squeeze

/skwiːz/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"squeeze" kelimesinin Türkçesi: kısmak, sıkma, sıkıştırma, ezmek, sıkıştırmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkısmak
Genelsıkma
Genelsıkıştırma
Genelezmek
Genelsıkıştırmak
Genelsıkmak
Genelsıkıştırma. squeeze through sıkışıp arasından geçmek.
Genelsıkıştırıp tıkmak
Genelsıkıştırıp sızdırmak (para)
Genelyaş kağıtla kalıbını çıkarmak
Genelyaş kâğıtla çıkarılan kalıp. in a squeeze zor durumda. squeeze bottle sıkıştırılınca içindekiler boşalan plastik şişe. squeeze into sıkışmak
Genelsıkışıp arasına girmek. squeeze out vicdansızca mahvına sebep olmak. squeeze play karşı tarafı zor duruma düşürme

Tanım

•squeeze or press together
•the act of forcing yourself (or being forced) into or through a restricted space

Diğer Dillerde

İspanyolcaapremir (disused), apretar, apretujar, apuro, crisis, despichar
Rusçaвпи́хивать, впихну́ть, вти́скивать, вти́снуть, вы́давить, выда́вливать
Arapçaعَصَرَ
Azericesıxmaq
Kazakçaезу
Japoncaギュッとする, スクイズ, スクイズする, 抱きしめ, 押し込める, 押す
Korece스퀴즈, 스퀴즈하다, 짜다
Ukraynacaстиска́ти, сти́скувати, сти́снути, ти́снути
Çekçevmáčknout se, zmáčknout
Macarcabeprésel, gyömöszöl, kiprésel, szorít, zsúfol
Latincecomprimō, constringō
Dancaklemme, knuge, knus, mase, presse, trangt sted
Norveççeknuse, kveste, skvise
Vietnamcabóp, đè, ép
Bulgarcaзатруднение, изстисквам, прегръдка, промушва се, промушвам се, стискам
Slovakçastisnúť

Kelime Ailesi

coastal squeeze
credit squeeze
exsqueeze me
juice is worth the squeeze
nonsqueezing
oversqueezed
put the squeeze on
resqueeze
safety squeeze
scrunch
scruze
short squeeze
squeezable
squeeze ball
squeeze blood from a turnip
squeeze blood out of a turnip
squeeze bore
squeeze box

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tetiğe bas.
Squeeze the trigger.
Sayfa yetti.
Just squeezed it in.
Sandviç Teoremi.
Squeeze theorem.
12 January 2009.
25 May 2011. ↑ "Debian 6.0 "Squeeze" released" (Press release).
Tom limonu sıktı.
Tom squeezed the lemon.
Onun elini sıktı.
I squeezed his hand.
O, omuzumu sıktı.
He squeezed my shoulder.
Tom süngeri sıktı.
Tom squeezed the sponge.
Ben tetiği çektim.
I squeezed the trigger.
Ben limonu sıktım.
I squeezed the lemon.
O onun elini sıktı.
She squeezed his hand.
Sıkıştırılmış Metin
Squeezed Text