Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yavru

yavru

/javˈɾu/
adj
B2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"yavru" kelimesinin İngilizcesi: baby, chick, get, young. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbabynoun
Genelchick
Genelget
Genelyoung

Görsel

3D animasyon stilinde masum yavru aslan karakteri gri arka planda3D Animasyon Sevimli Kahverengi Ayı Yavrusu Karakteri Doğal Ormanda3D Animasyon Stilinde Sevimli Kahverengi Beyaz Köpek Yavrusu Portre3D Animasyon Tarzında Gülümseyen Sevimli Bej Köpek Yavrusu Karakteri

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yavruyu
Yönelme (-e)yavruya
Bulunma (-de)yavruda
Çıkma (-den)yavrudan
Tamlayan (-in)yavrunun
Çoğul (-ler)yavrular

Tanım

isim: Yeni doğmuş hayvan veya insan; bala
çocuk
mecaz: Bir şeyin küçüğü; kuzu
argo: Güzel, alımlı genç kız

Atasözü & Deyim

Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar
Kuzguna yavrusu şahin (Anka, güzel) görünür

Diğer Dillerde

to begin; to commence · to start · to begin, to start
çekim: geçmiş fing an · ortaç angefangen · şimdiki fängt an · ulaç anfangend
eş: beginnen, in Gang setzen, starten, losgehen
köken: From Middle High German anevāhen, from Old High German anafāhan, from Proto-West Germanic *anafą̄han. Equivalent to an- + fangen.
Die Jungvogel sind bedunt.Yavrular çizgilidir.
Das Konzert fängt gleich an.
Wann hast du angefangen zu rauchen?
Morgen fangen wir mit dem Projekt an.
Fransızcapetit /pə.ti/
small · little · petty
çekim: karşılaştırma moindre · üstünlük le moindre
eş: bref, court, exigu, faible, médiocre, minime
zıt: grand
köken: Inherited from Old French petit, from Vulgar Latin pittitus (775; compare Latin pitinnus, pitulus). Compare Spanish pequeño.
Mais leurs chiens refusent de l’attaquer.Yavrular size saldırmaz.
un petit verre de vin
un petit garçon
Certaines personnes sont vraiment petites à propos des plus petites choses.
to grab or take hold of · to hold on · to catch (an illness, feeling etc.)
çekim: geçmiş agarré · ortaç agarrado · şimdiki agarra
eş: alcanzar, cachar, captar, concebir, chanelar, darse cuenta
köken: From a- + garra (“claw”) + -ar.
aile: agarrada, agarradera, agarradero, agarrado, agárramela que me crece, agarrar a putazos, agarrar de pato, agarrar el gusto, agarrar fuego el cañal, agarrar llave
Solo tienen una cría.Tek yavru yaparlar.
Se agarró de mi brazo para no caerse
İtalyancabambina, bambino, bebè, bella, bello, bimba (dişil) /bamˈbi.na/
female equivalent of bambino · babe
çekim: çoğul bambine
eş: infantile, giovanissima, ingenua, immatura, inesperta, semplice
Zio e nipote.Bir anne ve yavrusu.
Rusçaдетёныш /dʲɪˈtʲɵnɨʂ/
young of an animal · baby animal, cub
çekim: çoğul детёныши · tamlayan детёныша
köken: дет- (det-) + -ёныш (-jónyš)
Рождается только один китёнок.Tek yavru yaparlar.
child, kid · native to · boy, son
çekim: çoğul بچگان
köken: Inherited from Middle Persian [script needed] (wck' /⁠waččag⁠/, “child, baby, cub”), from Proto-Iranian *wacáh (“calf”).
aile: بچه قورباغه, بچه کونی, بچگانه, بچگی, دختربچه, پسربچه
بَچهِ اِصفَهانَم
Azericekörpə, tutmaq, uşaq /kœrˈpæ/
infant, baby
çekim: çoğul körpələr · tamlayan körpənin
köken: From Proto-Common Turkic *körpe. Cognates with Turkish körpe, Uyghur كۆرپە (körpe), etc.
child · baby · son, daughter
çekim: çoğul балалар · tamlayan баланың
köken: From Proto-Turkic *bāla (“child”).
Felemenkçeaankomen, baby, begrijpen, boreling, doen, geborene /ˈaːŋkoːmə(n)/
to arrive · to depend · to gain weight
çekim: geçmiş kwamen aan · ortaç aangekomen · şimdiki komt aan · ulaç aankomend
eş: arriveren, toekomen, *, kazen, naderen
zıt: afvallen
köken: From Middle Dutch aencomen, from Old Dutch *anakuman, from Proto-West Germanic *anakweman. Equivalent to aan + komen.
De overlevingskansen van de baby zijn klein.Yavru bakımları çok azdır.
Hij komt morgen aan op het vliegveld.
Uiteindelijk kwam de wedstrijd toch op de nieuwe spits aan.
Nu zal het op haar aankomen.
Portekizceadquirir, arrumar, atender, bebê, bela, belo /a.d͡ʒi.kiˈɾi(ʁ)/
to acquire, get, obtain, procure · to purchase, buy
çekim: geçmiş adquiri · ortaç adquirido · şimdiki adquire
köken: Borrowed from Latin adquīrere, with a change in conjugation. Cognate of Spanish adquirir, French acquérir and English acquire.
Bebês de até 2 anos tem excelente resposta a leite materno.Yavru 2-3 ay anne sütü emer.
baby, infant
çekim: çoğul βρέφη · tamlayan βρέφους
köken: From Ancient Greek βρέφος (bréphos), from Proto-Indo-European *gʷrebʰ-.
Ο χρόνος επώασης των αβγών είναι ένας μήνας περίπου.Yavruların beslenmesi bir ay sürer.
to do; to perform an action · to act as; to play a role of · to render; to make become (used as the suppletive causative form of なる (naru))
çekim: geçmiş した
zıt: なる
köken: From Old Japanese root verb す (su, “to do”). Cognate with Okinawan すん (sun). As with all verbs, during the Middle Japanese stage in the Kamakura and Muromachi periods, the 終止形 (shūshikei, “terminal or sentence-ending form”) was gradually lost as the 連体形 (rentaikei, “attributive form”) came to be used for both the attributive and terminal grammatical roles, realigning the conjugations.
親子二代がかりです。Çift yavru enderdir.
何をしていますか?
私が司会をする。
Usually "A を B に / と + する ", to make A become B.
to bring something · to incur; to entail
çekim: geçmiş 가져왔다
eş: 초래하다
zıt: 가져가다
köken: 가지- (gaji-, “to have”)+ -어 (-eo, infinitive suffix) + 오다 (oda, “to come”). First attested in the Seokbo sangjeol (釋譜詳節 / 석보상절), 1447, as Middle Korean 가져〮오다〮 (Yale: kàcyé-wòtá).
천애 고아의 두 남매.Çift yavru enderdir.
저는 저의 숙제를 가져왔습니다.
그 학생은 숙제를 가져오지 않았다.
darling, honey · favourite, most loved
çekim: çoğul älsklingar · tamlayan älsklings
köken: From älska + -ling. Compare German Liebling.
aile: pälskling, älsklingsförfattare, älsklingsrätt, älsklingsuttryck
Vad barnavårdsnämnden inte ser.Yavru bakımı görülmez.
to pick some more fruit having already picked some · to take all of something · to get someone (to capture them after chasing them)
çekim: geçmiş dorwano
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *de Proto-Balto-Slavic *da Proto-Slavic *do Proto-Slavic *do- Old Polish do- Polish do- Polish rwać Polish dorwać From do- + rwać.
Para doczekała się potomka.Çift yavru enderdir.
life, soul · spirit, vitality, stamina
çekim: çoğul जानें
köken: Borrowed from Classical Persian جان (jān), ultimately from Proto-Indo-Iranian *wyaHnás, from Proto-Indo-European *h₂enh₁- (“to breathe”). Cognate with Sanskrit व्यान (vyāna). Compare Assamese জান (zan), Bengali জান (jan), Punjabi ਜਾਨ (jān).
aile: जानू
दंगे में कई जानें गईं।
मैं थक गया, और अब मुझ में जान नहीं है।
to take up a position, take a stand/stance · to settle down (to begin to live somewhere) · to settle (assume a more or less permanent position)
çekim: geçmiş asettunut · şimdiki asettuu · ulaç asettuva
köken: asettaa + -ua (passive aspect)
aile: asettuma, asettuminen
Äiti ja koira.Bir anne ve yavrusu.
diminutive of dítě · baby
çekim: çoğul děťátka · tamlayan děťátka
eş: babátko
köken: From dítě + -átko.
Chůvy nepotřebují.Yavru bakımı vardır.
infant (very young human being)
çekim: çoğul bebeluși · tamlayan bebelușului
köken: From bebe + -luș (“diminutive”).
De obicei se naște un singur pui.Genelde tek yavru yaparlar.
doll (toy in the form of a human) · baby, infant (very young human child, particularly from birth until walking is mastered) · baby, darling (term of endearment for a girlfriend, or less often, a boyfriend)
çekim: çoğul babák
köken: Onomatopoeic. It may be a doublet of báb.
aile: babázik, babaarc, bababútor, babacipő, babacsörgő, babafej, babahajtű, babaház, babakelengye, babaklinika
Kisdedóvási nefelejts.Yavru bakımı görülmez.
sweetness
çekim: çoğul מותקכם
köken: Related to מָתוֹק (matók, “sweet”).
בין 3–4 גורים.3-8 yavru yapar.
to follow someone in order to come up to him; pursue, go after · to overtake, come up with, reach, catch up · to gain, obtain, procure; achieve
çekim: ortaç assecūtus · şimdiki assequitur · ulaç assequēns
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂éd Proto-Italic *ad Proto-Italic *ad- Latin ad- Proto-Indo-European *sekʷ- Proto-Indo-European *sékʷetor Proto-Italic *sekʷōr Latin sequor Latin assequor From ad- + sequor (“follow”).
aile: assecūtor
Benjamin (Biblical figure) · a male given name
Ungfuglene er stribede.Yavrular çizgilidir.
Sporhundene gir seg ikke.Yavrular size saldırmaz.
Endonezcebayi /ˈbaji/
baby (young human being) · infant
çekim: çoğul bayi-bayi
köken: From Malay bayi.
aile: kebayi-bayian, argumen industri bayi, bayi baru lahir, bayi berat lahir rendah, bayi bungkus, bayi kolodion, bayi lahir lewat waktu, bayi lahir mati, bayi lewat bulan, bayi liuk
Srawana lahir dari kedua orang tua yang buta.Yeni doğan yavrular kördür.
to bring (along), to fetch, to carry, to waft, to drift · to bring about, to bring forth, to bring in its wake, to bring in · to report
çekim: geçmiş none · ortaç дона́сян · şimdiki дона́ся · ulaç дона́сящ
Млад мъж с ябълкаErkek Dişi Yavru Yumurta
baby
Tykadlá sú článkované.Yavrular çizgilidir.

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi یاورو

Örnek Cümleler

Yavru kedi öldü.
The kitten died.
Yavru bakımı vardır.
Child care is provided.
Yavru kedi kestiriyor.
The kitten is taking a nap.
Yavru kedileri severim.
I love kitties.
Ali yavru vatana gitti.
Ali went to the TRNC.
O kedi yavrusu çok şirin.
That kitten is so adorable.
Onun köpek yavrusu temiz.
Her puppy is clean.
Yavru kediler meraklıdır.
Kittens are curious.
Yavru köpek elimi ısırdı.
The pup snapped at my hand.
Yavru kedi topla oynuyor.
The kitten plays with the ball.
Ne şirin köpek yavruları!
What adorable puppies!
Tom yavru kedileri sever.
Tom likes kittens.
yavru ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Geneldaughter language
Birleşik Kelimeler
yavruağzıyavru kapıyavrukurtadayavrusukonak yavrusu
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod