"fine" kelimesinin Türkçesi: hoş, iyi, (saf, katkısız, katışıksız. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelhoş
Geneliyi
Genel(saf
Genelkatkısız
Genelkatışıksız
Genelhalis
Genelhassas
Genelgüzel
Genelduygulu
Genelala
Genelzarafet
Genelgüzellik
Genelmükemmel
Genelince
Genelaçık
Genelzarif
Genel(müz.) son.
Genelince ruhlu
Genelüstün: berrak
Genel(k.dili.) güzel
Geneltoz haline getirmek
Genelgüzelleşmek. fine arts güzel sanatlar. finedraw (terz.) kumaşın iki kenarını görünmez surette birbirine dikmek
Genelinceltmek (tel) finedrawn inceltilmiş (tel)
Genelbütün ayrıntılarıyla düşünülmüş. in fine feather (k.dili.) havasında. finegrained (bot.) ince damarlı (ağaç)
Genel(foto.) ince tanecikli. fine-spoken kibar bir şekilde konuşan. finespun ince eğrilmis
Genelaşırı derecede ince. fine-toothed comb ince dişli tarak. go over the matter with a fine-toothed comb meseleyi inceden inceye gözden geçirmek
Genelince eleyip sık dokumak. a fine distinction ince fark. afine lady hanımefendi. fine gold saf altın. My fine fellow ! Oğlum ! Yahu ! some fine day günün birinde. finely inceden inceye
Genelgüzel bir şekilde. fineness incelik
Genelkarışımdaki saf altın oranı.
Genelpara cezası
Genelpara cezasına çarptırmak. finable para ile cezalandırılabilir
Genelpara cezası verilebilir.
Görsel
Tanım
•free from impurities; having a high or specified degree of purity
•impose a fine on
•in a delicate manner
•money extracted as a penalty
Atasözü & Deyim
“Davulun sesi uzaktan hoş gelir”
“Eşek hoşaftan ne anlar (suyunu içer, tanesini bırakır)”
* As an English surname, from the adjective fine. * As an English and Irish surname, variant of Finn. * As a German and Jewish surname, Americanized from Fein.