Ana içeriğe geç
Sözlük
/
şaşırmak

şaşırmak

verb
TR → EN
"şaşırmak" kelimesinin İngilizcesi: deviate, head, lose, puzzle. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldeviate
Genelhead
Genellose
Genelpuzzle

Çekim Tablosu

Geniş zamanşaşıramam
Şimdiki zamanşaşırabiliyor
Gelecek zamanşaşıracak
Geçmiş zamanşaşıramadı
Şartşaşıramasa
Gereklilikşaşıramamalı
Emirşaşır

Tanım

•Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek
•Herhangi bir durum karşısında şaşkınlık duymak, hayret etmek
•Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, içinden çıkamamak
•Bir işe nasıl başlayıp o işi nasıl sürdüreceğini ve nasıl sonuçlandıracağını bilemeyecek duruma gelmek; içinden çıkamamak
•Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek

Diğer Dillerde

Almancaabnehmen, Abtritt, an der Spitze stehen, anführen, auf den Kopf setzen, Blume /ˈapˌneːmən/
to take off (to remove something that is attached to something or on top of it) · to shave off (a beard, especially a full beard or moustache) · to amputate (a limb)
çekim: geçmiş nahm ab · ortaç abgenommen · şimdiki nimmt ab · ulaç abnehmend
eş: herunternehmen, herunterholen, ablegen, amputieren, übernehmen, abkaufen
zıt: zunehmen
köken: From Middle High German abenemen, from Old High German abaneman, from Proto-Germanic *abanemaną. Equivalent to ab- + nehmen. Cognate with Dutch afnemen.
aile: Abnehmer, Abnehmung, Abnahme
Aber es besteht kein Grund, um die halbe Welt zu reisen, nur um überrascht zu werden. — Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.
den Deckel von einem Topf abnehmen
die Brille abnehmen
Blut abnehmen
FransızcaCommettre une erreur, se tromper
/ı/ Se retrouver dans un endroit inconnu et ne plus savoir comment poursuivre sa route,s’égarer, se perdre, perdre son chemin.
İspanyolcaadalid, bajar (de peso), cabecear, cabeza, capítulo, chola (eril) /adaˈlid/
military commander
çekim: çoğul adalides
eş: comandante
köken: Borrowed from Arabic الدَّلِيل (ad-dalīl, “guide”).
¡No tienes tiempo para preguntas! — Bu kadar şaşırmak doğru değil!
İtalyancaandare, capo, perdere, smarrire /anˈda.re/
to go · to be agreeable (to), to be pleasing (to) (idiomatically, to feel like, to want/like) [with a ‘person with feeling’ and di ‘thing desired’] · to attend (school, church regularly)
çekim: geçmiş andàto · ortaç andàto · şimdiki và · ulaç andànte
eş: andata, andatura, camminata, portamento, viaggio, avanzare
köken: Inherited from Early Medieval Latin andāre, of uncertain origin.
aile: andare a fuoco, andare a male, andare di corpo, andarsene, andazzo, riandare
Non puoi permetterti di mostrarti così affascinato! — Bu kadar şaşırmak doğru değil!
andare a casa
andare veloce
non mi va di ballare
Rusçaбашка́, верх, ве́рхний, верху́шка, верши́на, возгла́вить /vʲerx/
top, upper part, roof, dome, height · summit, apex · the highest degree of something
çekim: çoğul верхи́ · tamlayan ве́рха
zıt: низ
köken: Inherited from Proto-Slavic *vьrxъ (whence also Old Church Slavonic врьхъ (vrĭxŭ)), from Proto-Indo-European *wers-. Balto-Slavic cognates include Lithuanian viršus and Latvian virsus. Other Indo-European cognates include Latin verruca (“a steep place, height”), Ancient Greek ἕρμα (hérma, “reef, rock, hill”).
Нельзя быть настолько заинтригованным! — Bu kadar şaşırmak doğru değil!
совеща́ние в верха́х
Э́то верх глу́пости!
