poor

/poː/1 hece
A1 seviye
EN → TR
"poor" kelimesinin Türkçesi: fakir, yoksul, muhtaç, zayıf, kıt. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfakir
Genelyoksul
Genelmuhtaç
Genelzayıf
Genelkıt
Genelaz
Genelkuru
Genelkuvvetsiz
Genelzavallı
Genelbiçare
Genelfena
Geneladi
Genelbayağı
Genelfakir
Genelkembağal
Genelyoksul
Genelzüğürt
Genelfukara
Genelrahatsız (gece)
Genelsıhhati bozuk

Görsel

Yönetmek, halkın en fakirinin yediğini yemeden olmaz. Yoksa zalimlik.

Tanım

•of insufficient quantity to meet a need
•people without possessions or wealth (considered as a group)

Atasözü & Deyim

“Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt (fakir) ovada yolunu şaşırır”
“Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp”
“Umut, fakirin (garibin) ekmeğidir”

Diğer Dillerde

İspanyolcacutre, mishio, mishios, misio, pobre, pobres
Rusçaбе́дные, бе́дный, вызыва́ющий жа́лость, жа́лкий, несча́стный, ни́щий
Arapçaفُقَرَاء, فَقِير, مِسْكِين
Azericefağır, fağır-füqarə, füqəra, imkansız, kasıb, kasıb-kusub
Kazakçaжарлы, кедей
Özbekçebechora, faqir, gʻarib, kambagʻal
Tatarcaфәкыйрь, ярлы
Japoncaかわいそうな, 下手な, 劣る, 哀れな, 拙い, 粗末な
Lehçebiedacy, biedny, nędznicy, nędzny, ubogi
Ukraynacaбі́дний, жалюгі́дний, пога́ний
Macarcaalázatos, gyatra, lelki/lélekben szegény, ócska, silány, szegény
İbraniceאומלל \ אֻמְלַל, דלת העם, מִסְכֵּן, עָנִי
Latinceegens, miser, pauper, pauperēs
Dancafattig, fattige, fattigfolk, stakkels
Norveççeblakk, dårlig, elendig, stakkars

Kelime Ailesi

antipoor
being poor is a mindset
being poor is a state of mind
cash poor
cash-poor
court poor box
deserving poor
dirt poor
dirt-poor
Europoor
fuel-poor
have a poor time of it
house poor
impoor
in poor taste
income-poor
insurance poor
iron-poor

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
inadequate
indigent
inferior
misfortunate
needy
pitiable
poor people
abased
absent
almsless
arm
ass
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Poor us!
Poor us!
O fakirdir.
He is poor.
Yarı metal.
Poor metals.
Ben fakirim.
I'm poor.
Biz fakiriz.
We're poor.
Tom fakirdi.
Tom was poor.
Çok fakirim.
I'm very poor.
Zavallı şey!
Poor thing!
Zavallı Tom!
Poor Tom!
O çok fakir.
He's dirt-poor.
Poor things.
Poor things.
- Ver dedim!
- The poor are worse.