scrap

/skɹæp/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"scrap" kelimesinin Türkçesi: ufalamak, kırıntı, artık, parça, hurda. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelufalamak
Genelkırıntı
Genelartık
Genelparça
Genelhurda
Genel(çoğ.) hayvanlara verilen artık et
Genelmaden kırpıntısı
Genelfı parçalamak
Genelkırıntı haline getirmek
Genel(çoğ.) yağ eritilince geriye kalan kıkırdak
Geneldeğersiz diye bir yana atmak
Genelıskarta etmek
Genelartık. scrap heap kırpıntı yığını
Genelhurda yığını. scrap iron hurda demir. scraps of news derme çatma haberler. a scrap of evidence çok ufak bir delil.
Genelmüsveddelik kâğıt

Tanım

•make into scrap or refuse
•the act of fighting; any contest or struggle

Diğer Dillerde

Rusçaжеле́зный лом, клочо́к, кусо́чек, лом, лоскуто́к, металлоло́м
Arapçaخُرْدَة, شجار, نبذ, يتخلى
Farsçaقراضه
Yunancaσκραπ
Korece스크랩
Ukraynacaбрухт, металобру́хт
Çekçešrot, útržek
İbraniceגְּרוּטָאָה
Latincefrustum
Dancaskrot
Bulgarcaдавам за скрап, изхвърлям, късче, парче, сбивам се, сбиване
Litvancametalo laužas
Galiçyacaferragancho, ferrancho, refugallo, restroballo
İrlandacablúire
Ermeniceջարդոն
Gürcüceჯართი
Belarusçaметалало́м

Etimoloji

From Middle English scrappe, from Old Norse skrap, from skrapa (“to scrape, scratch”), from Proto-Germanic *skrapōną, *skrepaną (“to scrape, scratch”), from Proto-Indo-European *skreb-, *skrep- (“to engrave”). Cf. Swedish skräp (“garbage”).

Kelime Ailesi

e-scrap
fish scrap
scrap book
scrap car
scrap dealer
scrap heap
scrap merchant
scrap paper
scrapbook
scrapheap
scrapper
scrappy
scrapyard
table scrap

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Boku yedik!
We are in a pretty scrape!
Su toplamış.
Oh, it's scraped.
Şimdi sıçtık!
We are in a pretty scrape!
Scraptiidae :
Scraptiidae:
Güçlükle topladık.
We got scraped up.
Ben dizimi kazıdım.
I scraped my knee.
Çürük insan yoktur.
Scraps of men do not exist.
Evlere gelebilirim.
[knives scrape off each other] So this is what we came up with.
Ama hepsi püskürtüldü.
All were scrapped.
Artıkları köpeğe verin.
Give the scraps to the dog.
Tek kırıntı bırakmadım.
I ate every scrap.
Tom düştü ve dizini sürttü.
Tom fell and scraped his knee.