Arapçaاِتَّجَهَ, خَسِرَ, دماغ, رَأْس, رَئِيس, رَئِيسَة (eril) /di.maːɣ/
brain (control center of the central nervous system)
çekim: çoğul أَدْمِغَة · tamlayan دِمَاغٍ
köken: Etymology tree Proto-Afroasiatic *dam- Proto-Semitic *dam- Arabic دَم (dam) Proto-Semitic *muḫḫ- Arabic مُخّ (muḵḵ) blend Arabic دِمَاغ Blend of دَم (dam, “blood”) + مُخّ (muḵḵ, “brain”), compare Arabic دَمْع (damʕ, “tears”) of the same relation with عَيْن (ʕayn, “eye”). While دَمْع (damʕ, “tears”) traces its formation back to Proto-Semitic, the present term is only paralleled by Ethiopian…
aile: دِمَاغِيّ
ولكنك لست في حاجة إلى ترك المألوف والسفر حول العالم للتتفاجأ — Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.
Farsçaاداره کردن, از دست دادن, باختن, دور انداختن, رَئیس, رَئِیس /ʔi.daː.ˈra kar.ˈdan/
to manage, lead, head, run, be in charge of
çekim: geçmiş اداره کرد · ortaç اداره کرده · şimdiki اداره میکند · ulaç اداره کننده
Azericebaş, itirmək, məğlub olmaq, uduzmaq /bɑʃ/
head · head (a single animal) · beginning (the initial portion of some extended thing)
çekim: çoğul başlar · tamlayan başın
köken: From Proto-Turkic *baĺč (“head”).
aile: başaq, başaqçı, başaqçılıq, başaqlamaq, başçı, başında, başqan, başlamaq, başlanğıc, başlanış
Başında papaq var.
on baş qoyun-quzu
o başdan bu başa
Kazakçaбас, жоғалту, кәллә
head · chief, leader · start, beginning
çekim: çoğul бастар · tamlayan бастың
köken: From Proto-Turkic *baĺč (“head”).
aile: амбас, арпабас, басеке, баскиім, баспана, бастама, бастау, бастаушы, басшы, басшылық
Felemenkçeaanvoeren, afvallen, baas, bazin, cheffin, hoofd /ˈaːnˌvu.rə(n)/
to supply · to command
çekim: geçmiş voerden aan · ortaç aangevoerd · şimdiki voert aan · ulaç aanvoerend
köken: From Middle Dutch aenvoeren. Equivalent to aan + voeren.
aile: aanvoerder
Verbaasd zijn, zich verwonderen, is beginnen te begrijpen. — Şaşırmak, merak etmek, anlamaya başlamaktır.
Portekizceà cabeça, cabeça, chefe, colarinho, comandar, diretor (dişil) /kaˈbe.sɐ/
head (part of the body) · head (topmost, foremost, or leading part) · sense
çekim: çoğul cabeças
eş: cabeção, cabeçona, cabeçorra, cabecinha, juízo, chefe
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kap- Proto-Indo-European *káput Proto-Italic *kaput Latin caput Proto-Indo-European *-yós Proto-Italic *-ios Old Latin -ios Latin -ius Latin -ium Latin capitium Old Galician-Portuguese cabeça Portuguese cabeça From Old Galician-Portuguese cabeça, from Vulgar Latin capitia, from the neuter plural (reanalyzed as a feminine singular) of Latin capitium, from caput.
aile: cabeça de área, cabeça de chave, cabeça de coco, cabeça de porco, cabeça de praia, cabeça de tremoço, cabeça-branca, cabeça-chata, cabeça-d'água, cabeça-de-alho-choco
Não podes dar-te ao luxo de ficar tão intrigado! — Bu kadar şaşırmak doğru değil!
to lose weight, become thin · to weaken
çekim: geçmiş αδυνάτισα · ortaç αδυνατισμένος · şimdiki αδυνατίζει · ulaç αδυνατίζοντας
zıt: παχαίνω, δυναμώνω, ενισχύω
Δεν μπορεί να είσαι τόσο δολοπλόκος! — Bu kadar şaşırmak doğru değil!
Japoncaチーフ, なくす, ヘッド, ヘディングする, 主要部, 亡くす /t͡ɕiːɸɯ̟/
chief
köken: Borrowed from English chief.
住み慣れた場所から飛び出して 世界の向こうまで 行かなくてもいいのです ただ 表に出ましょう — Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.
Korece두뇌, 마리, 머리, 살이 빠지다, 여위다, 잃다 /tunwe̞/
brain
köken: Sino-Korean word from 頭腦 (“brain”)
