. — Lütfen anlayışlı ol.
Arapçaبِسُرْعَةٍ, تَفَاهُم, جَارٍ, حَيٌّ, رُؤْيَة, سَرِيع
انهم يفهمون حقا من النظرات فقط — Çok anlayışlı insanlar, değil mi? Tanrım!
quick, fast, swift · sharp, acute · beautiful
çekim: karşılaştırma چابکتَر · üstünlük چابکتَرین
köken: From Middle Persian [Book Pahlavi needed] (cʾp̄wk' /čābuk/, “agile, nimble; excellent”), Northern Luri چںڤوک (çəvok), suffixed from an unattested root borrowed as Old Armenian ճեպ (čep, “haste”). Akin to Old Armenian ճապուկ (čapuk), Old Georgian ჭაპუკი (č̣aṗuḳi), ჭაბუკი (č̣abuḳi), Middle Iranian borrowings.
aile: چابک زدن
concept, notion
çekim: çoğul anlayışlar · tamlayan anlayışın
köken: Morphologically, from anla- (“to understand”) + -yış.
Kazakçaтүсіну /tʉsɘˈnʉw/
understanding, comprehension
köken: From Proto-Turkic *tüĺ-ün- (“to think, understand”). Cognate with Turkish düşünmek (“to think”), Uzbek tushunmoq (“to understand”), Uyghur چۈشەنمەك (chüshenmek, “to understand”).
sharpness, sensibleness
çekim: çoğul fahmlar
köken: Borrowed from Arabic فَهْم (fahm).
Felemenkçebegrip, begripvol, haastig, kwiek, levend vlees, overeenkomst (nötr) /bəˈɣrɪp/
understanding, comprehension · understanding, empathy · notion, concept, term
çekim: çoğul begrippen
eş: concept
zıt: onbegrip
köken: From Middle Dutch begrip, from Old Dutch *bigrip. Formed as a deverbal from begrijpen from the original nominative form of greep.
aile: begrippenkader
Wees begripvol. — Lütfen anlayışlı ol.
Ik heb geen begrip van wiskunde.
Dat gaat mijn begrip te boven.
Ze was vol begrip.
Portekizcecompreensão, compreensivo, entendimento, ligeiro, sabugo, veloz (dişil) /kõ.pɾe.ẽˈsɐ̃w̃/
comprehension, understanding · sympathy (for a troublesome situation)
çekim: çoğul compreensões
zıt: incompreensão
köken: From compreender + -são, or borrowed from Latin comprehēnsiōnem.
Ele é assim de vez em quando, por favor seja carinhosa. — Bazen öyle şeyler yapabilir. Lütfen anlayışlı ol.
Obrigada pela compreensão.
Yunancaγρήγορος, κατανόηση, νοημοσύνη, συνεννόηση /ˈɣriɣoros/
quick, fast, swift, brisk
çekim: karşılaştırma γρηγορότερος · üstünlük γρηγορότερος
eş: ταχύς, γοργός, ραγδαίος
zıt: αργός
köken: Inherited from Byzantine Greek γρήγορος, from Hellenistic Koine Greek ἐγρήγορος (“awake”), γρηγορῶ (grēgorô), from the present perfect of Ancient Greek ἐγείρω (egeírō, “to awaken, rouse”).
Πραγματικά αντιλαμβάνονται τις ματιές γεμάτες νόημα. — Çok anlayışlı insanlar, değil mi? Tanrım!
understanding, comprehension · consent, agreement
çekim: geçmiş 了解した
eş: 承知, 了承
aile: 了解事項: agreement, 了解案件: agreement
ジョージは人よりも数字が好きでした — Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.
'요해'의 문화어. 어떤 상태를 알아보는 것. '리해'도 문화어에서 쓰이며 그 의미가 구분된다.
Alice는 환자들에게 매우 따뜻하고 공감을 잘해줬지만 — Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.
an understanding
çekim: tamlayan förståelses
köken: förstå + -else
Alice var väldigt varm och empatisk mot sina patienter. — Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.
Lehçebłyskawiczny, bystry, chyży, pojmowanie, prędki, szybki /bwɘs.kaˈvit͡ʂ.nɘ/
lightning fast · instant (of food, able to be prepared quickly)
köken: Etymology tree Old Polish błyskawica Polish błyskawica Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish błyskawiczny From błyskawica + -ny. First attested in 1588.
aile: błyskawiczność, wojna błyskawiczna, zamek błyskawiczny
Dokądże nie uczynicie końca mowom? pomyślcie pierwej, a potem mówić będziemy. — ‹‹Ne zaman bitecek bu sözler? Biraz anlayışlı olun da konuşalım.
błyskawiczny przebieg
błyskawiczny tryb
błyskawiczny rozwój
Ukraynacaби́стрий, домо́вленість, зрозумі́ння, порозумі́ння, прудки́й, розумі́ння
Вона ненавидить дітей і навіть боїться їх. — Çocukları çok sever ve çok anlayışlıdır.
sight, vision, glance, look · supervision, watch · evil eye
çekim: çoğul नज़रें
köken: Borrowed from Classical Persian نَظَر (nazar), from Arabic نَظَر (naẓar).
देखो! नदी की नज़र आ रही है!
मेरी नज़र उस पर है।
नज़र लगना
Finceäkäinen, äkkipikainen, äkkivihainen, äksy, elävä, herkästi syttyvä /ˈækæi̯nen/
irritated, angry
çekim: karşılaştırma äkäisempi · üstünlük äkäisin
köken: äkä- + -inen. See äkeä.
aile: äkäisesti, äkäisyys, äkäpussi, äkäpäissään
"Kuinka kauan te asetatte sanoille ansoja? Tulkaa järkiinne, sitten puhelemme. — ‹‹Ne zaman bitecek bu sözler? Biraz anlayışlı olun da konuşalım.
äkäinen vastaus
Çekçedohoda, pochopení, porozumění, rychlý (dişil) /ˈdoɦoda/
agreement · deal (an agreement between parties), understanding (an informal contract, mutual agreement)
çekim: çoğul dohody · tamlayan dohody
eş: smlouva, kontrakt, úmluva, pakt, domluva, úmluva
köken: Deverbal from dohodit.
Alice byla velice laskavá, velice empatická ke svým pacientům. — Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.
Uzavřeli jsme dohodu.
Rumenceager, aprig, comprehensiune, energic, înfocat, înțelegător /ˈa.d͡ʒer/
quick, swift. · smart, cunning, sharp. · sharp
köken: Inherited from Latin agilis (“swift”). Doublet of agil, a borrowing.
Te rog să fii înţelegătoare. — Lütfen anlayışlı ol.
Macarcabelátás, egyezség, együttérzés, élénk, eleven, eszes /ˈɛɟːɛʃːeːɡ/
deal, agreement, contract, settlement, arrangement (an agreement between parties)
çekim: çoğul egyezségek
köken: egyezik + -ség. Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
aile: egyezséget köt
A jelentőségteljes pillantásokból is olvasni tudnak, nem? — Çok anlayışlı insanlar, değil mi?
quick, agile, nimble
zıt: אִיטִּי
וממשיך להתנהג בצורה שרק הוא יכול להתנהג. — Anlayışlı bir adam, ancak bu şekilde hareket edebilir.
capturing, seizing, taking · taking on · taking in, understanding
köken: Present active participle of capiō (“seize, take”).
Dancaaftale, forståelse, forstående, forstand, frisk og rask, gravid (nötr) /avtalə/
arrangement · agreement · deal
çekim: çoğul aftaler · tamlayan aftales
köken: A nominalization of the verb
aile: arbejdsaftale, arbejdstidsaftale, associeringsaftale, atomaftale, atomnedrustningsaftale, bytteaftale, clearingaftale, eksklusivaftale, finanslovaftale, fiskeriaftale
"Så gør dog en Ende på dine Ord, kom til Fornuft og lad os tale! — ‹‹Ne zaman bitecek bu sözler? Biraz anlayışlı olun da konuşalım.
Norveççekvikk
Når vil I dog engang sette en grense for eders ord? Bli først forstandige, så kan vi tale sammen. — ‹‹Ne zaman bitecek bu sözler? Biraz anlayışlı olun da konuşalım.
Endonezcepengertian /pə.ŋərˈti.an/
understanding (the act of one that understands) · definition · a clear instance conforming to the dictionary or textbook definition
köken: From erti + peng- -an.
aile: berpengertian
Sadis atau mendukung? — Sadist mi olurdun, anlayışlı mi?
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish آكلایشلی (anlayışlı). By surface analysis, anlayış (“understanding, comprehension”) + -lı
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
O çok anlayışlı.
She's very understanding.
Tom anlayışlıdır.
Tom is insightful.
Sen anlayışlısın.
You're insightful.
Çok anlayışlısın.
You're very understanding.
Tom çok anlayışlı.
Tom is very understanding.
O çok anlayışlıdır.
He's very understanding.
Lütfen anlayışlı ol.
Please be understanding.
Lütfen anlayışlı ol.
Please be understanding.
Tom çok anlayışlıydı.
Tom has been very understanding.
Sen çok anlayışlıydın.
You've been so understanding.
Mary çok anlayışlıydı.
Mary was very understanding.
Anlayışlı bir karım var.
I have an understanding wife.
İlgili Sorular
İsa ismi açıkça söylendiğinde neden insanlar daha az anlayışlı olur?
Oğlumun disleksi olup olmadığını nasıl anlayabilirim? Okulum bu konuda çok anlayışlı değil.
Baptist birine, "once saved always saved" yanıldığını ve Mesih Kilisesi’ne katılması gerektiğini nasıl anlatabilirim? Lütfen sadece olgun ve anlayışlı cevaplar verin.
Bir arkadaşım var, çok iyi ve anlayışlı, ona her şeyi söyleyebilirim. Ancak erkeklerin bulunduğu ortamlarda sürekli ilgi peşinde koşuyor, özellikle benim erkek arkadaşımın dikkatini çekmek istiyor ve bu beni kızdırıyor. Neden böyle davranıyor? Gerçekten dost mu?
14 yaşında, geçiş sürecine yeni başlayan bir FTM olarak erkek arkadaşım var ve ona hâlâ trans olduğumu söylemedim; sadece tomboy gibi görünüyorum. Çok anlayışlı ve iyi bir arkadaş, ama geçişim belli olacak. Gerçeği söyleyip onun da kabul edeceğini mi ummalıyım, yoksa ilişkiyi bitirmeli miyim?