하지만 여러분은 놀라기 위해 익숙한 곳을 떠나 세상 저 편으로 달려갈 필요는 없습니다. — Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.
beater (something used for hitting or beating) · hammerhead, head (portion of a tool used for hitting)
çekim: çoğul bijaki · tamlayan bijaku
eş: młóczysko
köken: Etymology tree Proto-Slavic *bijakъ Polish bijak Inherited from Proto-Slavic *bijakъ. By surface analysis, bić + -ak.
aile: bijakowy
Nie możesz sobie pozwolić na zachwyty. — Bu kadar şaşırmak doğru değil!
skull
çekim: çoğul कपालें
köken: Borrowed from Sanskrit कपाल (kapā́la).
Finceedistys, etu-, etuosa, hävitä, herkkumutteri, hydrostaattinen paine /ˈedistys/
progress (advancement to a higher or more developed state)
çekim: çoğul edistykset · tamlayan edistyksen
köken: edistää + -ys. First attested in 1776.
aile: edistyksellinen, edistysaskel, edistysmielinen, edistystyö
Sinulla ei ole varaa ihmetellä. — Bu kadar şaşırmak doğru değil!
head (part of the body) · head (end of a nail) · head (side of a coin)
çekim: çoğul hlavy · tamlayan hlavy
eş: kebule, makovice, palice, šiška, mozkovna, škeble
zıt: orel, revers
köken: Inherited from Old Czech hlava, from Proto-Slavic *golva.
aile: bezhlavý, dvouhlavňový, dvouhlavý, hlavatý, hlavní, svéhlavý, tvrdohlavý, hlavěnka, hlavice, hlavička
Potřásl hlavou.
Je tu hlava na hlavě.
head
çekim: çoğul capete · tamlayan capului
köken: Inherited from Late Latin capus, from Latin caput, from Proto-Italic *kaput, ultimately from Proto-Indo-European *kauput-, *káput. Plural form capete from Latin capita. Compare the doublet șef, borrowed from French.
aile: căpetenie, căpos, căpușă, în ruptul capului
Dar nu trebuie să fugim de familiar, să traversăm întreaga lume, pentru a fi surprinși. — Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.
Macarcaélen/élén áll, elhagy, elveszít, ered, fakad, fej /ˈɛlɦɒɟ/
to leave someone or something, to abandon, to desert · to lose something, to mislay, to misplace (to put something somewhere and then forget its location)
çekim: geçmiş elhagytak
köken: el- + hagy
aile: elhagyatott, elhagyás, elhagyhatatlan, elhagyható
İbraniceאִבֵּד, הִפְסִיד, נוֹף, עמד בראש, עשה את דרכו, ראש (eril) /ʁoʃ/
head · head, chief, leader, chairperson · head, beginning, start; the top, or leading part.
çekim: çoğul רָאשִׁים
köken: From Proto-Semitic *raʔš-. Cognate with Akkadian 𒊕 (rēšum) and Arabic رَأْس (raʔs).
aile: טָמַן רֹאשׁוֹ בַּחוֹל, יוֹשֵׁב רֹאשׁ, כְּאֵב רֹאשׁ, מֵרֹאשׁ, עַל רֹאשׁ הַגַּנָּב בּוֹעֵר הַכּוֹבַע, רֹאשׁ הַפִּין, רֹאשׁ הַשָּׁנָה, רֹאשׁ חוֹדֶשׁ, רֹאשׁ עִיר, רֹאשׁ עִירִיָּה
אבל אתם לא צריכים למהר להתרחק מהמוכר, לצד השני של העולם — Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.
שְׂמֹאלוֹ תַּחַת לְרֹאשִׁי וִימִינוֹ תְּחַבְּקֵנִי׃
Old Testament, Book of Exodus 30:12
Old Testament, Book of Numbers 1:2,49; 4:2,22; 26:2; 31:49
Latinceamitto, āmittō, cacumen, caput, deerro, ero via /aːˈmɪt.toː/
to let go, let slip, let fall · to remit, pardon · to lose
çekim: ortaç āmissus · şimdiki āmittit · ulaç āmittēns
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ep Proto-Indo-European *-o Proto-Indo-European *h₂epó Proto-Italic *ap Latin abder. Latin ab- Proto-Indo-European *mey-? Proto-Indo-European *meyth₂- Proto-Indo-European *-eti Proto-Indo-European *méyth₂eti Proto-Italic *meitō Old Latin mītō Latin mittō Latin āmittō From ab- (“away”) + mittō (“send”).
Dancahoved, miste, tabe /ˈhoːəð/
head (the body part with the brain and main sense organs) · mind (the cognitive activities of a human being) · person
çekim: çoğul hoveder · tamlayan hoveds
köken: From Old Danish howæth, huwæth, from Old Norse hǫfuð, haufuð, from Proto-Germanic *hafudą or *habudą, northern form of *haubudą, cf. English head, dialectal German Haupt, Dutch hoofd. The Germanic word goes back to Proto-Indo-European *káput, cognate with Latin caput (“head”).
aile: hoved-, hovedbeklædning, hovedløs, hovedperson, hovedpine, hovedpude, hovedregning, hovedskal
Du burde ikke være så nysgerrig. — Bu kadar şaşırmak doğru değil!
Norveççeanføre, evne, første, heade, hode, hode-
tail (appendage of an animal)
çekim: çoğul ekor-ekor
köken: From Malay ekor, from ikur, from Proto-Malayic *ikur, *ikuŋ (compare Brunei Malay ekong, Malay ekor, Minangkabau ikua), from Proto-Malayo-Polynesian *ikuʀ, *ikuŋ (compare Acehnese iku, Balinese ikut, Buginese ikkoʔ), from Proto-Austronesian *ikuʀ.
Bulgarcabut see на глава, горен, го́рница, гу́бя, гу́бя се, заглава /ˈɡɔrɛn/
upper, top · higher, advanced · above-mentioned
çekim: karşılaştırma по́-го́рни · üstünlük на́й-го́рни
köken: Inherited from Proto-Slavic *gorьnъ.
Но не е нужно да избягвате бързайки познатото, често срещаното по света за да бъдете изненадани. — Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.
го́рен курс
Litvancagalva, galvà, galvutė, netèkti, praràsti, vadovas (dişil) /ɡɐɫ̪ˈvɐ/
head (top part of the body) · mind (intelligence, memory) · leader, chief (person in charge, with authority)
çekim: çoğul galvos · tamlayan galvõs
köken: From Proto-Balto-Slavic *galˀwā́ˀ. English gallows that produces semantic relation as head hung is derived from another Proto-Indo-European root.
aile: galvóti
Ką turi̇̀ galvojè?
Kokià pirmà minti̇̀s atei̇̃na į̇̃ gálvą?
Ji̇̀s tùri labai̇̃ gẽrą gálvą.
Letoncapazaudēt, zaudēt /ˈzàwdɛ̂ːt/
to lose (to cause something to not be in one's possession, e.g., because of circumstances or bad luck) · to lose (to end up without (something), to not have been able to protect, conserve (something)) · to lose (to be without a relative, friend, acquaintance, etc. after his or her death, or after divorce)
çekim: geçmiş zaudēju · ortaç zaudēts · şimdiki zaudē
köken: Cognates include Lithuanian žavi̇̀nti, žudýti (“to kill, to destroy”). From the same stem as zust (“to disappear”) (q.v.), of which zaudēt was originally one of the causative forms. The original meaning “to destroy” is attested in 17th-century texts.
aile: prefixed verbs:, nozaudēt, pazaudēt, zaudējums
zaudēt visu mantu
zaudēt sazvejotās zivis
zaudēt dzīvību

Etimoloji

From Ottoman Turkish شاشرمق (şaşırmak), equivalent to şaş- + -ır, causative of şaşmak.

Deyimler

hangi peygambere ümmet olacağını şaşırmak

Örnek Cümleler

Şaşırmaktan hoşlanmam.
I don't like being surprised.
Şaşırmaktan hoşlanmıyorum.
I don't like to be surprised.
Habere şaşırmaktan kendilerini alamadılar.
They couldn't help being surprised at the news.
Şaşırmak, merak etmek, anlamaya başlamaktır.
To be surprised, to wonder, is to begin to understand.
J.D. Reding kızı Tory'ye olanlara şaşırmaktadır.
Uncle J.R. is afraid of cats.
Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.
But you don't need to rush off away from the familiar, across the world to be surprised.
şaşırmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod